Öksüz perdesinden sisli sesli
Esikteki yola yakin olan evin dünya hanesi buralarda bir yerse
Kitap…
Yekbasina satirlarin harfini harfine hecelemektedir
Hava bir soguk bir katran bir kizgin bir sizi bir belli belirsiz
Bulutlara kucak acmakta zorlanan yagmursa
Julian Assance, dünyanin her yerine sarkmis sizmis yayilmis cullanmis cökmüs köklesmis ve yerlesmis tüm kalpazan, hain, hirsiz , gammaz, yolsuz, haydut, sahtekar, ahlaksiz, vicdansiz ölüm -zulüm tüccar ve tacirleriyle beraber; her türlü kara para dönüm dolasim kumar haneciligini veya özel imtiyazli sahsi cikar menfaatine insanlik degerlerini , ülke varligini, toplumsal mülkiyetinii ve sosyal-siyasal iktidar ve irade yetkisini sorgusuz sualsizligin serbest piyasa mafyaciligiyla kurgulayip örgütleyerek, sinirsiz vade ve hükümranliga el koyup kotaran; baskici, soyguncu, ezici, bogucu, sömürücü, dolandirici, vurguncu, talanci, dislayici, yagmaci, dayatmaci, dalavereci her sekil zalimligin ve zorbaliklarin yeri, günü, tarihi, ismi, sokagi, adresiyle birlikte; kiminle nicin nasil ne miktarda ortaklik ederek sorularinin cevabi hazir bütün pis, iblis, kahpe, soysuz ve kirli islerini ve bütün acik veya gizli icraatlariyla, ( Türkiye` de dahil ) bundan on bir yil önce raporlayip ilan-beyan etmisti.
Aradan ve üstünden onbir yil gecen bu INSANLIK ÖLÜMÜNÜN nicel -nitel tüm ve topyekün varligina el konularak, har türlü yagma ve yikimlarin kusursuz kulu kölesi olmaya her hali yatkin, ilgisiz duyarsiz ve tepki yoksunu güdümlülüge sürekli didisen bogusa yarisan yeryüzü kalabaligi etmelerin ötesinde hic bir etkisi, yetkisi, sifati, vasfi, kalmamis Yeni Dünya Düzeni uygulamali, YENi INSAN TiPI ve Toplumlari uyarlayip ayarlama küresel sistematigi santiyeciligi günden güne devraldigi isanlik ölüsüne nufuslanip zaptetti.
Hergün yetkisiz iradesiz edilgen kurgularin güdümlü üyesi, tüketici denegi ve bagimli öznesi olarak, önüne kusulanlari, hikayesine yazilanlari ve aklina bellegine alistirilanlari mutlak ve mecburen kabul görerek yüklenip seyrettigi hayatinin tüm olup bitenlerine hic bir özgür iradeli, öz güvenli tutum ve tavri ve en nihayetinde özgün kisilikli katilimciligi olmaksizin, sinirsiz sorgusuz itaatliligin kendinden beklenilenlerinin tümünü korkunun kuskunun endisenin kayginin kabusun karamsarligin yozlastirip yalnizlastiran kimsesizlige sindirdigi emrivakiligi harfiyyen yerine getirmekle onurlandigini var sayan, yitiklik düsüklük caresizlik ve zavalilik yogunlugu eziklikle sanki hic bir sey olmamis gibi özümsedi ve günlük yasantisinin vazgecilmeszleri bilip benimsyerek, siradaki daha akla-vicdana sigmayan kanunsuz kitapsizliklari beklemeye koyuldu, wikiliks belgelerini gayet siradanmis gibi alistirip kundaklayanlarin yapay zeka ile calisip isleyen tüketim kölesi ve serbest piyasa kuklasi küresel insanligi.
Anna Karanina nasil olsa
Tirenin altina kendini atmasa da eni sonu azap kiyametiydi Antoloji..
Herkesin artik bu dünyadan tanidik gelmedigi yollar binalar caddeler
Donmus kalmis buz gibi bir istasyonun ural sibirya steplerine kömür yakip
Heryeri moskovaya baglayan demir celik yiginlari arasinda bir perisan
Bin pisman…
Korku nöbetleriyle baslar
Karanligina girildiginde zindanindan cikilamayan dehliz
Dehset icinde
Endiseler kabuslar kuskular kaygisinda
Kasip kavuran bir yogun bakim mesaisidir, bir kiyamet komasi
Kabuldür insan,
Ocaksiz odasiz örtmesiz barksiz
Bir ev,
Hicrandan camsiz cercevesize can caliyor
Behri fani daminda duvarinda ziyaretsiz sebeplere suskunluk verici
Mercimekler yanmis kavrulmus …
iyimser sonbaharda sararmis nohutlarla yorgun yokus igdeler terkeín
Dokunma kendi bildigi hancerede gezsin dolansin
Bu seferligine dem vurmasin yaz yanigi ayan ayaz kardan kircidan
Dokunma bu seferligine
Cirasi fenersizin yolculugunu yalniz yürüsün kuytuda körebede pus sis
Susarken bile cok seyler yankilanir tüter akibeti hicrangillerde
Kur sobeyi
Asli yok astari gösteris sergisi
Sökülüp kavladiginda yapistigi yerde tutunamayan yamali tutkal süsünün
Ne derler hani asli yok
Astari yalan dolan dubara ve fena..
Alameti farikadaki durmadan kölesinine pazar
Kuklasina uygun bagimlilik piyasasi kundaklayip kamcilayan
Aylık günlük yıllık
Her koşulda üste çıkıp, her şartta haklılık payı aramaksızın dolu dolu ve büsbütün ve kılçıksız
Hicran mutfağında ne pişer düşerse artık teşbihte hatasız diyarı müşkül orasıdır
Kargayı takip edeceksin cevizliğin yerini arayıp soruyorsan
Sonbahar zulasından koparıp aşırdığını havalanmış yükselmiş toprak yola
Olmadı yol kenarındaki su kanalının demir kapaklarına
Sevda konağında üç beş gün derken
Seni haraba çalan tellerin diline öksüz düştüğüm
Sesin bir gamlı
Fısıltıların deli poyrazları bastıran tellale
Yar misin,
Sevgili mi,
Hayatın dağı deresi olduğu ıspatla
Gözünün uğrunda duruyordu üstünde yaşadığı
Ve küçük yalpalanmaları vardı hayatın
Sırtı kendini taşıyabilecek insanların ancak
Şiddetine ve sarsıntısına dayanabileceği
Dümdüz ve sövüşkün ölüşmek değildi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!