Sordunsa söyleyim…
Bu kendi icine susan yellerde aradigim cigliklardir dünden
Her gelip gectiginde aklini yagan yagmurlar ve soguyan bulutlarla büyüyen
Maabeyindeki serpenek neyse koruktaki yeseren ayni gögerti
Üstüne dünya kanatlanip sinmis bir gölgenin ceyiz ve cöregiyle
Bazan bir avuc dut kurusunda
Karda kistayiz iste boool bol mandalina deyip
..findik fistik portakal sereceksin sofraya
Hic öyle yüksünüp yorgun kirgin darginliga düsmeden
Yaninda kavrulmus söz sohbet sevgili muhabbet
Yaz bahcelerini cekip götüren güzelliginde görüp gezdirir gibi
Sihhatte ve afiyetteyim diyerek sayesinde aska
Cahil caginda
Gürgenlikte,
Sedir fidanliginda, ceylanlarla oynasirken keven dikenleri
Penceredeki gaz yagi tenekesine ay cicegi büyütürmüs
Günes dolsun diye sazin kemanina genc kizligindan olma püsküller baglayan
Ütü yapar
Hep başkasının yapıp ettiği yön yol biçim gün evre eşik dolaşım akıl düş algı şekil icap figür duygu his boy pos kostüm dekor yüz çehre davranış alışkanlık çeki düzen veya ava tava talim insan hiç bir zerrece kendine özgün karaktere ilişkin kişiliği bulup yerleşip tutunamaz. Günü birlik ve devamlı başkalarından edindiği huy caka cilt ruh ten doku dürtü güdüm gün gündem alışkanlıklarıyla doymak bilmeyen dur duraksızlıkta sonu gelmez çatışma bunalım tükenmişlik kahır çelişki karanlık karamsarlık belirsizlik bilinmezlik değersizlik yoksunluk yükleyen ve hiç bir zaman mutlu memnun olmadığı ve kendisini dünyasını toplumunu sağlıkta huzurda güvende bulamayacağı kesintisiz değişimlere kapatıp karıştırıp kurcalayarak, kullan at yaşadığı her şey gibi sürekli oynak değişken kaypaklığı şart kolulayan ihtiyaç giderimiyle kişiliği evi dairesi dekoru varsa arabası gibi yüzü çehresi de güvenilir inanılır gerçeklikten uzak ve dayanıklığı uzun süreli olmayan soyut sahte anlık günlüktür. Hemen ilk hayat gerçekliğinde bıyası akar ardında sakladığı rezilliğini ve foyasını dışa vurur.
Bir günde ve bir fiskede dünyayı insan ilişkilerini ve oluş birişleri değiştireceği iddasında bulunup hayatı diledikleri sömürü soygun talan vurgun tecavüzlere elverişli ortam toplum ve insan tipi elde etmek için zevallıklık yalnızlık yitiklik yoksunluk tıkanıklık ve duyarsızlık çaresizliklerde beklemeye koyup tutsak edenler, insanüstü hükmü acayibi azameti ve kudreti olan falcılığı hurafeyi büyücülüğü sihirbazcılığı inanıla ve kabule yaygın hale getirip, hantal lümpen kabadayı zorba düşünüp davranan yozlaşmış çürümüş kokuşmuş bağnaz algı ve alışkanlıkları aşılamanın toplumsal beyin ve beden ölümünü gerçekleştirerek asıl amacı kendilerini sorgusuz sualsiz herşeye kudret ve hüküm sahibi olmayı mümkün ve müsait kılacak olan korku karanlık kargaşa şiddet nefret kin ayrışma çatışma kopuş gerilim bunalımlarla, tam ekran kafa vampir doktor hırs entrika sosyete salon zümre dekor gösteriş caka geçimsizlik derliksizlik haksızlık kanunsuzluk kavga gürültü kargaşa furya polisiye içerikli ve ağırlıklı ilgi odak oyun tezgah dizi dümen film sahne senaryo afyonlayıp hangi yolla olursa olsun güç ve otorite sahibi olanın herşeye hakim yetki sahibi ve muktedir olduğu kabulü yayar yedirirler. Bütün bunları beslenmiş ve yerleşik hayatının vazgeçilmez bahanesi ve gıdası olarak tüketmeye özgü tutsaklaşmış tecavüzcüsüne aşık sendromlu dörtköşe ekran bağımlısı kafa ve beden yapısıyla akıl fikir duygu düşünce vicdan özgürlük hak hukuk kültür bilgi özgüven veya özgür irade temelinde hiçbir şeyi paylaşıp danışıp konuşup irdeleyip uzlaşma yahut anlaşmanın inkanı mümkünü yoktur çünkü bütün bu değerler toplamından köktenci bağnaz dogmalara inanıp taparak çot çömez yancı kuyrukçu kulpçu yardakçı ezik güdümlü bağımlı kişiliksizliğe kilitlenip kapatmıştır kendini.
Yaşadığı kişiliğin içine sığmayan kabulsüzlük, kendinde barınamadığı ilkiden sonra hep yanlışa adım atan ve toplumuna dünyasına da sığamayan kaygan kaypak çöl ve çorak sıkışmış kalmış her şekil bela çözümsüzlük sorun ve sıkıntı barındıran cenderede içine sığmadığı kent toplum ve dünyasını sürekli kenara yığınak mahal izdihamıyla tanımlanabilir anlamlı olmayan duyarlı yerleşik hayattan yoksun tutunamamazlığa saplanıp tıkandığıyla sonunu bulur.
Yerden kopup kök toprak kütükten azıp saparak en yükseğe ulaşmak için çakılıp dikilen kule hayatlar zindanında her yeri görünen cehennemin dibidir etrafındaki tüm sosyal siyasal ekonomik ve kültürel yıkıntıları merkezine taşıyarak bataklaşan kentler. İçinde kaybolup kendini dn yadını toplumunu ve insanlığını bir daha hiç bulamayan esaret unsuruysa çıkmaz döksün da her şeyi kayıp dönüşü olmayan zehirli bozuk çarpık kirli gürültülü bina trafik yalnızlık ve cadde korkuluğudur insan.
Açık yüreklilikle ; ve tüm köktenci dogmalardan, kör bakış açılardan, kilitli kapalı saplantılardan, önyargılı dışlayıcı ve peşin hükümlü bağnazlıklardan, hiçbir şeye hiçbir oluşuma veya tarafa kendini rehin ya da tutsak vermeksizin şartsız koşulsuz düşünüp kavrayıp davranabilmenin sonucudur, insanın yaşadığı hayata dair ilkeli sağlıklı sorumlu bilgili cesaretli özgür özgün geçerli paylaşılabilir sürdürülebilir akıl mantık vicdan rehberliğinde karar verebilmeyi mümkün kılan güç zenginlik ve dayanak kaynağı.
Hiç bir emeği çabası ilgisi gayreti iletişimi cesareti liyakati sorumluluğu bilgisi becerisi atılgan yürekliliği ve paylaşma erdemliliği olmaksızın kendiliğinden gökten sihirle zembille sarkıp inen yekpare tüm bütün şarlatan bir icat değildir hayat.
Yontma veya cilalı, tunç veya demir -çelik, ilk orta antik yakın sanayi endüstri elektronik yahut atom diye süregelen ve her bir evresi binyıllara etkin köklü esaslı biri diğerinin devamı hem yer yer ortadan kaldıran, yer yer de dönüştüren değişim çağlarından sonra, dinazorlardan beri hayattan silinenlerin yerine yeni tür çeşit varlık veya nesillerin devraldığı boyut ve evrelere tanıklık edip ev sahipliği yaptı dünya.
Miladı 'Yeni Dünya Düzeni' diye hakim olan para ve teknolojiye sahip bütün dünyayı ve insanlığı tanrı yetkisinden bile kendilerini kudretli hükümranlıkla sayan bilen sömüren ezen baskılayan ezen soyan yağmalayan kuşatan tüketim bağımlılığı esaret çarkında sorgusuz sualsiz keyfiyetle değiştiren dönüştürenlerin resmen açıklayıp ilan ettiği, bilinen insanlığımızın tüm sosyal siyasal ekonomik kültürel inanç itibar doğa çevre toplum ulaşım erişim iletişim değerleriyle birlikte gereksiz luzumsuz pahalı kalabalık artık varlığına ihtiyaç duyulmayan ; ve icap ettikçe klonlandıkları hücre depolarından çıkarılarak yeniden üretimi yapılmadı mümkün olduğuyla kökü kazınıp ortadan kaldırılma vaktinin geldiğini duyurup bildirmişlerdi.
Sevgi derinceleriyle işlenmedik saygınlık
Herşeyi içinde sürükleyen anaforlar gibidir silme süpürme mekanik
Ruhu bedeni üstünde olmayan sayaçların
Rakkamlarla kendini karıştırıp kurcaladığı rastgelesi nezdinden
Herhangi bir yer
Herhangi bir zaman
Hayatın değerlisine can ciğer olmaya
Güle güle harcamaya ne ettiysem ettiğim yorgun hasadı
Billahi de kendim geldiğim dupdurulara ah da burasıdır
Arıdurulara billur berraka şaşmadan hiç
Kimselerin zoruynan hayata bulaşmam ben çünkü
Billahi de iştecik kalbim aha şurda..
Lodos eserlerin toprağa taşa ve suyun etraıfına hakim
Gözüyle gördüğünü gönlüyle severek mukayesesiz
Yüz de yüz ilerisi denizdir, tutup bir damla hayatını yola düşürmekten
Gökçe dereleri süyem süyem sürükleyerek var sayki,
seni kitabıyla yazanın dilleriyle
bugüne kadar gelmişsin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!