Yük gelirse kaldır at sökük düğmeyi ilik tutmayan gocuğu
Irmaklara dağlara yollara ormanlara dağlara sav kalbini
Alel ecelde alıkoyduğun kendine git,
Çünkü çiçekleri kadar
bağ bahçe bahar güz ise toprak
Doğru yerdedir hiç bir şeye değişilmez olan servetin sevincin
Tomarzaya dogru yokus büküs köyler indik ciktik. Dadaloglu senlikleri cayirligina da vardik soguk pinarindan kana kana su ictik.Duyduk ki Zamanti irmaginin oralar coskun caglayan cimenlik kavaklik sögütlükmüs. Gittik vardik baktik ki bir adam elinde zurna ugrunda irmak, cat pat surdan burdan perde söküp cigligini tutturmaya türküyü türküye sinayip deniyormus…
Sarildim kucakladim keske davulun da olsaydi da refaketcin olaydim dedim. Sonra kizilirmagin hayalini gözüm gönlüm ugruna sere toplaya, taaaaaa pinarbasi ovaligindan ve buz gibi gözelerden kivrila dolana kendi sessizliginin hüznü efkarini sögütlere kavaklara ekili arklara ve bahcelenmis baglanmis gertnelere akip doyurup uzaklarin uzagini gecip gidip göcen Zamanti`yi duya doya kalbime sarip; dösüme bagrima yazip kaydettikten sonra…
Köyün ( Mentese`nin ) yolunu tuttuk. Kavaciga kadar gidip abdal pinarindan abilige dogru ve ordan hüyüge adim arsinlayan hasret ve özlemle, her adimladigim araligin izinde yolunda saginda solunda yöresinde yaninda uzayan ve uzanan tarlalara atilmis zehir yüklü kimyasallar, umdugum serin, temiz ve mis gibi bogazlian aciklarindan beri esip gelen sevinci bosa cikardi. Yoktu artik bu günü daha cok bugday basak veren römorklari tiklim tiklim doldurasiya öldürücülerin sinirsiz sorumsuz kezzabini zehrini hic umrunda olmayarak, börtüye böcege kusa kelebege de zikkim ederek, eskiden zerrece dag gezintisi yahut pircalik kenger yahut kangal gömencik.
Sevmekse yaşamaktaki derin ilim iltifat ikram ve sanat
Bunun için doğdum zaten ben
Doğdum eriştim yetiştim ve bunun için büyüttüm kendimceye hayatı
Hepten herşeyi ihtiyar edip yolcuya savmadan evvel
Ve dermandan takatten usanmış ömrü elvedaya çıkarmadan
Her kimki sevgiliydiyse maksat hasıl olmuştur,
Kar varsa kapıda..
Mevsimin incisidir cevherini arayan ehlinin
Pırıl pırıl içi dışı ter temiz
Yeniden doğacak olanların ilerde adını bahar koyarak
Düşleri bembeyaz uykulara salınan
Salkımlanıp süzülen o güzel gelin ki
Seferleri seyrelmiş aralıklara yakınlaşınca yelkovan akrep
Güzel ömrüm... sevip sevildiğindir yaşadığı herbir anı yazıksız
Çalaran çağla çiçeklerinden taaaaa beriye
Gün doğduğundan bu yana senin benimle birlikte uyandığın ninniye
Taaaa kınalı beşiklerin başucunda çıngıraklı salıncaklara avunduğundur
Adını sayıklayarak andığın çocukça bu masal
Yaz iken
Yitirilmiş künyesi kara kışta bulunan geçmiş gitmiş seneler
Bildiğin gibi değil düşleri alaca çiçek hayalin gülü reyhan
Aklım fikrim kar yangınlarıyla deli rüzgarda esen pervane
Bağrım döşüm poyraz firarisi
Gönlüm ufuksuz umman
Cekilip gelen
Buluta pinara
Gelen gecenlere dalip giderek
Cicekler acmis dallar yapraklar kiyisinda güzün baharin
Yolu güneye meyilli kuzey yolculuklari misali
Cekilip irmagin dagin kiyisina öksüzünü avutan sagnaga
Evde
Genelde ögleyin iki paydosa birbirimiz
Mahsenleri cok yokusun ilkbahar sokaginda mavi kapidan
Agnes bir tuzlu cörek bir kutu bal bir tatli kasigi tebessümle salinip süzülen
Simdi tam hatirlamiyor olsam da galiba cicekli tabaklari vardi
Solda banyo sagda mutfak üstte cati..
Kadın....
Birkere bakmaya gör diyeni aşkın sevabına yazdıran
Hayata karşı girilmiş bütün borçlanmaların
En güzel yerinde ödendiği hakkınca kimi edalı kimi nazlı
Kıymetini bilmeyen bana versin, güzelin güzeli kadın..
Usulcacık melodi sesi müziğin
Sicim sagnak yere inerken yagmur
Günü dönmüs bir hükümdarligin yollara yellere hükmünü ferman ettigi
Yamactan yamaca eteklerinden tutusmus gök kusaginin ehil seyridir
Kar kis ertesi bugusuna büyüsüne kapilip
Izini sürdügü kilavuza suyun topragin bahar beldesini tavlayan
Gide gide akan caylar esip gürleyen tepeler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!