Issızın...
Kendinden kaçtığı da olunca insanın bazan
Sen orda ben burda hesabı ayrıgayrıca
Çok geçmişli fiillerle işi zora sokan sıfır yükseltici sayımlarla
İki dedimmiydi
Üçüncüsü yok bir duruma
Yikildikca yikiliyor türkiyenin üzerine
Haramin hirsizin yolsuzun yagmanin hinin kinin hainin kahpenin dessasin deyyusun
Isid pekaka ve diger piyonlariyla bitmez tükenmez calkantilardan kaliciliga dönüstürüp
Korkuya belaya siddete huzursuzluga yenik
Kahpeligin ve hainligin kusatarak gününü gündemini yönettigi yuroamerikan bopundan
Dolusup vigil vigil bitlendikce bitleniyorlar asalaklar alaklar iblisler
Kadın bir parça
Aksi bir parça
Kırmızı ve diğer kırmızının aksileriyle
Çocuk oluyor önce birbirine lehçe ekleyen lisan
Şiirleşip
Duracakmış gibi yürek çarpıntılarını
Bulutlar
Uzak gemilerin fener arayan sarhoşları derdinde dün
Fitil fitil dinmesiz yağacak yağmurların davetini
Geri çevirmemeye yeminli
Dün..Nasıl düşmüşüm
Nasıl şaşmışım..
Cumhurun…
Veya milletin
Veya memleket milleti ülke halkinin
Cogunlugunun ortalama maasi yeni cok sifiri silinmis liraliradan
Hep kandirmacalar ve sisirilmis boyali balonlar üzeri yasiyoruz ya hani
Cok sifiri silinerek Bop ayari kafasi yapilan ve sarhoslugu güzellestirlen liraliradan
Hele....
Kaçık kaçamak rengini doyasıya baharlayan çiçekleri
Hele hele hala pusulasınca yolu,
Itırlığınca il...
Pırıltılı gümüşlere demleyen yıldızları kendine baktıran
En tutulmayan yanıyla körüklenmiş ateşlerden
Bakir şaraplar tesirlisi sık pantolon dar paça
Kıt bir vaktin kaçağında gibi kendini oyuncaklık düğmelerine bağlayan aforoz
Kara maça
Papaz büyüsü
Kızma be birader işi her iki adımda heran geri dönüşlü silbaştan mülakatı muamma
Belediye diyen işletmeciliğin park bahçesinde
Cok pis
Asagilik
Hin hain ve kahpelikler dönüp musallat oluyor Türkiyemizin üstünde
Kapkaranlik pustluk pezevenklik pususuyla
Biri yorulup tükenip bittiginde bir digerinin nöbeti devraldigi
Kalbinde kin nefret intikamyagma yikim usaklik dalkavuk
Gelenler gidenlerin heybesini izini doludizgin yaz kirlangiclariyla sigircik sigirciga konup havalanan mevsimlere destelenip tirpanlanmis ekin boyu tarlalik firezlik…
Gökyüzü mavi dedikce mavi. Arasira süs teyyareleri ve arasira ucsuz bucaksiz kol kanat yetismeyen derinligin suluboyasindan beyaz bulut lar serpistirip dokunduracak kadar gökyüzü mavi, yeryüzü sari sicak yaz…
Seklemlerini yuyan bir pinar, selvi kavaklarin igdelerden asagiya tütüp giden kizgin kavrulmus günü sabah serinliginden alip `bütün kuslar yuvasini yapmis dügün dernek icinde, medarim ömrüm ben bir serce kusu kadar bile olamadim `dertlisinden saz calip keman girnata…
Baglar budanir, bahceler bickin….
Sogandan büberden girmizidan duttan erikten bülbülden, karamih bayirlarinda kizil topraklara navruz cemreleri nasil düser dökülürse, öylece harman yeri olur giderdi etekleri ocakta kurulu sofralara ögün krtarmaya tutusmus kizlar gelinler…
Ve biri gitmeden biri gelirdi. Daglar sahit tepeler isaret yollar kilavuz… her yorulan yolcu atlidir belki, belki katir, belki essek…tirnagina tas degmis onca dünya yükünü bir solukluk bir arada bir siginak deresinde NALBANT BÜBERHASAN `ìn evini kime sorsan söyleyen…
İyi insan
Lafının üstüne gelen ben diye
Güzelliklerle okunan bir davete icabetmekte
Kusurda bulunmaksızın
Hürmetim avunduğum baharınadır
Karlı bir dağ doruğunu yağmış yağmış da




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!