Futbolun topu hakemin başında patlar bazan
Omzunda her ağlayana yaslanacağı kadar yer bırakarak
Yani yol bir yerden bir yere gitmiyorsa
Ordaki her şey tükenmiş ve tıkanmışlığın raf ürünüdür
Yol bir yere gitmiyor da, durmanın susmanın zaman öldürme birim faktörüyse saha meydan düzlük ve sahra
Bozulmuş ham maddeden kezzaptır yutkunup içene
Ne ilişmek, nede bulaşmak isterim nacizaneye
Etap etap asmişsam ben bu yolu geçen gelenle,
merkez haline getirdiklerimden okumuşsam hayati, azdan
buçuktan
kafaıi anormalken
normale alamamki vites degilya bu
Kiragi düsmüs topraga nefeskesen koryangin
Yagdikca yagan soguktan sokagini evini sorup bilecek
Vebali tümüyle boynuna
…isli ciralar toprak damlar altindan
Kerpic odalarda sediri kurulu düslere hatir hayal yorarken
Derin izlerine saglam basip zifir olan geceyi
Yaz firarisi kumru kelebekleri gectim. Yosunlu derede yavru gezdiriyordu ana baba kugu, ahsap köprüyü savustum dolapli degirmenden ekin tarlalarini döndüm. Ihtiyar traktör ve ince zayif adam pulluk dönderiyordu tozduman topraga….
Benzi usuuuul usul sararmaya yakin otlar yol kenari temmuz haziranda, leylekler inip kalkyordu kirazlar alaca cilekler salkim sepet sür piyasa gelincik giyinmis evlek arsin.
Günbatimi yönünde cinar cercisi uzak ormanlar. Yorulup oturdugum bayir yüzü seyre salincak kurup delisine düz estikce heves köpürtüp kabartiyorken alacakaranliklasan sürgün seferci öksüz ören rüzgarlar…
Ilklerine kadar islemis bazi gurbet bazi diyari hüzün….dalip gittigim bulanik bogumlu yanik yareler sokulup titredi. Kirik dal kekre lehce harami hasbihal dösüm bagrim ve heryer heran, kendi icinde sardikca kilitlenen ugultulu sessizligi bozup kurcalayan mahallere girdap, kapisi ayaz levhasi solgun evler gibi, sahipsiz melodiler klavuzu ve aksam postacisiydi.
Haziran / 17
Sen benden güzelsin
Ne söylersen söyle aşk der çiçek söylersin
İşte böylesine
Sese
Hayale
Yazıya
Suya dalga atiyor gibi
Gencecik mahreminde tomurcuk nöbetinde diken
Sarpalara yalcinlara irmaklara sevdiginin dalindan
Esiyor tütüyor da tütüyor
Adini divane koyup
Sevgili kalbindeki yaz gülümserliginin
Yazık günahlara
Bütün hazırlıklarını ağırlaşan yer çekimine göre tamamlamış günün yorgun yolu
Akşamın gölgeleri üstüne düştüğünde zayiden
Kırılmış tekerleğe çevreyi düzenleyip başka tarafa gitmenin gününü ve yönünü göstermek için
Nasıl olsa bir güne birgün göz boncuklarına denk gelip rast gidecektir çizgi
Nasıl olsa zincirde sallanıp duran balkon kuşu, süs kabağı ve kurdelenmiş soğanla sarımsak Hattan düşer düşmez çıkmaz bir sokağa not defterinden hatıralar boşaltarak
Boşu yok bunun
Ev, arsa, porselen takımı, geniş santim duvar dibi ekran
Arada bir gelip giden kontak dokunuşlarıyla
İyyiyim iyi..
Ben iyiyim tepeleşmelerine sinirlerine hakim evler açan
Çıkıyor işte oralardan biir yerden olay ve...
Hergün mü her gün, savasin basladigi ilk yillariyla birlikte bitimine kadarki son yerle bir olusun yollari caddeleri sokaklari köyleri kasabalari sehirleri ormanlari tarlalari baglari binalari fabrikalari köprüleri atölyeleri stadyumlari okullari hastahaneleri galerileri magazalari kaleleri kuleleri saraylari tünelleri görünür görünmez her seyi heryeri ve yediden yetmise col cocuk kadin kiz genc ihtiyar topyekün tüm insanligi kopmus kizismis bir kiyametin katliamda sinir kural kaide ve doyum noktasi tanimayan, azmis kudurmuslugun gözünü gönlünü kin ve kan bürümüs nefret zehirlenmeleriyle, vahsete dehsete aciya ölüme zulüme dair en mahluklugun örgütlü ve donanimli CELLATLIGIYLA, yirmidört saat durmaksizin vardiyalasarak mekanizmasi dönen carkin tipki evden cikip herhangi bir ücretli ise gider gibi vardiyesi bittikten sonra da sanki en siradan calisma günlügünü tamamladiktan sonra ekmegi suyu sekeri yagi elektirigi gazi tuzu gidasi giyimi takisi etegi cocuk oyuncagi iskarpini orda verdigi hizmetle tedarigini gördügü eve dönüsün ölüm makinalari ve INFAZ TiMLERiYDi numara sayisina ve yerel yöresine göre `POLiZEI BATALLION` adiyla anilan HITLER`in kursuna dizme özel kadro ve ekipleri.
Genelde orta yas üstü, aktif cephelerde atik ve kivrak manevralar yapabilme zindeliginden uzaklasmis boyu posu görünüsü fizigi figürünün hic önem ve anlam tasimayan siradan ev bark sahibi insanlardan derme toplama, bütün yetenegi kendinden beklenen iskence aletlerini harfiyyen kullanma becerisiyle beraber makinali tabanca ve tüfeklerin herhangi bir ürküye cekingeye ve sekteye ugramaksizin ve eli titremeden tetige basip yaylim atesiyle askeri cemselerden veya vagon vagon trenlerden yahut tiklim tiklim toplama kampi ölüm fermani kesinlesmis olanlarindan kendileri icin kazinmis cukurlar kenarina ciril ciplak edilerek dizilmis insan yiginlarinin canina kiyma faaliyetine yogun bir egitimden gecirilerek -birbirine vardiye devreden is kolonileri gibi- dahil oldugu kadroyla kimligi sicillenmis özel kuvvetler ve imtiyazli birliklerdi HITLER`in Polizei Batalion markali ölüm canileri ve katliam timleri.
Savas boyunca Alman Ordularinin isgal ettigi ve bilhassa TOPLAMA KAMPLARININ örgütlendigi her yerde Gaz , Yüksek Gerilimli Tel Örgüler ve FIRINLAMA cellatliginin yani sirasina, sayilari yüz otuzbese kadar varan yirmidört saatin bile mesaisine yetersiz kaldigi bu katliam makinasi timlerinde toplamda altmis bin kisiye yakin `Kursuna Dizme ` ekip elemaninin öldürdükce ruhsuzlastigi, öldürdükce istah kabartip cellatligindan zevk aldigi, öldürdükce ve kendini ne denli asagilik adi itaatkar acimasiz yaratik olduguna dairligi ispatladikca kat sayisi rütbe ve ödüllü ücretlendirmeye cecilerek mertebe makami yükselttigi. En ünlülerinden biri HAMBURG yerel bölgesine mensup ` Yüzbirinci Batalyon ` ormanlarin kuytu derinliklerinde,veranda ardiyelerinde veya toplama kampi toplu ölüm cukurlarinda öldürdükce kopmus kirilmis parcalari birdaha bir araya gelmez insan tutsakligini delik desik ederlerken,insanliktan ciktiklari cani yaratikliligi alkolle susturup eglence tertipleriyle bastirarak, kahvalti ögle yemegi aksam sefasi mola araliklarini en siradan is günü rutinliginde eve dönüsün alis verslerini yapar iyi aile babasi veya kadini pozuna sahne sergilemenin katil ve kirli maskesini bürünürlermis.
Hic kuskusuz daha nice satir ve yazilara ben kisiligini kalbini kalemini ve yüregini koyarak yazacak olacagim, tüm bunlara dair nicin , nasil ve niye ortaya konulan herhangi bir paylasimi YORUMLAMA inceligi noktasinda son yazdiklarimi silinme ihtimaliyle kenara koymustum. Asagidaki satirlar ordan ve oradandir.
Hele de görsel bogulmusluklarin yorup yiprattigi ALGI DEVSIRME, Kültür Yozlastirma ve insan uydurup dolgulama sistem mekaniginde, toplumun hangi ve ne degeri yikilmis yagmalanmis islevsiz ve iceriksiz alim-satimlarin tezgah kelepinirine dönmüs cark cevrimlerinde, DOGRU – DÜRÜSTLÜGE olan ragbet hem soguk hem uzak hem de mesaggatli gelir her kisiye. Hani `dogru söyleyeni kovacak ne köyü ne kasabasi bile kalmamisligiin ` yalan -yanlislariyla bogusup didismeyi hayatin dogru düzgünlügü sanir ve sayar insan. Orda artik dogru, hakkaniyetli,vicdanli, bilgili, ilgili emek zahmetleri gerektiren her duyarlilik, harabinda tünemis alismis insana agir ve zor gelir. Dogruya özgürlüge hakka hukuka sevgiye saygiya iradeye yetkiye özgün ve saygin kisiligiyle varip gitmeyi gereksiz -luzumsuz dilin dagarcigin tat vermeyenleri olarak anlar ve algilar. Ne kadar bozuk berbatlara bulasir beslenirse, tam kalp ve kafa ayarini ancak bulduguna kendini hasir alti ederek pusar tüner saklar gizlenir. Cünkü bu tutsakliktan dogruyu bulabilmek zaten ne kitabinda vardir ne aklinda dilinde dolasir. Hazmedip sindiremedigi ve hic dogru dürüstlügü olmayan harama yalana talana güce saltanata gösterise aldanir tapinir. Ona göre de ARGO sapkinligi denecek derecelere düsen, yazik eyvahlarin agidini acisini üzüntüsünü ve ezikligini söze yaziya sanata dile kabir ve azapliligina tasiyarak , ceset celselerde gecinip giden kalici hale getirir.
Hic sevmedigim seydir, durmaksizin ÖNYARGISI degismez saplantilarla, kendini irdeleyen ve uyaran dokunuslara savunma zirlari giyinip bürünerek icgüdüsel kuruntulari daima KARSI ATAK reflekslerine kurulu ve hazir cebellesmelere bulasip hic bir saglikli yere varmamazligi sürdürüp veya sündürüp durmak. Yorumlar, ister övgü ister yergi kime nerde nasil olursa olsun , yüklenilen veya paylasilan emek, caba, gayret ve degerin; sundugu , ilettigi, duyurdugu ve bildirdigi derdi, sevinci, ilgiyi, itibari, kaygiyi bütün olumlu veya olumsuz hayat döngülerinden kimin ne kadar kendi gercekligine, yani ondan bundan toplama yahut derleyip disirme yollu-halli Fiyaka Saticiligi´na tenezül ve tamah etmeden özgür duyumsamalariyla ÖZGÜN iradeli ve ifadeli olup olmadigiyla ilgili ve iliskin olmalidir. Yani duygusal ekip calismasi veya karsilikli birbiriyle paslasan hayal kurma kan bagi kuyusuna dolup bosalarak söze yaziya dile dagarciga kendi aralarinda kalma calgilari oynatan basmakalipli bol cilali cafcafli ve agir dozda bayginlik ucurup- aslinda da kisinin gelisimini kör kütük eden- abartili ÖDÜNC ÖVGÜLERDEN ibaretlik olmamalidir gerek yergiye gerek övgüye dair ve degin yorum. Kuskusuz hic kimse digerinin akil bükümlerine yahut aliskanlik kivrimlarina göre aynisini yazmak okumak zorunda degildir. Fakat yol nerden kimden gelirse gelsin veya gitsin, sevginin müjdesi veya acinin kanattigi dokunuslar duyan bilen icin herkese ayni anlam ve kavramlardan her ortak yürekli INSANLIGI duyurur bildirir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!