El yapımı nayloncuk
Kabir azabı gibi bilindik rivayetin
Fabrikasından teneşire sürülen sürpiyasa mutsuzluklarıyla hep yanlış yola işaret verip saptığındandı şerit
Bütün sokakların kendini hurdacı yokuşunda sapır supur bulduğu siyah gözlüklerden yaz bakınıyordu
Ayın doğmasını bekleyen gece gibi loş bir hoş sarkaçsız salınım
Kımıldayıp dururken kahveler sahiller ışıklar ve hışırtılı sular
Her şey kendinden bir beden daha küçüktü
Ne kadar kerpetenli cümlelerle
Kalıbını döşersen döşe tenekeleşmiş kapağı hep açık kalıyor dünyanın
Kozmik kavşaktaki ilk kamyona mavi düdük çalacak diye bahse girerek
Çerezsiz
Mezesiz
Sofrası çilingirin
Sehpası kurulu kenar kıyılar virajında sert rüzgar yapıp
En çok da arıza yapmış kütük kafayı baştan savınca ölmüş kaynanasının üzerine sım sıkı yemin içenler
Takozu çekilmiş fırlatma rampası gibidir en geniş halkadan başlayıp
Evire çevire yorgun bulaşıklı kem küm ve pasaklı sözleri dişirip toplayıp kendilerinde noktalayan
Tüyünü teleğini dökünmüşse
Genelde her gün bitimine rast gelir böylesi
Kuş da bir ihtimaldir salyangoz da belkisi
Günağarırken
Ve batar yiter giderken günden güneş
Boğulmak üzere kullanım tarifesi kayıplarda
Uzak evlerden
Ve karınca yuvalarından dünyanın hayatta olduğunun sevinerek çoktan soğumuştur ev bark ahali
Kimse kimseyi sımsıcacık sevişmelere
Ve yuvaya beklemediği
Vurup kafayı yastığa devirdikten sonra
Ertesi günün aynısından
Kurulu saat gece lambasının susup söndüğü yerden ve güneşten evvel bütün ağrılarıyla birlikte zonklamaya başlar
Böylece tamam olmuştur yarımın yarısına
Kendini üzmekten
Ve kendine üzülmekten helak olmuşluğunu çözerek çekip çıkaran
İnsan rahmetlinin mesai ücretine takas
Ve fırlatma rampası…
Temmuz / 26
Seyfi KaracaKayıt Tarihi : 13.07.2026 12:26:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!