Gözlemleri disariya vurgun
Agarmis safaklarda günarkasi karbeyaz
Susup kaldigini ölüp gittiye sayan siyaha resmini yönlterek usulca
Seyredalgin
Saridansari sapsari
Ifadelerini kendine saklayip
Adam sen de!
Herşeyin başı...
Bilemedin kadın..!
Nice sarp, nice seyir, nice sarılmış ince kağıtlı
Hayatını zehirlendiği ateşlere yakmış tütünler gibi
Dalları bahçelenmiş kısmeti baharlardan açık
Susam sunasi
Beyaz kanatlarini göle göcüren kizilcik sandal güne kehribar
Gelecegini haber ettigi yerdeydi yagmur, dolapta yakut dönence atlikarinca
Burusup düzelip hem susamsuna
Sazliklara icinden gelenleri birakir gibi leylaklilasiz
Uslu iskeleden talih cekiyordu nisansobesi kizlarina kuslar
Vakti keraat
Kin üstünde kılıç bilerken
Bir yandan da
Gelmiş geçmiş sabahlara ve beş üç beş
İkindiler arasına dar vaktin
Gedikli geçit başlarını bir tutmuş
Hüt hüt hüt hütütütüt
Durmadan tirlak bir girgirligin tekleme tekere benzin yükleyen bogucu dumanini
Bilenip beslendigi kin carkindan
Ve maduuuuuur maduuuuuur maduuuuur dogmalarin
Etnik temellisi olanini kendine örtülü ödenekleserek yoksul ve sefil
Her buyuranin usage olmalara
Usul usul nefes açıp her seferinde biradm
Heradımda kendini merakta koymaksızın
Cana susama teşebüsünde bulunmadan
Ha gülüm ha...!
Ateşi doyasınca yanmaya bırakıp
Bozmadan suyun demdem keyfini
Bilirim..
Bilmem mi bilirim elbet...
Sansına küsüm dediyse biri
Kılıç çektiyse bahtı karalarına seren sefil
Geç derim,
Geç bunları geç..! Neler söylerim daha
Eşsiz ve kusursuz
Büktüyse boynunu yulaf tarlası
Sızılarda yüreğim sızılar, Navruzuna sümbülüne ömrünü yele aldıran otlar kavrulur
At arabalarının izinde kahramansı ve solmasız
Rengiyle masmavi bir boncukta düne verdiğim çocukluk,
Mahsusen kanmış son anki mağrura....
Baharlar gelir silbaştan sümbüllü
Sicimli sağnakların ardından bayırları kırları çağlayan gökpınarlarıyla
Nasıl olsa azalacaksın gün be gün mayıstan ve nisandan
Güzel insan..! Hani geçmeden sevgiliyi yola çıksan
Gelinciğe ahbap olup sevsen ya
Solmadan zamanı
Çiçekler bulutlarla öpüşür mü..?
Eğer aşk dilerse niye olmasın? öper mi öper...
Boyundan aşkın işlere kalkışan karıncalar haniya dünyayı...?
Hani ya kanı ısınıp yanar bir dağ içinden
İçinde kar götüren bultları göğün kucaklarına kucaklarına çekerken
Rüzgar..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!