Seyfi Karaca Şiirleri - Şair Seyfi Karaca

Seyfi Karaca

Aciyi bal eyledik menüsü tarifesi klavuzu tasfiyesi tesisati tertibi üzere
Dogru yere varmiyor köktenci kafa ve kalp yapisi
Yoksulsa eger hakli ve kutsaldir takma kafa motoruyla
Her dereceden inisli cikisli yükseklik yüceligine kaptirip giden kapali giseden
Ulasilmasi neresiyse oraya her yol her durum her vaziyet mübahlarla
Senin icin mapus da yatarim hayattan da giderim insanligima da son veririm

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Çerçi çığlık çilingir
Herkes birbirini sayıklayıp özlüyor
Bilip gülmediği yol yordam ve kapılarda bırakarak
Gömülmeler katında üzüle çekile sandıktaki zindandan
Zormuş belaymış
Yorgun ve uzaklığı hiçe sayan çağ günlerinde umarsız

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Hiçbirşey mantığı meramı emeği sorumluluğu niyeti maksadı
Güttüğü bağımlı hastalıklı yol niyet aidiyet güdüm dürtü
ve yordamlardan farklı olmadıkça
Galebe çalar pise bulaşır belaya çatar kendi kendisinin
Ne gösterişli başlangıç ne feci fiyaskolu son
Daha güzel ve iyinin hakkı hukukuna layık değildir hiç birşey

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Gidenlerin
Bütün yolunu yükünü ve yolculuklarını suskuna bırakıldığı yerden kopararak
Ayaza yapışmış sessizlikle içten içe konuşan
Yüz göz olduğu rakamlarla boğuşarak duvarın ortalık yerinde canı çıkmışçasına dönüp kıvranırken saat
Besleyip sulamazsan kavrulur kurur gider damar,
Hayat biter

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Alicisi var mi yok mu hokus pokuscusudur medya manikür
Satar mi elde mi kalir hesabinin yazar cizer kitap ve baskicisi gibi
Oynarsa kalabaliga dolan bos salonlara hayati karartan sinema perde mi
Kafaya tek kisilik bulasikli gürültüler bagiran müzik madde mi
Kirrli ve kimyasal boyalardan giyinip soyunan resim sanat moda
Satar mi satmaz mi piyasasina göre beyaz kagit karalayan

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Dinmişken yağmur ve rüzgar
Dağların bile bulutsuz yüksekliklerden çakır gözlerle bulanık ovaya baktığı
Durgun sessizlikten yaşam nehrini arayan damarları kurumuş susuzluğa dönmekte olan kuru yel
Duvarlarda rengi solmuş yorgun gün ışığını ne halin varsa gör azar ve tafralarından uzaklara götüren
Kapısı yol kenarlarına açılmış sessizliklerle çevrelenmişliği kuşatılmak istenircesine, gıdım yudum
Afiyet olsun ey buralardan çeyrek geçe zaman sohbetine takılarak

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Dönsem burdan
Bölük bölük bulutlarin toprakla bulustugu tepeleri asip doruklara varsam
Kina cicekleri coktan bayram olmustur sislerin ardina
Insem yürüsem burdan agir ve usul giden yolculuklar hatirasina
Harmanlari yesillenmis evlerin ardindan ugru sabah kapilara günaydin olsam
Burden gitsem gitsem böyle

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Patagonyada Alaskada Maldivlerde Ortacagkule Avrupada Dubai Arapta Ekvatoryal cöllerde veya diger her kutup buzullar falan filancalarinda gittigi her yere kovaladigi kendini götüren kacagiyla ne huzur bulur insan ne de bulmayi umdugu yerde diledigi kendine varir.
Sipsivri keskinliklerle yonta yonta, ucu bucagi olmayan bogulmus bunalmis toplum ve brey karmasasinin bütün hazimsiz doyumsuz vahsiligi irilesip semirdikce insanlik degerlerinin tümünü horttumlayarak eriten yutan tutarsiz dengesiz topyekün kaybiyla, üstünde oynanmamis ve delik desik edilmedik hic bir özeli yahut özelligi kalmayan hayatinin gidasini…
Ahlakini
Egitimini
Kültürünü
Tarihini

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Iki kere seslen döner sana daglarin yankisi
Ordan tanirsin beni
Ilikerine kadar yanmisligin ilk kivilcimlariydik haniden
Kimsiz kimsesiz kücük evciliklerin büyük dünyasina köy kasaba ve sehrinin
Ne yandan estigi bilinez cekip gidislere
Yahut ansizin mektupsuz sinyalsiz gelislere gözcülük eden yoldan bulvardan

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Ne çalarsa çalsın girsin girişsin gürültü
Beti soluk bakışı aval benzi sönük ruhu ve bedeni soğuk
Her türlü kendini uyuşmuş ölümü gerçekleşmiş
Bastıkça bozulmuş batmış kire zehre gürültüye doymayan
Ne köpürtülürse kendinden geçtiği önceye dönemeyip
Ritminde kontrolüne girdiği hurda haşatın

Devamını Oku