Demek buralardaydın benden ayrıcaları kaçak gezen?
Demiyorum,
Öyle demiyorum hiç..
Hiç öyle demiyorum sabah acı martı çığlıklarını eserken sahil
Issız teknelerin ayakları dibinde kol kürek yorgunlara sinen limanda
Sağnak sancılara sürüklenirken yağmur sevinci
Şiir diyeceksek
Ve dönüp dolaşacaksak divit kalem kanununca
Bizi evinde huzura sakin edecek konuya usanmak bilmeden
Koynunda uyandığımız kalbimizle gönül yurdumuzu yuvalanacaksak
İnsan diline dolanan herşeydir şiir..
Çünkü hayatı taşır yazdığıyla söylediğiyle
Gördügüm bildigim kadarindan fazlasina
Üzülüyor ölüyor
Yoruluyor yitiyor yaban oluyor sanki toprak…
Yoruldukca yoksullasan insan zihni beyni bedeninden bozuk bulanik
Coraga ziyana zarara cöle
Tohup ekip sanci serpiyor evlek dekar
Haçlı seferi mi..?
Ne haçlı seferisi yok öyle sonsuz sermayeli züppeliği
Bu sömürgen kemirgen sömürgeciliğin
Onların işi maden, minarel, hava, su, toprak ucuz insan ve cevher
Kime nasıl rast gelirse artık..
Kimin elinde avucunda bir solukluk canı,
Gidiyorum ben gayrı buralardan burukluğundaysa vade
Gülyanaklarında renkleri solmuş çiçekçağıydı navruzan
Dudaklarında söylenmedik nice suskunluklar titrerdi aşkı heceleyerek
Boz dağların yalnız başınasında turnalanıp giden kuşlarla
Ilık gözyaşlarını tutamaksızın kanatlarına sığındığı yağmurun
Morsümbüllüydü bağı bahçesi halbu ki
Unutulmuş asansör kapılarında, kim kime yitikliğin yoklar katlarında
Bozulmuş babil bağları gibi güz
İçilmiş meşrubatlar namıyla herşeyden daha geçici mayhoş..
Tadı azaba çalgın meyvelerin acısındandı kimi yokluk sancısı bulaş
Ama bizimkisi başka bir şeydi sevgili annem
Yalçın yaz yamaçlarının bağlı başında sazımızın püskülleri
Litarattarütarda….
Cin varsa seytan da var….
Yani insan dilinde herseye yer var, tohum varsa toprak da var…
Karanlik varsa cira da
Göz varsa izan da
Yamuk varsa dogrusu da
Durum kritiğe
Vaziyeti hacizlik düşüyorsun işte bazan
Acı tatlı gün güneş ve yağmurla
Böyle nesi bilinmedik
Ötesi anlaşılmayan virgüllerin
Oturup yazıyorsun yolboyu devamını
YAGOnÜBE
Geri geri çekilen çaddelerin her büküş başında
Kırık sözlü levha döküntüleri toplayarak
Anlaşılır anlaşılmaz dallarda güz elaman
Elyaman düşüp döküldüğüdür
Devransızın içindeki kuytuluklara göçenler
Baharlar gelir silbaştan sümbüllü
Sicimli sağnakların ardından bayırları kırları çağlayan gökpınarlarıyla
Nasıl olsa azalacaksın gün be gün mayıstan ve nisandan
Güzel insan..! Hani geçmeden sevgiliyi yola çıksan
Gelinciğe ahbap olup sevsen ya
Solmadan zamanı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!