Bütün denenmisler icerisinde olay egilim olusum eylem söylem kargasa calkanti catisma alet denek ajan piyon usak dalkavuk kulluk köpekligi olarak PEKAKA, verimliligi ve sürekliligi en kullanisli olanlarin kullanicisina en cok kazandiran en gözdesi ve seckinidir.
Kazzik yedikce ulu ortaligin siradaki fahiseligini vitrine soyunup dökünerek dolanip dönen kiralik isler icin sürekli sahip, tasma, isim, cisim, kostüm, kilif, kalip, agiz, sekil, bicim, ortak ve ortam degistirerek asiret-tarikat temelli nerde ne kadar ölüm zulüm yikim yagma isgal taciz tecavüz kalkisma unsurcusu KAFATASCI ve AYRILIKCI kullanisliliga uygun gercekligini saklayarak; varligini kiralayanlar menfaat güdüm+nden vaziyet kurtarip ücretini saglama almaya calisir.
Dökülen yapraklar solan cicekler eskiyen duvarlar sarkan köprüler yipranan tavanlar yorguna sarpa raran yollar zamana zuhura pörsüyüp cürüyen kökler ve dallar, tipki kol kanatlarina yasadigi hayati yüklenip, hayli yoruldukca konar göcerligi agir usuldan alan kuslar ceylanlar ve kelebekler gibidir hepimizin birarada ortak yasamaya dair özgün, beraber ve benzer hikayesi.
Birarada yasadikca bize git gide sig ve siradanlasma yollu milyarca tükemez ve gereksiz kalabaliklar sandigimiz kumsaldaki cakil taslarinin veya cöldeki kum tanelerinin yahut orman dallarindaki gürgen yapraklarinin aslinda her bir tanesinin kendi hayatini hayati bedeliyle kend özgün varligini temsil eden vazgecilmez degerliligin dogumdan ölüme tüm diger varliklar gibi hikaye sahibi oldugunu insan, yakin bakip sinirsiz düsünebilme hassasiyetiyle farkedip anlamlandirabilmeliydi.
Birlikte yasamanin hic bitmeyen bolluk bereketiyle sinirsiz düsünüp sonsuz hayal kurabilmenin ehil erbabi olmasi gereken insan, zennederek yanilsamalar, tahmin üzere sartlandirilmalar, hastalikli ve önyargilli kuraklasmalar üzere kin ve nefret güdümlü bencil bagnazliga yozlasmalar, köktenci dogma saplantilar üzere sadist ruhlu boydan bedenden batakhanelesmeler, keyfiyet düskünü bagimliliklarin ölüm zulüm pahasi hirsina gösterisine ihtirasina süsüne sekline gücüne hilesine yalanina yanlisina iktidarina itibar etmeksizin tamamen disinda INSAN kalabilmeyi, ayni dünya yasam sahnesinin birlikte özdestirip hikayelendirdigi rol ve piyes paylasimiyla yesil yapraktan, solgun cicekten, ucan turnadan, caglayan irmaktan, dönen degirmenden ve sonbaharlasan ahlattan ve yüzyillar nöbetini ömrüne yazip okuyan cinardan bilip ögrenmeliydi.
Ne var ki herseyi ölümsüz bir zamana yükleyip tanrisal bir gücün hükmüne kendi kendini mal ve miras edinmekten bir türlü alipkurtaramayan insan, bu hastalikli ve sürekli aci zulüm ölüm üreterek varligini sürdürme mahluklasmasina kapilip gittiginden beri, gittikce agaci suyu sesi sözü dagi ormani ceylani yapragi cakil tasini kum tanesini herbirseyi hicligin kara deligine gömen kuyulara saplanislariyla, kendi kendinin karmakarisik paramparcalara bölük pörcük olmus kara kutusunu arayislara düserken, birlikte yasama sevincine dair bol bereketi olan sonsuzlugun da isigini, sevgisini ,paylasimini, sorumlulugunu, aklini, ahlakini, emegini,sevincini, kivancini, özgürlügünü, onurunu, ocagini, bagini, ilgisini, bilgisini, aidiyetini, özgüvencesini kibritini ve cirasini söndürerek, bir daha hic geri dönülemez kaba ve kalin hizlandirilmis cehenneme gidislerin haddine askin yol - yordamini yapti, tapti ve dösedi.
Bütün denenmisler icerisinde olay egilim olusum eylem söylem kargasa calkanti catisma alet denek ajan piyon usak dalkavuk kulluk köpekligi olarak PEKAKA, verimliligi ve sürekliligi en kullanisli olanlarin kullanicisina en cok kazandiran en gözdesi ve seckinidir.
Kazzik yedikce ulu ortaligin siradaki fahiseligini vitrine soyunup dökünerek dolanip dönen kiralik isler icin sürekli sahip, tasma, isim, cisim, kostüm, kilif, kalip, agiz, sekil, bicim, ortak ve ortam degistirerek asiret-tarikat temelli nerde ne kadar ölüm zulüm yikim yagma isgal taciz tecavüz kalkisma unsurcusu KAFATASCI ve AYRILIKCI kullanisliliga uygun gercekligini saklayarak; varligini kiralayanlar menfaat güdüm+nden vaziyet kurtarip ücretini saglama almaya calisir.
Dökülen yapraklar solan cicekler eskiyen duvarlar sarkan köprüler yipranan tavanlar yorguna sarpa raran yollar zamana zuhura pörsüyüp cürüyen kökler ve dallar, tipki kol kanatlarina yasadigi hayati yüklenip, hayli yoruldukca konar göcerligi agir usuldan alan kuslar ceylanlar ve kelebekler gibidir hepimizin birarada ortak yasamaya dair özgün, beraber ve benzer hikayesi.
Birarada yasadikca bize git gide sig ve siradanlasma yollu milyarca tükemez ve gereksiz kalabaliklar sandigimiz kumsaldaki cakil taslarinin veya cöldeki kum tanelerinin yahut orman dallarindaki gürgen yapraklarinin aslinda her bir tanesinin kendi hayatini hayati bedeliyle kend özgün varligini temsil eden vazgecilmez degerliligin dogumdan ölüme tüm diger varliklar gibi hikaye sahibi oldugunu insan, yakin bakip sinirsiz düsünebilme hassasiyetiyle farkedip anlamlandirabilmeliydi.
Birlikte yasamanin hic bitmeyen bolluk bereketiyle sinirsiz düsünüp sonsuz hayal kurabilmenin ehil erbabi olmasi gereken insan, zennederek yanilsamalar, tahmin üzere sartlandirilmalar, hastalikli ve önyargilli kuraklasmalar üzere kin ve nefret güdümlü bencil bagnazliga yozlasmalar, köktenci dogma saplantilar üzere sadist ruhlu boydan bedenden batakhanelesmeler, keyfiyet düskünü bagimliliklarin ölüm zulüm pahasi hirsina gösterisine ihtirasina süsüne sekline gücüne hilesine yalanina yanlisina iktidarina itibar etmeksizin tamamen disinda INSAN kalabilmeyi, ayni dünya yasam sahnesinin birlikte özdestirip hikayelendirdigi rol ve piyes paylasimiyla yesil yapraktan, solgun cicekten, ucan turnadan, caglayan irmaktan, dönen degirmenden ve sonbaharlasan ahlattan ve yüzyillar nöbetini ömrüne yazip okuyan cinardan bilip ögrenmeliydi.
Ne var ki herseyi ölümsüz bir zamana yükleyip tanrisal bir gücün hükmüne kendi kendini mal ve miras edinmekten bir türlü alipkurtaramayan insan, bu hastalikli ve sürekli aci zulüm ölüm üreterek varligini sürdürme mahluklasmasina kapilip gittiginden beri, gittikce agaci suyu sesi sözü dagi ormani ceylani yapragi cakil tasini kum tanesini herbirseyi hicligin kara deligine gömen kuyulara saplanislariyla, kendi kendinin karmakarisik paramparcalara bölük pörcük olmus kara kutusunu arayislara düserken, birlikte yasama sevincine dair bol bereketi olan sonsuzlugun da isigini, sevgisini ,paylasimini, sorumlulugunu, aklini, ahlakini, emegini,sevincini, kivancini, özgürlügünü, onurunu, ocagini, bagini, ilgisini, bilgisini, aidiyetini, özgüvencesini kibritini ve cirasini söndürerek, bir daha hic geri dönülemez kaba ve kalin hizlandirilmis cehenneme gidislerin haddine askin yol - yordamini yapti, tapti ve dösedi.
Bütün denenmisler icerisinde olay egilim olusum eylem söylem kargasa calkanti catisma alet denek ajan piyon usak dalkavuk kulluk köpekligi olarak PEKAKA, verimliligi ve sürekliligi en kullanisli olanlarin kullanicisina en cok kazandiran en gözdesi ve seckinidir.
Kazzik yedikce ulu ortaligin siradaki fahiseligini vitrine soyunup dökünerek dolanip dönen kiralik isler icin sürekli sahip, tasma, isim, cisim, kostüm, kilif, kalip, agiz, sekil, bicim, ortak ve ortam degistirerek asiret-tarikat temelli nerde ne kadar ölüm zulüm yikim yagma isgal taciz tecavüz kalkisma unsurcusu KAFATASCI ve AYRILIKCI kullanisliliga uygun gercekligini saklayarak; varligini kiralayanlar menfaat güdüm+nden vaziyet kurtarip ücretini saglama almaya calisir.
Dökülen yapraklar solan cicekler eskiyen duvarlar sarkan köprüler yipranan tavanlar yorguna sarpa raran yollar zamana zuhura pörsüyüp cürüyen kökler ve dallar, tipki kol kanatlarina yasadigi hayati yüklenip, hayli yoruldukca konar göcerligi agir usuldan alan kuslar ceylanlar ve kelebekler gibidir hepimizin birarada ortak yasamaya dair özgün, beraber ve benzer hikayesi.
Birarada yasadikca bize git gide sig ve siradanlasma yollu milyarca tükemez ve gereksiz kalabaliklar sandigimiz kumsaldaki cakil taslarinin veya cöldeki kum tanelerinin yahut orman dallarindaki gürgen yapraklarinin aslinda her bir tanesinin kendi hayatini hayati bedeliyle kend özgün varligini temsil eden vazgecilmez degerliligin dogumdan ölüme tüm diger varliklar gibi hikaye sahibi oldugunu insan, yakin bakip sinirsiz düsünebilme hassasiyetiyle farkedip anlamlandirabilmeliydi.
Birlikte yasamanin hic bitmeyen bolluk bereketiyle sinirsiz düsünüp sonsuz hayal kurabilmenin ehil erbabi olmasi gereken insan, zennederek yanilsamalar, tahmin üzere sartlandirilmalar, hastalikli ve önyargilli kuraklasmalar üzere kin ve nefret güdümlü bencil bagnazliga yozlasmalar, köktenci dogma saplantilar üzere sadist ruhlu boydan bedenden batakhanelesmeler, keyfiyet düskünü bagimliliklarin ölüm zulüm pahasi hirsina gösterisine ihtirasina süsüne sekline gücüne hilesine yalanina yanlisina iktidarina itibar etmeksizin tamamen disinda INSAN kalabilmeyi, ayni dünya yasam sahnesinin birlikte özdestirip hikayelendirdigi rol ve piyes paylasimiyla yesil yapraktan, solgun cicekten, ucan turnadan, caglayan irmaktan, dönen degirmenden ve sonbaharlasan ahlattan ve yüzyillar nöbetini ömrüne yazip okuyan cinardan bilip ögrenmeliydi.
Ne var ki herseyi ölümsüz bir zamana yükleyip tanrisal bir gücün hükmüne kendi kendini mal ve miras edinmekten bir türlü alipkurtaramayan insan, bu hastalikli ve sürekli aci zulüm ölüm üreterek varligini sürdürme mahluklasmasina kapilip gittiginden beri, gittikce agaci suyu sesi sözü dagi ormani ceylani yapragi cakil tasini kum tanesini herbirseyi hicligin kara deligine gömen kuyulara saplanislariyla, kendi kendinin karmakarisik paramparcalara bölük pörcük olmus kara kutusunu arayislara düserken, birlikte yasama sevincine dair bol bereketi olan sonsuzlugun da isigini, sevgisini ,paylasimini, sorumlulugunu, aklini, ahlakini, emegini,sevincini, kivancini, özgürlügünü, onurunu, ocagini, bagini, ilgisini, bilgisini, aidiyetini, özgüvencesini kibritini ve cirasini söndürerek, bir daha hic geri dönülemez kaba ve kalin hizlandirilmis cehenneme gidislerin haddine askin yol - yordamini yapti, tapti ve dösedi.
Bütün denenmisler icerisinde olay egilim olusum eylem söylem kargasa calkanti catisma alet denek ajan piyon usak dalkavuk kulluk köpekligi olarak PEKAKA, verimliligi ve sürekliligi en kullanisli olanlarin kullanicisina en cok kazandiran en gözdesi ve seckinidir.
Kazzik yedikce ulu ortaligin siradaki fahiseligini vitrine soyunup dökünerek dolanip dönen kiralik isler icin sürekli sahip, tasma, isim, cisim, kostüm, kilif, kalip, agiz, sekil, bicim, ortak ve ortam degistirerek asiret-tarikat temelli nerde ne kadar ölüm zulüm yikim yagma isgal taciz tecavüz kalkisma unsurcusu KAFATASCI ve AYRILIKCI kullanisliliga uygun gercekligini saklayarak; varligini kiralayanlar menfaat güdüm+nden vaziyet kurtarip ücretini saglama almaya calisir.
Dökülen yapraklar solan cicekler eskiyen duvarlar sarkan köprüler yipranan tavanlar yorguna sarpa raran yollar zamana zuhura pörsüyüp cürüyen kökler ve dallar, tipki kol kanatlarina yasadigi hayati yüklenip, hayli yoruldukca konar göcerligi agir usuldan alan kuslar ceylanlar ve kelebekler gibidir hepimizin birarada ortak yasamaya dair özgün, beraber ve benzer hikayesi.
Birarada yasadikca bize git gide sig ve siradanlasma yollu milyarca tükemez ve gereksiz kalabaliklar sandigimiz kumsaldaki cakil taslarinin veya cöldeki kum tanelerinin yahut orman dallarindaki gürgen yapraklarinin aslinda her bir tanesinin kendi hayatini hayati bedeliyle kend özgün varligini temsil eden vazgecilmez degerliligin dogumdan ölüme tüm diger varliklar gibi hikaye sahibi oldugunu insan, yakin bakip sinirsiz düsünebilme hassasiyetiyle farkedip anlamlandirabilmeliydi.
Birlikte yasamanin hic bitmeyen bolluk bereketiyle sinirsiz düsünüp sonsuz hayal kurabilmenin ehil erbabi olmasi gereken insan, zennederek yanilsamalar, tahmin üzere sartlandirilmalar, hastalikli ve önyargilli kuraklasmalar üzere kin ve nefret güdümlü bencil bagnazliga yozlasmalar, köktenci dogma saplantilar üzere sadist ruhlu boydan bedenden batakhanelesmeler, keyfiyet düskünü bagimliliklarin ölüm zulüm pahasi hirsina gösterisine ihtirasina süsüne sekline gücüne hilesine yalanina yanlisina iktidarina itibar etmeksizin tamamen disinda INSAN kalabilmeyi, ayni dünya yasam sahnesinin birlikte özdestirip hikayelendirdigi rol ve piyes paylasimiyla yesil yapraktan, solgun cicekten, ucan turnadan, caglayan irmaktan, dönen degirmenden ve sonbaharlasan ahlattan ve yüzyillar nöbetini ömrüne yazip okuyan cinardan bilip ögrenmeliydi.
Ne var ki herseyi ölümsüz bir zamana yükleyip tanrisal bir gücün hükmüne kendi kendini mal ve miras edinmekten bir türlü alipkurtaramayan insan, bu hastalikli ve sürekli aci zulüm ölüm üreterek varligini sürdürme mahluklasmasina kapilip gittiginden beri, gittikce agaci suyu sesi sözü dagi ormani ceylani yapragi cakil tasini kum tanesini herbirseyi hicligin kara deligine gömen kuyulara saplanislariyla, kendi kendinin karmakarisik paramparcalara bölük pörcük olmus kara kutusunu arayislara düserken, birlikte yasama sevincine dair bol bereketi olan sonsuzlugun da isigini, sevgisini ,paylasimini, sorumlulugunu, aklini, ahlakini, emegini,sevincini, kivancini, özgürlügünü, onurunu, ocagini, bagini, ilgisini, bilgisini, aidiyetini, özgüvencesini kibritini ve cirasini söndürerek, bir daha hic geri dönülemez kaba ve kalin hizlandirilmis cehenneme gidislerin haddine askin yol - yordamini yapti, tapti ve dösedi.
Bütün denenmisler icerisinde olay egilim olusum eylem söylem kargasa calkanti catisma alet denek ajan piyon usak dalkavuk kulluk köpekligi olarak PEKAKA, verimliligi ve sürekliligi en kullanisli olanlarin kullanicisina en cok kazandiran en gözdesi ve seckinidir.
Kazzik yedikce ulu ortaligin siradaki fahiseligini vitrine soyunup dökünerek dolanip dönen kiralik isler icin sürekli sahip, tasma, isim, cisim, kostüm, kilif, kalip, agiz, sekil, bicim, ortak ve ortam degistirerek asiret-tarikat temelli nerde ne kadar ölüm zulüm yikim yagma isgal taciz tecavüz kalkisma unsurcusu KAFATASCI ve AYRILIKCI kullanisliliga uygun gercekligini saklayarak; varligini kiralayanlar menfaat güdüm+nden vaziyet kurtarip ücretini saglama almaya calisir.
Dökülen yapraklar solan cicekler eskiyen duvarlar sarkan köprüler yipranan tavanlar yorguna sarpa raran yollar zamana zuhura pörsüyüp cürüyen kökler ve dallar, tipki kol kanatlarina yasadigi hayati yüklenip, hayli yoruldukca konar göcerligi agir usuldan alan kuslar ceylanlar ve kelebekler gibidir hepimizin birarada ortak yasamaya dair özgün, beraber ve benzer hikayesi.
Birarada yasadikca bize git gide sig ve siradanlasma yollu milyarca tükemez ve gereksiz kalabaliklar sandigimiz kumsaldaki cakil taslarinin veya cöldeki kum tanelerinin yahut orman dallarindaki gürgen yapraklarinin aslinda her bir tanesinin kendi hayatini hayati bedeliyle kend özgün varligini temsil eden vazgecilmez degerliligin dogumdan ölüme tüm diger varliklar gibi hikaye sahibi oldugunu insan, yakin bakip sinirsiz düsünebilme hassasiyetiyle farkedip anlamlandirabilmeliydi.
Birlikte yasamanin hic bitmeyen bolluk bereketiyle sinirsiz düsünüp sonsuz hayal kurabilmenin ehil erbabi olmasi gereken insan, zennederek yanilsamalar, tahmin üzere sartlandirilmalar, hastalikli ve önyargilli kuraklasmalar üzere kin ve nefret güdümlü bencil bagnazliga yozlasmalar, köktenci dogma saplantilar üzere sadist ruhlu boydan bedenden batakhanelesmeler, keyfiyet düskünü bagimliliklarin ölüm zulüm pahasi hirsina gösterisine ihtirasina süsüne sekline gücüne hilesine yalanina yanlisina iktidarina itibar etmeksizin tamamen disinda INSAN kalabilmeyi, ayni dünya yasam sahnesinin birlikte özdestirip hikayelendirdigi rol ve piyes paylasimiyla yesil yapraktan, solgun cicekten, ucan turnadan, caglayan irmaktan, dönen degirmenden ve sonbaharlasan ahlattan ve yüzyillar nöbetini ömrüne yazip okuyan cinardan bilip ögrenmeliydi.
Ne var ki herseyi ölümsüz bir zamana yükleyip tanrisal bir gücün hükmüne kendi kendini mal ve miras edinmekten bir türlü alipkurtaramayan insan, bu hastalikli ve sürekli aci zulüm ölüm üreterek varligini sürdürme mahluklasmasina kapilip gittiginden beri, gittikce agaci suyu sesi sözü dagi ormani ceylani yapragi cakil tasini kum tanesini herbirseyi hicligin kara deligine gömen kuyulara saplanislariyla, kendi kendinin karmakarisik paramparcalara bölük pörcük olmus kara kutusunu arayislara düserken, birlikte yasama sevincine dair bol bereketi olan sonsuzlugun da isigini, sevgisini ,paylasimini, sorumlulugunu, aklini, ahlakini, emegini,sevincini, kivancini, özgürlügünü, onurunu, ocagini, bagini, ilgisini, bilgisini, aidiyetini, özgüvencesini kibritini ve cirasini söndürerek, bir daha hic geri dönülemez kaba ve kalin hizlandirilmis cehenneme gidislerin haddine askin yol - yordamini yapti, tapti ve dösedi.
Bütün denenmisler icerisinde olay egilim olusum eylem söylem kargasa calkanti catisma alet denek ajan piyon usak dalkavuk kulluk köpekligi olarak PEKAKA, verimliligi ve sürekliligi en kullanisli olanlarin kullanicisina en cok kazandiran en gözdesi ve seckinidir.
Kazzik yedikce ulu ortaligin siradaki fahiseligini vitrine soyunup dökünerek dolanip dönen kiralik isler icin sürekli sahip, tasma, isim, cisim, kostüm, kilif, kalip, agiz, sekil, bicim, ortak ve ortam degistirerek asiret-tarikat temelli nerde ne kadar ölüm zulüm yikim yagma isgal taciz tecavüz kalkisma unsurcusu KAFATASCI ve AYRILIKCI kullanisliliga uygun gercekligini saklayarak; varligini kiralayanlar menfaat güdüm+nden vaziyet kurtarip ücretini saglama almaya calisir.
Dökülen yapraklar solan cicekler eskiyen duvarlar sarkan köprüler yipranan tavanlar yorguna sarpa raran yollar zamana zuhura pörsüyüp cürüyen kökler ve dallar, tipki kol kanatlarina yasadigi hayati yüklenip, hayli yoruldukca konar göcerligi agir usuldan alan kuslar ceylanlar ve kelebekler gibidir hepimizin birarada ortak yasamaya dair özgün, beraber ve benzer hikayesi.
Birarada yasadikca bize git gide sig ve siradanlasma yollu milyarca tükemez ve gereksiz kalabaliklar sandigimiz kumsaldaki cakil taslarinin veya cöldeki kum tanelerinin yahut orman dallarindaki gürgen yapraklarinin aslinda her bir tanesinin kendi hayatini hayati bedeliyle kend özgün varligini temsil eden vazgecilmez degerliligin dogumdan ölüme tüm diger varliklar gibi hikaye sahibi oldugunu insan, yakin bakip sinirsiz düsünebilme hassasiyetiyle farkedip anlamlandirabilmeliydi.
Birlikte yasamanin hic bitmeyen bolluk bereketiyle sinirsiz düsünüp sonsuz hayal kurabilmenin ehil erbabi olmasi gereken insan, zennederek yanilsamalar, tahmin üzere sartlandirilmalar, hastalikli ve önyargilli kuraklasmalar üzere kin ve nefret güdümlü bencil bagnazliga yozlasmalar, köktenci dogma saplantilar üzere sadist ruhlu boydan bedenden batakhanelesmeler, keyfiyet düskünü bagimliliklarin ölüm zulüm pahasi hirsina gösterisine ihtirasina süsüne sekline gücüne hilesine yalanina yanlisina iktidarina itibar etmeksizin tamamen disinda INSAN kalabilmeyi, ayni dünya yasam sahnesinin birlikte özdestirip hikayelendirdigi rol ve piyes paylasimiyla yesil yapraktan, solgun cicekten, ucan turnadan, caglayan irmaktan, dönen degirmenden ve sonbaharlasan ahlattan ve yüzyillar nöbetini ömrüne yazip okuyan cinardan bilip ögrenmeliydi.
Ne var ki herseyi ölümsüz bir zamana yükleyip tanrisal bir gücün hükmüne kendi kendini mal ve miras edinmekten bir türlü alipkurtaramayan insan, bu hastalikli ve sürekli aci zulüm ölüm üreterek varligini sürdürme mahluklasmasina kapilip gittiginden beri, gittikce agaci suyu sesi sözü dagi ormani ceylani yapragi cakil tasini kum tanesini herbirseyi hicligin kara deligine gömen kuyulara saplanislariyla, kendi kendinin karmakarisik paramparcalara bölük pörcük olmus kara kutusunu arayislara düserken, birlikte yasama sevincine dair bol bereketi olan sonsuzlugun da isigini, sevgisini ,paylasimini, sorumlulugunu, aklini, ahlakini, emegini,sevincini, kivancini, özgürlügünü, onurunu, ocagini, bagini, ilgisini, bilgisini, aidiyetini, özgüvencesini kibritini ve cirasini söndürerek, bir daha hic geri dönülemez kaba ve kalin hizlandirilmis cehenneme gidislerin haddine askin yol - yordamini yapti, tapti ve dösedi.
Bütün denenmisler icerisinde olay egilim olusum eylem söylem kargasa calkanti catisma alet denek ajan piyon usak dalkavuk kulluk köpekligi olarak PEKAKA, verimliligi ve sürekliligi en kullanisli olanlarin kullanicisina en cok kazandiran en gözdesi ve seckinidir.
Kazzik yedikce ulu ortaligin siradaki fahiseligini vitrine soyunup dökünerek dolanip dönen kiralik isler icin sürekli sahip, tasma, isim, cisim, kostüm, kilif, kalip, agiz, sekil, bicim, ortak ve ortam degistirerek asiret-tarikat temelli nerde ne kadar ölüm zulüm yikim yagma isgal taciz tecavüz kalkisma unsurcusu KAFATASCI ve AYRILIKCI kullanisliliga uygun gercekligini saklayarak; varligini kiralayanlar menfaat güdüm+nden vaziyet kurtarip ücretini saglama almaya calisir.
Dökülen yapraklar solan cicekler eskiyen duvarlar sarkan köprüler yipranan tavanlar yorguna sarpa raran yollar zamana zuhura pörsüyüp cürüyen kökler ve dallar, tipki kol kanatlarina yasadigi hayati yüklenip, hayli yoruldukca konar göcerligi agir usuldan alan kuslar ceylanlar ve kelebekler gibidir hepimizin birarada ortak yasamaya dair özgün, beraber ve benzer hikayesi.
Birarada yasadikca bize git gide sig ve siradanlasma yollu milyarca tükemez ve gereksiz kalabaliklar sandigimiz kumsaldaki cakil taslarinin veya cöldeki kum tanelerinin yahut orman dallarindaki gürgen yapraklarinin aslinda her bir tanesinin kendi hayatini hayati bedeliyle kend özgün varligini temsil eden vazgecilmez degerliligin dogumdan ölüme tüm diger varliklar gibi hikaye sahibi oldugunu insan, yakin bakip sinirsiz düsünebilme hassasiyetiyle farkedip anlamlandirabilmeliydi.
Birlikte yasamanin hic bitmeyen bolluk bereketiyle sinirsiz düsünüp sonsuz hayal kurabilmenin ehil erbabi olmasi gereken insan, zennederek yanilsamalar, tahmin üzere sartlandirilmalar, hastalikli ve önyargilli kuraklasmalar üzere kin ve nefret güdümlü bencil bagnazliga yozlasmalar, köktenci dogma saplantilar üzere sadist ruhlu boydan bedenden batakhanelesmeler, keyfiyet düskünü bagimliliklarin ölüm zulüm pahasi hirsina gösterisine ihtirasina süsüne sekline gücüne hilesine yalanina yanlisina iktidarina itibar etmeksizin tamamen disinda INSAN kalabilmeyi, ayni dünya yasam sahnesinin birlikte özdestirip hikayelendirdigi rol ve piyes paylasimiyla yesil yapraktan, solgun cicekten, ucan turnadan, caglayan irmaktan, dönen degirmenden ve sonbaharlasan ahlattan ve yüzyillar nöbetini ömrüne yazip okuyan cinardan bilip ögrenmeliydi.
Ne var ki herseyi ölümsüz bir zamana yükleyip tanrisal bir gücün hükmüne kendi kendini mal ve miras edinmekten bir türlü alipkurtaramayan insan, bu hastalikli ve sürekli aci zulüm ölüm üreterek varligini sürdürme mahluklasmasina kapilip gittiginden beri, gittikce agaci suyu sesi sözü dagi ormani ceylani yapragi cakil tasini kum tanesini herbirseyi hicligin kara deligine gömen kuyulara saplanislariyla, kendi kendinin karmakarisik paramparcalara bölük pörcük olmus kara kutusunu arayislara düserken, birlikte yasama sevincine dair bol bereketi olan sonsuzlugun da isigini, sevgisini ,paylasimini, sorumlulugunu, aklini, ahlakini, emegini,sevincini, kivancini, özgürlügünü, onurunu, ocagini, bagini, ilgisini, bilgisini, aidiyetini, özgüvencesini kibritini ve cirasini söndürerek, bir daha hic geri dönülemez kaba ve kalin hizlandirilmis cehenneme gidislerin haddine askin yol - yordamini yapti, tapti ve dösedi.
Delta ağızlarında kanat uçuran kuşlar nesinden
Suyun çekip getirdiği çağlayan düzüne
Bir çıkarabilsem sesini
Islığımda çağırdıydım diyeceğim
Kendini doğmakta olan bir günün tehlikesine atmak gibi
Işığın nesinden
Memleket bizim
Fakat cöken cöreklenenler ya hain ya istismarci ya keyfiyetci
Yahut hepsi…
Trafigin kaidesizlik kuralsizlikta ucu ortasi kirisi kenari ileri tutari tam bir felakete
Canak tutup cark cevirdigi alismis kaniksanmisligin
En kayitsizlik örnegiyle herkesin kendini bilinmeyen bosluga birakarak cinnetten
Sağlamına
Tamı tamına
İçerdeki küflenen ve çürüyen herseyi çıksın kırağısını alsınlara sürükleyip havalandırma namına
Sıkıntıdan boğulan evler ve çocuklar dahil bütün tek düze kısır döngüleri insanlarına benzeyen
Kaldıraçtaki monoton feryat
Köşesi kenarı olmayan sevincinin zaptedilmesi mümkünsüz ve sadece kendine yakalanan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!