Mart olmus bile yoksul takvimde
Nazli örgüler dokuyup isleyen selam sabaha
Yasayanin kendinden bildigi her devir ayri bir bölüm
Cekmecenin icindeki sessizligin kulpundan kenarindan tutarak
Ölmüs de aglayani yok gibi benzi ayaz suskunlugu kül
Izbelerde kuytularda varilan her yer
al bak..!
yine uyandık tersinden -düzünden kalkan dünyanın beşiginde
hipodrumlardaki
yarış arabalari gibi
bir sofralık tuza, kesme şekere, yarım somuna
Çünki ecel döşeğindeki ürpertilerden bir kez daha kurtulmus olmanın zaferiyle
Kara agaclar kuru dallariyla egip büken rüzgara
Bir baska silip süpürüyor bugün cadde sokaklari
Sefil efil poyraz zemheri
Yillarin gecmisten birikip gelen zaman kirintilarinin
Hangarlarin ve fabrikalarin icinde boguldugu mor kavsaginda toplayarak
Bütün yanlis anlasilmalara bile bile yol ve meydan veren
Camlarin disi ici kilitte kütüklüge takili anahtar
Tuhaf ve bir o kadar tanidikligin kopardigi gürültüleri cinlayip susan
Aralarda kalmis küflü boslugun birbirinden ayirlan dünya ötesi uzaklarina
Catisan veya cakisan püf noktacigi bazan sabit bazan seyyar
Birbirine karismis ne varsa kirden pasaktan nizaha talip
Oldu ki,
Ölürken elveda
Ayrilirken tesekkür ederek dünya hali vaktidir
Firsat olur veya olmaz istasyon liman sokak kiyi bucak yahut esik
Sisler ortasinda dumanlar arasinda bitkin yorgun
Dünyanin tadini renklerin cümbüsünü
Bulanik bakislarla büküs dönüs halsizlikten hüzün yontan
Musadan isaya ve sonraya
Sümerleri asurlular
Asurlulari babilliler
Babillileri ARiANLILAR , bir baska deyimle persler…
Akadlarin elamlarin ve daha pek cok öteki digerlerinin
Baskin topluluklari arasinda kendilerini kutsal seckinler bilip gören
Suyun yüzünden siyrilip giden bir tas gibi
Savrulmus firlatilmis uzaklara kendini muhacir belleyen
Zamani kimin diliyle cagirirsa cagirsin demde ask sarhoslugu icmis
Akibette zuhurda cigligi dünyayi tutan sevgi cagidir
Bilemezsin sancisi sizlayan sagnak
Bir yazip bir silen sahilde kumda kumsalda dalga gecip
Anaforda
O, şekil bir nokta gözüküyorduki
meyli yatık Rampadan
Kapısı, yapısı gönlümü isitiyordu,
Tablo gibi gülüyordu düşen kıvilcım
Fikrim yakuttan mislice parlıyordu, bi bilmezden bi bilmeze
Güven artirim toplantisiydi bundan püf süre evvel
Hicbir ortak üyesinin hicbiri hicbirine hicbir sartta ve sekilde inanip güvenmedigi
Amerikan nükleer atom fizik kimya tahrip yikim sahip ve baslikli Nato
Tüm varlik tertip tespit zirh tesisat hucum panik korku salgin ve saldiri araclariyla
Dünyanin her an her yerinde herkesi ve herseyi bakip görüp izleyip isgal etmeye
Sesten hizli gölgede sessiz isiktan ivedi ruhtan cinden seytandan carcabuk
Çehovun paltosundan nasıl çıktıysa ruslar
Biz de üstat necip fazılın yan cebinden ettik olduk bittik devrildik düştük diyor
Ordan burdan yandan çarktan
Dalıp çıkmadıkları bulanık hiç bir yeri bırakmadan
Kafalarına kıyak kendilerinden başka hiç bir aksi ses tavır duruşun olmadığı
Diledikleri gibi hükmü ilan adıyorlar karanlığı ayan beyan panoya




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!