Gördügüm bildigim kadarindan fazlasina
Üzülüyor ölüyor
Yoruluyor yitiyor yaban oluyor sanki toprak…
Yoruldukca yoksullasan insan zihni beyni bedeninden bozuk bulanik
Coraga ziyana zarara cöle
Tohup ekip sanci serpiyor evlek dekar
Gidiyorum ben gayrı buralardan burukluğundaysa vade
Gülyanaklarında renkleri solmuş çiçekçağıydı navruzan
Dudaklarında söylenmedik nice suskunluklar titrerdi aşkı heceleyerek
Boz dağların yalnız başınasında turnalanıp giden kuşlarla
Ilık gözyaşlarını tutamaksızın kanatlarına sığındığı yağmurun
Morsümbüllüydü bağı bahçesi halbu ki
Haçlı seferi mi..?
Ne haçlı seferisi yok öyle sonsuz sermayeli züppeliği
Bu sömürgen kemirgen sömürgeciliğin
Onların işi maden, minarel, hava, su, toprak ucuz insan ve cevher
Kime nasıl rast gelirse artık..
Kimin elinde avucunda bir solukluk canı,
Litarattarütarda….
Cin varsa seytan da var….
Yani insan dilinde herseye yer var, tohum varsa toprak da var…
Karanlik varsa cira da
Göz varsa izan da
Yamuk varsa dogrusu da
Unutulmuş asansör kapılarında, kim kime yitikliğin yoklar katlarında
Bozulmuş babil bağları gibi güz
İçilmiş meşrubatlar namıyla herşeyden daha geçici mayhoş..
Tadı azaba çalgın meyvelerin acısındandı kimi yokluk sancısı bulaş
Ama bizimkisi başka bir şeydi sevgili annem
Yalçın yaz yamaçlarının bağlı başında sazımızın püskülleri
Şiir diyeceksek
Ve dönüp dolaşacaksak divit kalem kanununca
Bizi evinde huzura sakin edecek konuya usanmak bilmeden
Koynunda uyandığımız kalbimizle gönül yurdumuzu yuvalanacaksak
İnsan diline dolanan herşeydir şiir..
Çünkü hayatı taşır yazdığıyla söylediğiyle
Durum kritiğe
Vaziyeti hacizlik düşüyorsun işte bazan
Acı tatlı gün güneş ve yağmurla
Böyle nesi bilinmedik
Ötesi anlaşılmayan virgüllerin
Oturup yazıyorsun yolboyu devamını
Ne büyük zahmetlerle söze gelip dillendi insan
Şu günü buluncaya kadar ne yoğun çabalarla kağıda kaleme
Yazıp iletmek için konuştuğunu dillendiğini kağıttan kalemden
Şu gün
Şu zaman hemen heryerde kan...
Azap
Termos da sarhos iliklik lakirti
Bozuk ayarinin trafige cikma yasagi olan plakasizdan
Tütün
Bosubosuna dumanlaniyor sanki ocakta ne kül var ne ates
Cirasini kendi elleriyle söndürmüs cigirindan cikana yol ve iz…
Yarim yamalak insani takip ediyor duvarlara omzu askili mercekler
Usul usul nefes açıp her seferinde biradm
Heradımda kendini merakta koymaksızın
Cana susama teşebüsünde bulunmadan
Ha gülüm ha...!
Ateşi doyasınca yanmaya bırakıp
Bozmadan suyun demdem keyfini




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!