Kir güzelini kusanip giyinendi
Daglari mesken tutup doruklara mektupsuz selam yazip söyleyen
Bu aralar yaz oldu kondu göctü mevsim tazesi kervan devran
Dilinde ask söyedi sazetti gönülbagrinda cicek ve kus
Kilitsiz kamcisiz baglar baharlar etti eylediydi
Ismi sevdali güzel bahcelerde eylenip
Gönül açıp güne ordan burdan geçilmez yoldan aşılmaz dağdan
Yolcusu seyri seferinde yol
Sevgili derdinde itibar ısrar ve arzu
Rüzgarsa aşk kuvvetinde karayel
Karanlığın içinde saklı seslerden saçılmış dökülmüş
Sanki herkeslerden saklı gizlisini sırdaşımsın diyerek ayaza
Yagdikca yagdiysa mübarek
Meseli daglara dogru kopan gök gürültüsü yükünde serin yeller
Dalda tevekte nesi varsa yolunmus toplanmis kayit gasamedin
Son düsen yapraklarin ardindan cekilip giden daglar dereler
Kapisi pacesi araliksiz yagmurlarla gökkusagini kasim sonuna baglayip
Önce bozbulanik sonra soguklara sarilan mosmor
Her yildönümü tembihli tekrara bu sene
Evvelkilerin toplam yükünü artirip cogaltan tartidan kantardan
Topuzu kaymis omurgasizligin tutundugu hayata bütün zorluklariyla
Tersten caprazdan bindirip hilesi hurdasi cok tezgahtan kaldirdigi
Insan kendini arim ilaclariyla doyuan besleyen kulucka kundagindan
Ve beton kafeslerden
Ögle sonrasi ikindi sirasi
Yazilanlardan ne kalmis diye varip gittigim merdiven yokusu
Üst kata koridorun sonundaki sessiz sedasiz yoklama defteri gibiydi
Ne ögreten ne ögrenen oturdugum sirada yigili kaldigim
Hüzün boyali simsiyah bir tahtaydi temelli hoscakal yazdigim
Karli kisayazi gününde ellerim eski tebesir tozu hatirasiyla
Çıkmazları girdap
İşlemez sokakları dargın
Çalışmaz saatleri birbirine bozuk çalan küslerle
Göçetmiş gitmiş kesik biletler arkasından
Bir insan draması şu orta ebeliği hep ceza yüklü eza tiyatro
Tutsalar her yeri ecza dolabı yapsalar çare dediğin kendi yaralı
Topragin suyun havanin yolun yordamin kimyasini bozup
Egitimin kültürün dilin ahlakin onurun inancin ulasimin iletisimin
Özenle asilanip aktarilan afyon sarmaliyla toplumsal enkaza
Kilidi küregi mezar defineciliginden acilip kapanan ulasim erisimler girisimciliginden
Talan tarumar taciz haydut harami ve tecavüzlerin her türlü kirli isler bulasiginin
Katledip kirlettigi zehir zikkim artik cöp zibil üzen bogan yoran tutsaklik kiskacini
Aksamin kücük penceresi perdesiz kandilli gökyüzü
Gicitilarla kapisini kapayan kuytu bir vaktin sessizlesmeye koyuldugu azadin
Herkesten bir hikaye toplayip
Bütün kacmis seferlerinden sir biriktiren sarilmis kollara sakli kucak gibi
Sessizligin bekledigi duraktan saparcasina
Ve herkesten en sonraya isigini söndürüp giden
Zamandan arta kalanları
Duvar saatlerinin taksit taksit teslim aldığı
Butik ve ezber dışı bir sakinliğin
Bütün kamçılayan yarışlardan kopmuş uzak bakışlarıyla tahmin yürütmeksizin birleşip bütünleşerek
Vay benim yoksul fakir fukaram diye
Ulan bu adamın hali bir hayli garip, ne olacağın damında duvarında filandayım
Tutkun tualde ucsuz bucaksiz cardak
Usul rüzgarlarin oksadigi avunmak bilmeyen geceler boyuna
Herseyi kendinde saklayan gözden kayboluslarin bazan görünüp
Bazan yokluklara cira tutan fenercisi gibi garip ve cefakar
Yolcusu olan biliyor ancak sessizligin sineye cekip sürükledigi yalnizligin
Ekin tarlalarini




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!