Seyfi Karaca Şiirleri - Şair Seyfi Karaca

Seyfi Karaca

Sosyal siyasal kültürel ekonomik egitim bilim ulasim GÜVENLiK huzur istikrar yargi yönetim denetim ADALET ve iletisim alanlarini ve aglarini kural kanun yasa kosul kaide inanc umur kale ve itibarinda olmaksizin, kendi bildigi ve buyurdugu keyfiyetin zevkine sefasina göre kapildigi doyumsuz kanaatsiz ac gözlülügün ve bencilligin görgüsüzlügünü, kepazeligini, rezilligini,yalanini talanini, hirsini, yarisini, tantanasini, telasini, onursuzlugunu, duyarsizligini, temasasini, tamahini, zorbaligini ve ihtirasini tüm hileli dümenli oyun ve tezgah kurmacalariyla kendini asla dokunulmaz elestirilemez yargilanamaz sorgulamamaz KUTSANMIS YÜCELiK makaminin rakipsiz iktidari ve iradesi bilip inanan haysiyetsiz kisiliksiz haydut harami eskiyaligidir, diretilip dayatilan sahtekarligin hükümranlik hiyerarsisinde imar ve imal edip üretikleri TOPLUMSAL ENKAZIN yozlasmis kokusmus cürümüslügünü özenle bütün hayati dert bela gerilim bunalim siddet nefret sorun caresizlik sefillik yoksulluk mutsuzluk sahibi dirliksiz gecimsiz ve mutsuz insan kalabaliklarina yükleyip yikan, etkisiz tepkisiz varliklarina cöküp cullanip cöreklenerek, devamli degisen dönüsen durumlara sürekli gömlek degistirir gibi kilif kalip kisilik karakter sicil soy sop degistirmenin firildakligina, menfaat firsatciligini ve cikar ortakligini herseyden evvel, üstün ve öncelikli görüp bilmenin yanar döneriyle, sekilden sekile girmeyi hem meslek hem de meziyet edinir.

Buradaki topragi dagi dereyi bayiri kuzuyu kurdu kekligi kartali keciyi denizi vadiyi irmagi caliyi cayiri cicegi cimeni ormani tahili tarimi dili tarihi köyü kasabayi kenti yalnizca satildigi zaman getirisi yüksek RANT ve GANiMET capulculuguna hic bir ETKiN ve YETKin tepkisel tavir durus itirazla karsilasmaksizin kim neresi nerde ne zaman ne kadar rekolte ve rekor kiracaginin kurgusu taslagi tezgahi pazari ve ihalesi pesin ödemeli corakligi ve cöllesmeyi KUTLU DAVA güdümlü ihanet isgalciligiyle kundaklayip taclandiran yagma yikimlarin, ölü hayat tasaronuydu, Bop kumanda merkezlerine kökten bagli bütün karakteristik yapisal özelikleriyle sadakati ve kukla ajandasi `delikten süprülmedikce kaydiyla ` kiyassiz isbirlikcilik ortakliginin ülkeyi devleti milleti yagmalayip yikmakla görevlendirilip projelendirilmis olan, tam tesekküllü ve uyumlu uygulamali yerel temsillindeki soygun sömürü ve isgalciller güruhu.

Hele ki, hata kusur kabahat islememeye bütün hayati gözetimli denetimli izlenip soygun sömürü sart ve kosullarina ne denli kim nerde ne zaman uyduguna yahut itiraz edip aykirilik gösterecegine dair yedigi ictiginden kurdugu veya kuramadigi iletisim bozukluklarina varincaya kadar her türlü gerilim bunalim hektik yokluk yoksulluk ( ölümle cebellesen veya ölüm sinirinda yasayan veya coktan yasayan ölüler cukuruna yikilmis gömülmüs olan ) yalnizlik yoksunluk yitiklik yenilmislik degersizlik dirliksizlik ve yozlasmilik algisi yahut aliskanliklarini MEDYATiK MAGAZiNLESMELER afyonuyla KONTROL altinda cekip cevirip tutarak, zaten toplum birey aile cevre doku damar ve yapilari tüketim esaretine bagimli güdümlü hale getirilerek bütünlügü bozulup darmadagin edilmisti. Teknoloji ilim bilim ve herseyin yapan üreten ve piyasaya süren patron tanrilarin diledigi haydut haramilik ihtiyacini karsilayip, bütün diger sanat siyaset saglik gida egitim güvenlik …gibilerle beraber tedarik gidermeye alinir satilir hale - paranin gücün zorbaligin- metasi mamülü ürünü mali ve mülkü edildikten sonra, akli fikri ilgisi iradesi algisi hazzi duygusu düsüncesi hayali egilimi tavri durusu ve tüm kisilik karaktri bozulmus ve bozguna ugramis tahrik taciz ve tecavüzlerin, hic hata yapmamaya, sürekli en birinci mükemmellikte basari saglamaya , en dakik uyumluluk kisir döngülerinde huzuru yitik mutsuzluga muhtac bir deri bir kemik kalincaya kadar ezilip sömürülüp haksiz hukuksuzluga ugramaya kosulsuz sartsiz razi gelmeye ve hep hata – kusur yapanlarin birbirini yiyip bitirdigi hatasiz kusursuzlugun robot düzenekliligini kendi icine birbirine katlanamayan sakli gizli soyut sekilsel vitrinlesmeyi kapanik ayrismis kopmus siddete nefrete fitneye gareze tahammülsüzlüge ölür üzülürken, her kosulda kesinlikle vazgecilmezligini dayatarak güttügü yönlendirdigi buyurdugu baskiladigi ve yönettigi kalabaliklarin her türlü irade ifade kazanim birikim hak ve hukuklarini kendine tapinilacak derecede bütün zevk tamah sefa gösteris ve ihtisamiyla kendinden baska hic kimseye reva görmeyen yüksek otoriteyi limitsiz vadesiz süreklilige birbirinden huylu hünerli ve karsilikli devredip devralan banka borsa cete sigorta medya siyaset tarikat holding gaspci tefeci sömürücü vurguncu kartel tekellerinin devlet millet kanun ve hüküm yerine kendi keyfiyetlerini üzüp örseleyip özendirdikleri „ bizi cok iyi gömüyorsun böyle, ama hic kiymeti harbiyesi yok bunun yeter ki senin keyfin zevkin sarayin saltanatin villan gösterisin forstan cakadan fiyakadan eksik noksan olmasin, varimiz yogumuz sana afiyet sifalarda olsun, hazretlim kudretlim sen cok yasa hep yasa bin yasa„ demeyip de itirazi sikayeti derdi sorunu olanlari ya kodese kötege, veyahut yikim yagmalardan kotarilmis yalan dolan talan haram harailigin ganimet ve külfiyetinden hirsizlama soyma ücretli-kadrolu özel polisiyesi ve TIROL gestapolugu denetim gözetim yolluk - kolluk kuvvetiyle, acmaz cikmazi sürekli derinik ve boyut artiran kabusu korkuyu karanligi sevk ve idare etmekte.

Devamını Oku
Seyfi Karaca

SANA BENZEMEYEN GÜL OLMAZ OLSUN „...dilden yürekten cirpinanlarini ömründe yasadigi dünya hayatindan derleyip topladiklariyla insanligin onur hatir kiymet saygi sevgi ve deger bilen hanesine adaletin vicdanin sorumlulugun ilmin ve ASKIN yerini yurdunu isart ederek esi bulunmaz cevherlerden sözlü sanatlar diyor caliyor söylüyor kisiligine özgün yarasanlariyla etkinlikte ve katkida bulunuyor sevgili ASIK DURANi.

Evet…

KACIRILMAMIS ve CÖP edilmemis olani saglik sihhat iyilik güzellik ask ve sevgideyken yakalayabilmenin en kisa yolu, kendine oyalayici afyonlayici gecistirici geciktirici ihmal ihanet ve ÖZENTI CUKURUNUN mezarindan bildirimlerde bulunmaya terk edilmisliklerle kazzik atmaksizin, onurlu saygin ilgili bilgili liyakatli ADALETLI huzurlu mutlu üretken ve paylasabilen degerler cesitliligi ve bütünlügüyle dogalligin yasami yesertip düzenledigi börtü böcek bitki dag orman deniz ve tüm diger canli cansiz varlik degeriyle donanmis süslenmis bütün yeryüzü güzelligini KACAK ve KAYPAK YAPILASMANIN HARAMiLiGINE Bozgun ve berbat ettirmeden gülü dikenli bagin ( emek zahmet gayret kaygi caba vs vs) gülünden bilmeli anlamali görmeli tanimali dermeli sevmeli ve saymali isan, zerafette incelikte hazda histe duyguda duyarlilikta umutta mutta güle olan denkliginiyse asktan sevgiden yani KENDiNDEN taniyip bilmeli ki…yordugu yasadigiyla anlamsizlik degersizlik sefillik yoksulluk cikissizlik gecimsizlik mutsuzluk hiclik ve kendine yabancilasmanin MAHLUKLUK cukuruna devrilip düserek enerjisini hic dinmeyen SIDDETLI nizahlasmalarin MEZARDAN konusan ve kurak kiyametler bildiriminde bulunan caresiz ve cözümsüzlügün ZAVALLILIGINI öldürdügü ve kovaladigi hayatin adresinden bilip gitmesin.

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Deniz esiyorken tuzlu rüzgarda kum saati
Pancurlarin perdeleri kavrucu yellerle dans ve müzik
Egenin koruluklari ve koylariyla suyu derinlestikce koyulasan maviligin
Al burdan beni
Ey kasi güzel yüzü güzel gözü güzel ordan baktim gördüm seni
Niye ki affola atese kivilcim degdi, sevmek sart oldu

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Insanlari mahlesi ve sokaklari olmayan sarayvillalar yapamazsiniz hayata
Yaparsaniz ya hayat sizi terkeder yahut siz hayattan adim adim izini bagini koparip
Cöl vadisinde kökü kurumus kütüklere döner yolunuz haliniz
Ki…….
Osmanli osmanli diyorlar ya….
Alacagini isteyen hacizcilerin kapiya dayandigi israra benziyor bagirtilari

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Bir sür git devridir her an hersey
Heryer dünya hersey az cok insan kabilinde
Önce kenarindan ucundan
Sonra usuuul ufal yamul yuval sizip yerlesen
Hayata durdugu yahut yansiyip yürüdügü yerden
Belirip bakan aynalar muhasebesiyle

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Hem zaten…:
Kötülükle iyilik arası karakteristik özelliği yeryüzü hayatının en bilinen başlıca zıtlaşması ve çelişkisini gerçekliği tartışılmaz kendine denk yapısında barındırdığı; farkındalığı olan ve yetişkin insan içindir, kundak kucağından itibaren hayata duyduğu ilgiyi ve yaşamsal ihtiyaç bildirimlerini işaretler, mimikler, çığlıklar, hareketler ve içgüdülerle duyurup ortaya koyduğu reflekslerin yerini, etkin yaşayarak gözlemlediği kazanım ve deneyimlerle kendi kişiliğine doğru giderken bütün zıtlıkların ayraç çizgisinde birbirini tamamlayan dünyayı algılar; aynı zamanda da örtüşüp bağdaşmayan farklılıkları anlamlandırıp tanımlayan seçeneklerin aklını fikrini bilincini idrakını duyarlılığını iradesini ve zihin zeka kaydını gerçekleştirir.

Çünkü hor bakışarak, kabaca, bilinç altındaki içgüdümlülüğün kibir kahır kapris cilve cazibe takıntı saplantı ahkam sergi sunum gösteriş azgınlık dengesizlik sapkınlık doyumsuzluk ve görgüsüzlüğünü barındıran bütün toplum ve İnsanlık seviyeli değer dengelerinden sapma göstergeli her büyütülüp yüceltilen ABARTI , gerçekte hem insanlığı, hem insan ilişkilerini hem de dünyayı ufalar, ezer, bozar, alçaltır, sarsar, tıkar, boğar, başkalaştırır , çölleştirir ve küçültür.

Çünkü sevgiden saygıya,sağlıktan adalete, tarımdan ticarete, dilden dağarcığa, kültürden inana, ulaşımdan iletişime, edebiyattan sanata, eğitimden bilime, duygudan düşünceye, davranıştan duyarlılığa, liyakatten samimiyete, imardan insana…abartılarak yüceltilip büyütülen herşey, tapındığı aldanışları insanlıktan uzaklaştırıp büyüterek özel seçkin ve ayrıcalıklı kılınanlara sağladığı üstünlük, imtiyazcılığın geri dönüşümü , her zaman her şartta sonsuz felaketleri beraberinde getiren; artçıları çok kıyametleri çağıran; başına buyruk keyfiyeti İLAHLAŞTIRAN bozgun, yıkım , alçalış ,küçülme ve intihar girişimciliğidir.

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Iskambil sembolleri gibi karip karip yeniden bozulan
Kaybettigine temelli teslim dinlenip durmaksizin artirmlarda bulunan
Kas inik
Dikkat daginik
Göz korku telas kabus…
Kin kusumu siddet sehvet hiddet dolum bosaltim baz istasyonuyla

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Suyun kaldirma kuvveti kadardir deniz deryalar
Ve el fenerlerinin bittigi yere kadardir pilli bataryali yol
Kibritin atese dökülüp soyundugu
Yapiskan bir kayganlik gibi saniyesinde ete kemige dokunarak
Bilmem kac sayili dogumlarin kol bandinda kimi mavi, kimisi pembe
Kundaklarla sarilmis salonlardan acil servislerle alabula cigliklara tasinan

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Son elemelerdeysen
Aynen benim basimdan gecenler gibi pervanesi dönencelerde
Orda dur desem de duramazsin zaten
Senden cikmistir amma yahut velakin
Seni sarpaya sarmistir giz ve gizem
Cevrildigin devir en uctaki noktalarla dönmüs devran olmustur ki

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Güzün bittigi daglar düzlüklerde gezip tozarken, yaprak döken ardiclar arasinda cakil tasi ocaginin dali tüyü solmus sararmis kavakliga yakin kuytuca bir yerinde orman kerestesinden yapilmis oturaga yorgunlugumu kaldirdim köteledim….
Rüzgar mesafesi uzaktaki cay deresinde eski bir degirmen kanadi kirmen dönüyordu. Güzel gün sefasina at kosmus ve burali kostümlerle üstünü basini kusanip süslenmis col, cocuk, kiz ve kizan; bir elinde dizgin diger bir elinde laf olsuna havadaki bosluga kükreyip salladigi kirbaciyla üstü acik faytonun ön siralarina cökmüs ihtiyarin biri, ayni yas akranlariyla arkada oturanlara icmis de sarhos naralari atip patikadan patikalara sürüyor savusuyordu. Sonra bir kadin geldi ben diyim otuzbes siz deyin kirk öncesi sarisin calarimi kumral karisimi filan. Yokus sirasi elektrikli motora da baglayabildigi bisikletinden indi. Üstünde oturdugum oturagin omzuna indigi bisikletini saglama aldi. Heybe bicimindeki ici baya kabarik gözüken yük cantasindan yün örgülü yastik örtü ve kilime benzer yer yagilari cikarip otlari iyiden iyiye solmus yere serdi. Heybenin diger gözünden kitap krem termos vesaireler cikardi. Anadan üryan üstündekileri bir bir dökünüp soyundu. Bagdas kurdu. El uclarini dizlerinin üstünde zar zor dokunan dik oturuslu vaziyette gözlerini yumup efiiiiil efil esen güz günesine saplanip gitti.
Yorgunluguma beraber iliklerime kadar isleyen ayni gün sicagi güz günesiyle beraber hani derler ya bagrim gecmis bir ara. O sersem sefilden uyanip baktim biri sesleniyor. Kadini ve oldugum yeri hatirladim. Hala circiplakti ve önünde bükülü kitap, gözünde gözlük, kartondan tabaga „ buyrun mandalin ve elma soydum arzu ederseniz birlikte yiyelim. „ Yok olmaz diyecek degildim ya. Hemen dibimdeydi zaten „ yalniz ben kuru yere oturamam yastik olarak kullandigimiz silteyi bana verin dedim. Elbette olur lütfen buyurun dedi. Serdigi yer kiliminin üstüne cöktüm uzandim. Bir taraftan kadinin karton tabaktaki yas ve kuru kirintilarindan atistirirken bir taraftan okudugu kitap üzerine ve burali olmayan yastik kilim örtüsünün „ cok dünya gezdigini, üstündeki soyundugu giysiler dahil Güney Amerika Inkalarindan ve Himala Tibet`lilerinden oldugunu burada yani tam kavakligin burasinda Yoga ile dinginlik buldugunu…..“ anlattikca dünyadan dünyaya daldik devirdik gittik. Tibette tütsü yaktigindan ve cevirip hizla dönderdikce yorulup duran buyrugu sansina cekilmis kutsal tembih oldugundan, ic huzurdan ve disetkiden güz sordu biz söylestik.Sence inanmak nedir dedi bir ara bana…“ marka „ dedim…“ bugün itibariyla tüm tapinma halini cep telefonuna bagislayip kul ve köle niyetine hem de kimsenin baskisi olmadan kapis kapis ve gönüllü markadan baska hicbirsey“ .. dedim…“ üstelik…üstelik bugün itibariyla artik yanmis bir mumum nasil söndügünü bilip kimseye danismayacak kadar tüm dünyanin inandigi sey ayni, ortak ve bir. Bunun disndaki hersey isin ticari tarafidir . Bir yerlerden yapilip heryerlere alim-satimi saglanan boyun kolyesi yahut bilek pariltisi gibi aksesuar birsey dedim artik inanmamakla beraberce inanmak. Hicbiryerde hic kimsesi olmayan, öldükce kendinin yenisini yapip uyduran ve artik bilgisayar gücünde kendi kendisiyle savasip dövüsüp satranc okey tavla oynayabildigine kendini tanri yerine koyan insana uyar ayar marka..“ …der dururken, baktim bana bakan kadin donmus kilitlenmis gözlerle ve bense batmaya yakin günesin soguna kamisligimi silkinip dogruldum. „ bakin dedim gün gidiyor ve yazildigi yerden bir sonrakine siliniyor dünya. Inaniyorsaniz gün sahit günes sahit biz burdaydik, inanmayacaksaniz biz gittikten sonra yoktuk ve hictik“ Vergi dairesinde memurmus, kadin uzandi. Okudugu kitaptan hic yazilmamis yerini yirtti. Üstüne benden sorup aldigi kalemle birseyler karaladi. „ su pancar tarlasinin bitisigindeki köyde oturuyorum. Evlendim ayrildim ve yalniz yasiyorum. Telefonumu ve ev adresimi yazdim size eger ugrar ziyaret ederseniz cok memnun olurum.“ deyip gülümseyiverdi. Dedi demesine de, eskiden olsa yanibasimda kimbilir kimin hangi dünya güzeliyle hizli motor sürümünden bir günde yedi diyar dolaniyordum. Simdi cok süratte cok dünya tozutup turlamaya, örseleyip üsütüyor artik motor be…!


Kasim / 17

Devamını Oku