Telefonu tastamam ettimiydi
Üstte tras bicaksiz sac sakal alta kivrak gövde topac harul hurul
Cep telefonunu yokluk varligina pirizleyip bagladimiydi
Ensesinde acayip patron kaskolu omzunda villa kozu ve mafya baba pozu
Herkes özendirildigi zenginligin kral dairesi saniyor
Ve milli piyango hayaliyle yolbuyunu
Telefonu tastamam ettimiydi
Üstte tras bicaksiz sac sakal alta kivrak gövde topac harul hurul
Cep telefonunu yokluk varligina pirizleyip bagladimiydi
Ensesinde acayip patron kaskolu omzunda villa kozu ve mafya baba pozu
Herkes özendirildigi zenginligin kral dairesi saniyor
Ve milli piyango hayaliyle yolbuyunu
Telefonu tastamam ettimiydi
Üstte tras bicaksiz sac sakal alta kivrak gövde topac harul hurul
Cep telefonunu yokluk varligina pirizleyip bagladimiydi
Ensesinde acayip patron kaskolu omzunda villa kozu ve mafya baba pozu
Herkes özendirildigi zenginligin kral dairesi saniyor
Ve milli piyango hayaliyle yolbuyunu
Eksik çarpık bozuk yalan talan yapılanmalar üzerine insanlığını dünyasını ilgisini ilişkisini kurup yöneten ve yönlendiren devran , sorunu derdi endişesi felaketi faciası yıkımı herşeyin yağma mülkü olduğu ve herkesin birbirine çatıp çullandığı hiç bitmeyen karşılıklı güvensizlik çevrim çarkıdır.
Haliyle ve dolayısıyla da çelişkisi kuşkusu kaygısı sevgisiz saygısız haksız hukuksuz istikrarsız düzensizliklerle dirliğini geçimini asla bulma şansı ve ihtimalini daha en ilk baştan beri kaybetmiştir.
Dagilacak biriktigi yerden yekun
Tomurcuk gül, gül solgun sarilara göcmen güz olacak
Ugultusunun hancerinde rüzgar
Sarhos seyirlerde dolanip duran akarsulari götürüp iletip denizlere
Dinginler köpürüp kabaracak
Dinip durulacak bosalip bulandigi deliliklerden su olup caglayan
Kafa yapıp kayışa çekilende şu zaman
Şu zaman şu vakit olmuş da, gündüzün huzurunda tiril
Susuk dillerin çağlaşıp çırpınan sızısı koynunda uyur
Gecelerin elini karanlığa bulaştırtığı iside ıssız
Şu günde şu zaman,
Yorulduğu yere yerleşerek iyisine pisine bakmadan
Ne tarafa dönerse başım
Kendi ardına düşmüş gün gölgelerini akşama erim vaktine yakın etmekte
En dışardaki halkaları itekleyen çakıl taşının suya düştüğü
Yerini bulmaya çalışan peş peşe koşuşlarına ateşler gibi
Çok su verilsmiş bir bıçağın alnını kırıştırmaksızın keskin sızısıyla
Gerilere
Morto kontortore
Enercia dispone
Çinko çinko cesolare
Çinkononni megawatte tiri milyone kompiyuto
Du şita desse perlem
Non metta an fetto...
Bunlar batan geminin çil çil
Sabah akşam teleğini tüyünü sündürdükce vaziyete göre ötüşen
Bunlar ağır küfürlü krimiden
Kahkaha tufanı gözlerini yaş gelesiye kadar basılı şajörlerden boşaltıp
Sıkı mı sıkı kuklalar bunlar hadi hoooooop
Anında her kılığı suratlanıp cüppelisiyle
Şileplerin biri geliyor biri gidiyor ağır dumanlı havada
Ben denize açılan nehrin kıyısına oturmuş büyük gemileri seyrediyorum diyordu Elen
Hamburg da
Sıcak gün vurgunu fırtınasını birlikte dindik ne çılgınmış meğer bilmediğim uzak
Seni çok özlüyor
Ve yağmura sarılmış kollarımdaki hasretimi yolluyorum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!