Yarebbilalemiiiin
Yarebbbilalemiiiin
Ya...!
Sen biliyorsun şu beni ya,
Evinde olduğunun insan hani şöyle
Don pijama upuzuuuun
Miadında bir yığın bilinmezleriyle
Ortaklıkta seken serseri kurşunlardan kaçıp kurtulmaya beterin beterinden
Şuncacık canıyla şerden beladan aşka uçan serüvenlere talip olan çatal yürekli çırpınışın
Bana niye böylesini reva gördün şikayetine çarpıp bulaşmadan boşluğu var gücüyle tarayarak
Kanatlandığı sevinçlere süzülen kırlangıçlar misali kahırsız ruhsatsız bavulsuz ve sonsuz coşkuyla
Gönlünün estiğine dalıp çıktığı unutulur gibi değillerden derme çatma gezginliği ömrüne yol yapan
Aşk der ki..!
Ben seni boş yollamadım
Ne elsizdin, ne ayaksızdın, ne düşsüzdün,
Ne de dünyasız
Akş der ki...gide yaşayaydın
Ne kalpsizdin
Okunmus yazilmislarin en güzeliyse ask
Sevgili bildim kalbim belledim dagini bagini yolunu yurdunu
Eger sonsuzluksa sonsuzluk yetersin yetisirsin be yüregim
Gerek firkat gerek elveda hersey ve heryer yoluna yolcuma
Sen diledikce ben yorulan yürüyen irgat
Sözüm kelamim ahdim yeminim beraberinle bir
Kırları gelincikler almış götürmüşlüğün
Ormanlar kıyısından yaz günlüklerine satır geçen
Müjdeli çizgiye deli
Adımları toprağa değen ince yolların sabahı akşama katarak
Değirmen dönmedeyse yemyeşil tepelerin yamacında
Ilgıt yeller
Ne acinin rengi siyahti ne de sevgininki allara morlara karmakarisik
Fakat insanlar yanldigi yenildigine yetinmeyerek
Kendine yakin zerrden taneleri körkiyamet damarlardan büyütüp abartarak
Kendinden uzak olanin cehenneme dönüsmüs ölüm zulumlarini hice sayip
Kendinin tirnagina dokunana kin kusup kan köpüren lanetlerle tzahürat tutarak
Hep…
Cürümü cüddesiyle
Geldiginde koltugun kanepesine ancak yigilan
Yorgun günün kari sevgi degil ask degil huzur degil yurt yuva degilse
Yurdu yuvasi huzursuz gecimsiz dirliksizligi bükülüp bükülüp devrilen
Evini dünyasini cehennem atölyesine cevirmistir günden gayriya
Her adimda kactigini kovalayarak
Ben ne anlarım...
Servo turbo kaççekerinden
Enseye sıcak hava üfüren klimasından
Oturunca kendiliğinden ayarlanan derinin nesini neesini
Koltuktan, ipinden sapından kurtulunmaz kuşaktan
Ben ispirtocu muyum ki
Yine yine yeniden
Niyesi nedirlere değen sebep,
Uyuduğumdan uyanmalarıma
Niyesine nesine ömrümcekez yeminle,
Israrla
Ve niyesinden nesinden emin...
Merak ettim kendimi
Sakin bir mayis kozasiydi dünü gününe bugünün
Zerdali dallari hafif dokunus ve fisiltilariyla saz ayarini yapiyordu
Yapraklarin rüzgarin,
Ve el atmadik hicbir mahremi kalmamis
Bakir zerafetinden delik desik talan tarumar edilirken hayat ve insan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!