Karşı kıyıdakiler
Hep bu kıyıdakileri merak ederler
Ve akıntıya kürek çekerler fırtınasına karayeline cana bedelen
İşin tuhafı şu ki bu kıyıdakiler de,
Karşı kıyıdakileri merak ederler anonssuz
Kandillerinin yanışlarını akşamleyin ve ay yokkene
Yalan yanlış
Cisminden inanılmaz uzaklara ulaşınca gölge
Büyüdüm..
İrileştim sanır ömrü daralan
Gündüzü karanlığa kalan
Yarıyı epey bir geçmiş, sona da kıl payı yakın vakit
Top avut
Pompa ful benzin
Sürate freni kodunmuydu kasa sallandikca sallaniyor, yapacak birsey yoook
Freni kodddunmuydu kale gümrüksüz vites altipas cizgisi
Freni kodunmuydu benzin daha bir yakici ve ucucu hal alan
Nefes kesici haykirislar nezdinde ve akabinde
Fiili öznesi sıfatı bozuk cümlelere
İçeriği berbat, sözü acılı kederli dertli saplantılar çöplüğü
ve yüklemi berbat bozuk sorular sorarak
Doğruların geciktiği her yerinde eylemsizliğin
Yerine yırtıldığı iltihaplı ve arızalı bozukluklardan sökün edip gelen
İhanet ihmal ve sorun sarmallı erteleri devralarak
Yetkin kiraz yetiskin can erigi
Öter dururdu üzüm baglarinda sari kanaryalar ve cicir böcekleri
Teveklerin bayirlara sacaklar süren yerelmasiyla balcan fideleri filiz vererek
Bozulmamis bir oyuncagin celik comak heybelerinde bir tutam hayal
Yollar görünür ansizin yulaf cavdar gögcek..
Yollar görünür ve kaybolur filiz veren yesilliklerin behrinden
Muaazam okestra ibreciğinden çil çil rezil
Yeryüzünü yukarı deparlayan hadiseler topuğunda zalım zalıma şeffaf
Şahane şatosunda memleketi soyup
Yurtdışındaki depolara koyup
şerefine kadeh kaldıran malın gözü gammazların
Dalga geçiyordu dangalak yurduna koyarak herkesi
Gamzeden
En az gamzeden…
Öpmezsem ayip vebal zül…
Sevmezsem demidevrani aska
Hem ziyan hem gardiyan
Sevmek nasibini alan giden makamda bahar güze bir
Geceyi şafak sökünlerine toplayan yıldızlardan
Gökyüzü aydınlığını yağlığına sararak
Günaydın çardağında seher esip tüten tan yelleri
Gün doğduğunda dalında çağlaydı dünya
Toprağında firik
Salkımında koruk
Bugulu sari sicak alginlari kimi hallerden doludizgin agustos
Serpilip duruyorsa damda toprakta avucundan hasret cirpinip duran
…. güvercin bir kalbin
Kafeslerini acik buldugu kapilardan yaza eyleyen rüzgar yelesine suvari
Tellere telgraflara saatlere sarkaclara
Suyu derinlerden yürüyen bir sarnic gibi poyraz sirtinda, ekin basakli tarlalarda
El yapımı nayloncuk
Kabir azabı gibi bilindik rivayetin
Fabrikasından teneşire sürülen sürpiyasa mutsuzluklarıyla hep yanlış yola işaret verip saptığındandı şerit
Bütün sokakların kendini hurdacı yokuşunda sapır supur bulduğu siyah gözlüklerden yaz bakınıyordu
Ayın doğmasını bekleyen gece gibi loş bir hoş sarkaçsız salınım
Kımıldayıp dururken kahveler sahiller ışıklar ve hışırtılı sular




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!