Konusuz kavramsız
Boşuna kubarıyor sanki
O kafesteki hindi gelene gidene revirsiz mıntıkasız
Havlayıp duran fifi
Teneke çiçeklerine
Süpermarketler önünde hınca hınç
İşi şansa bırakışan
Çok kavgalı,
Bol gürültülü işin,
Sürekliliği limitsiz işlerin işini
Ara ara ağır tahripli silahlar bırakışması gibi
Yokluk sefillik yedeklerinden deposunda bol bulunduranların
Fal bakarken dün güne
Yangin vaaar yangin vaar ben yaniyyyyor..
Nurhan dampin sanmayin sakin her semti ayri bir gezgin
Tövbe tövbe tövbe incesi zarif nermini
Bir giydigini bir daha giymiyen mutfak don gömlek etek entarik
As pisirtiyor mamafihe masrafi israfi devletten
Büyütülmüs karanlikta heryeri ayni gösteren faldur fuldur pencere
Yan tarafindan vurup gecen suskun sessizligiyle
Bir yaprak düsse,
Sanki deprem oldu sanacak salacadaki trafigi tikali siginak
Pesin formatlandigi kimyasal bitkiselligin
Yillar iller yollar nizami araliklar ölcüsünün hakkini ödesen
Birdaha yerine konulamayanlarin
Yillar üstünden gectikce yolundan yolcusu göcen hanlar gibisi
Sararmis solmus baharlarla belki yetisirim sanilan olmadik müjdeye
Sonunda kiyisi kösesi bir damlacik hayal ve vadesi yitik hüsran
Inis yokuslarla yorulmus mechul nefesin
Dellalsiz cagrisiyla
Ay geceyi giyindi
At nallandı mı kahya
Diye sorma sakın muhanet
Evet ama yol yamaç çamur nerdesin deme
Yenilen taraftaysan eğer zoru kabullenmek zorundasın
Çöl gibi çifliğin bile olsa
Ağaçlar denizler dağlar ırmaklar ve ormanlar vardıysa
Kalan bütün boşlukları dolduran bir sevince ismi cismi adresi belliyse
Sevgiliydi güneş gibi sarılıp kucakladığı yürekte durmaksızın çarparak sancısı ve sevinci ortak sızlayan sır
Bundan murdar ve mahrumsa,
Kor sıcaklığını kaybettikçe kıvılcımına tutuştuğu yangından soğuyan kül gibidir evla ve mebla
Öldüğünün resmini baş ucuna koyarak
Farkliliklariyla,
Kalbin sehmi arzunun gücü sevginin hissesi ruhun gizemi
Olmak bilmeksizin,
Özneyi nesneyi bir arada beraberce tutmak..
Tutkalla tendürdüyotla zamla zamkla
Kagittan kartondan olmayan insan ise eger, eskiden öyleydi cünkü
Geleni geçeni olmayınca
Han hanlıktan çıkar...yol yolluktan
Yolcusu olmadıkca yol kıyısındaki çınarlar
Daha bir yalnızı gölgelenir, daha bir kuytu düşer uzağa
Geleni gideni olmayınca çiçeklerin bahar olduğunu kim göre
Kimin haberi ola
Farzimahalde,
Topragin sesini sözünü duyar büyür
Arkta agcelerde gertne bölüklerini evsinen karpuz kavun
Toprakta uzanir yatar büyür kollari birlestikce irmak olan öksüz süyemler
Daglardan esip gelinceye kadar gün günes yagmur rüzgar
Tenekedeki kasimpatilar ömründe dahi olsa hükmü gecmeyen tedavülün




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!