Seyfi Karaca Şiirleri - Şair Seyfi Karaca

Seyfi Karaca

Korulukta kiyida kösede patikada tren istasyonunda neseli hüzünlü fayton sefasi kör fink topal ve derin dokunakli savas baris anna karanina üzgün bogunuk Tolstoy`dan; veya kendi gizli kapakli icli dünyalar derinligine saplanmis siginmis karmakarisikligi tüm delik desikligiyle rötgenleyip en ufak cirilciplakligini iskalamadan dünyanin dört bucagina sallayip savuran karamavoz kardeslerin ücünden biri, kumarbaz, yeralti dehlizcisi Dostoyevski`den dogsa dogsa Putin gibi Rus manevra marka kulagi kesik kovboydan baska birsey dogmuyor ne yazikki…
John Steinbek ve Jack Landon gazap üzümlü alaska manzaralik yüksek yamaclarla engin vadiler yandan carkli missisipi Tom Sayvir azgin irmaklarin kacak yolculugunda bizon tüfekleyip, kizilderili avlayicisi dinamit manyagi kursun yagmuruna tutkun atom baslikli levis dongömlekli holiwod perdeli ve ölüm yapili korkuncluktan vampir hikaleri kiyim katliamciligina kutsayan hokus pokusculugu yazarak gecimini yolunu avantasini temin eden karakteri mayasi mevzusu morali psikolojisi akli izi ahlaki aliskanligi meyili niyeti yaklasimi bozuk Sanat-edebiyat ve Trump`tan baska ne söz sahipliligi doguyor ne de algi irade yönetimliligi…
Cünkü Iliminaticiler…
Onluklar
Altmisikilikler
Yüzlükler

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Yamacin yüzü el sallayip giden mendil
Galebe baldirandan sütlegen sürüp calan azap gibisi
Bülbülüm bag gezerim asigim dag gezerim telli cümbüslüden
Kuslar büyümüs kuslar büyüdükce sokaklar sogumus
Evler kücülmüs
Damlar üstüne kiragiyla örtünüp uyanan tello gider yan gider

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Gökler yere yagan yagmur kar
Yillandigi kundakta hep cocuk olmayi ahdedinmis frez boyunda tarlalar
Vakit bu vakit…
Camlari buzlanmis kristallerin dünyayi ressam ettigini unutayazan dünkünü
Vakit bu vakit, üzümlere boyanmis sarhos gönüllü salkimlarda sevda cemresi
Unutulmaya yüz tutmus ceviz kabuklarina siginip saklanan gazelharman

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Lokantadan tam ciktiydim ki, pek de güzel…
Böylesi de olmadi degil yani ciplak ayaklarinda yazlik sandalet
Bagciklarini baldirina kadar sarmis dolamis etekligi ip ince ve sapsarisin
Kollari omuz boyundan üryan boncuklu kolyesiyle sütyensizligi besbelli
Cicekci dükkanindan cikan kadina sen daha güzelsin der demez
Dar ve yokus yukari sokagi birlike yürüdük

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Dünyaya gertirenlerin degil
Dünyada sevincine ortak olup kahrini cekenlerin hic degilse
Yanlis bisiklettessin
Kavanoz yanlis
Aklini kalbini hatirani gelmisini gecmisini azat bir yerde birakarak
Bilinmez gelecegin hukuk kanun tanimaz

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Tüm dünyayı versen de
Benim gibi aklı rüzgarda bulutta esene
Bir kuruş neye, nerde
Ne kadar lazımsa okadardır fazlayı geçmez
Eğer
Hatırına değecek kadarsa

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Yukarı..
Rüzgarın bile bizzat elinin yetişemediği kadar yukarı
Balerin..Büyülenmişcesine çekilip ıssızlığından aynaların
Hayatıyın boyuna yukarı
Çiçekler açıp soldururken toprak yalnız değilsin işte bil..!
Küslüğünden karanlığa çekilmiş geceleri avutmaya yüreğin

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Gitme..!
Etme demesi kolydır da...!
Etmemesi gitmemesi kolay mı..?
Sevi sevmez aşkın oralardan bir yar
Geli gelmez gizlice söyleyen fısıltılardan haber, esi esmez deli...
Aşkın o taraflardan düşü düşmez bir çıngılık ateş

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Kuruyan çeşmeler öksüz ve çıplak gibi insansız kurakta
Kapaksız kitapların diline düşmüş
Diken dikenlerin arzusu çiğ...
Katibinden azada selamsız salınmış mektupların
Mühürlüsünde elleri yorgun
Gitmek burası bir tanem

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Bulutlu gözler ardindan
Harami kirpiklerin sürgün teftisine gardiyan gezdigi
Varip gitmek isteyen yasama sevincinin akla sigmaz hayale gelmez
Yasini baharla ölcen tüm güzellikler aska
Asksa sögütlere kavaklara kozali cicege bugusu tüten deme topraga
Belki serpilip yagip yesererek sessizce

Devamını Oku