Bazan serin vurur buz düser koruluklarda alnima
Bazan ayaz yanar pencerede kapida sus perdesi hoyrat uzak
Bestelenmemis bir calginin el vurusu gibi hancer hallere
Yolundukca derin yaralardan sanci tutamlayip
Issiz yollara sessiz kuytulara ve basi kalabalik damlara gülümser
Yorgun argin neresi ne kadar coksa ordan öteye
Zamani yoklugun icinde ezip eriten
Büyük saatlere yaslaniyor duvarlar, celsede tutuklu hüznün
Sürekli yenilmeyi ve yenilenmeyi marifete istiraken
Yipranip yorulmus bir ögle vakti gibi donuk
Ve kalabalik
…ciglik ciplak
Söförmahalli kamyon frensiz
Bos kovanlarda sayisiz ölü ve kulplu cendere
Cöp ve ölü vaziyetler topluyor sabah sabah
Köprü
Körpe
Köpük
Soguk buz karayazin
Sevincli düslerinden uyanmis bugulu bir cocuk nefesi gibi camda kristal
Pencerede donmus kalmis cicekler cizer gibi mechule
Gökyüzünde cemreleri kanatlanip cirpiniyor yine
Simsicak firariler pesinde sanki yüregine kacak
Hayal meyal icinde ben ve ahbabim akranim askla
Güzeldi giden gelen
Güzelden güzele kalan güzeldi
Babam dedi düsümdeki daldigim hayalin
Babam bilip evini barklandigim babam,babasinin yuvasinda yurtluydu
Annem annesinin kollarini kucaklandi, anne dedim
Anne dedim
Her terkedilmiş yakınlaşmalarla beraber
Kendini yolda koyan uzak gidişli göç-katar
Dışardaki ıssız dünyayı künyesine kolye kolye yazarak
Konuşmadan
Her ne pahasına olursa olsun gözgöze gelmemek için kendisiyle
Her ne pahasına olursa olsun
Ikramiyesi kendinden olma
Sevmek …usul hircin kolay ve her kim kime her herneyse
Sevmek ekmegin suyun damarindan pinar Harman oldugunun
Yol gittigi izden
Söndügü külden ates
Cira beklemeye koyuldugu pencerede fitil saran hasret hanceresini
A
Be' nin yerini tutmuyorsa
İşlerlik ve işlevlik kazanmıyorsa adı üstündelik
Düşe kalka büyümeleriyle aşk..
Mehrini kendiyle ödeşip...
Hiçbirşey ne tutan kapı,
Ciprias…
Biraz eros biraz erotica venüs mars….
Zar atip tavlada hep kaybettigini afrodit balkonunun altinda turuvaya karsi
Hector mektor küce kapisindan tahtadan atlara sarhos zerhos binip sürerek
Asilin topugundan saplanp sarilmis bir zamane zehri gibi
Kapitalistten dirhem ve drahma ve dolar yuro ve sandiklar dolusu ganimet dileyip
Elde olan sürenin tümünü kullana fırlana
Maksat..
Hem üzüm, hem bağ,
Hem de şarab-ı aşk
Edebe vergili, hususuna mecnun
Maksat leyla leyla diye derincelere sarhoş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!