Canıyın yarısını bende unutmuşsun
Sonra nedir diye en sevdiğin rengi bağışlayıp hazana
Sonra güngörmeyip bazı yarına kalsın diye yarın
Görmediğin hayali bende unutmuşsun uykusuza kalan
Derdiyin yarısını ben diye giydirip kuşandırarak,
... ağlaştığın yağmurlardan gökkuşağını
Sonra gelincikler dökülürken
Başını sarıya bağlar buğdaylar
Benim başım susuzca bir değirmen, dönen dünya hasrete
Kavruk kavruk tüten kokusuna
Yan yana bir samimiliğin
Arsızla kadifesi tenimde hiç eskimeyen
Söylemiştim
Adını ezber bildiğimiz akşamları
Mızrak gölgeleriyle ilerleyen
Meçhul sabahları söylemiştim
Bu hayatın ıssızlığı peşine düşen dekoristleridir diye
Söylemiştim
Sokak çeşmesinin arka duvarı sarı evin yamacı
Berberden bir büküş sonra pamuk şekerleriyle el arabası camekan
Tatlıcı turşucuyla yanyana akasya ağaçlı bir avlunun
Neyimsin gülüm..?
Gözlerini acemi bakışlara uyandırmış serçe yuvalarına mendil mendile
Müsveddesiz günaydınları ayak bastığı mesken minyatür
Bulunmaya cesareti yalansız yabansız
Gün
Güneş altında kıvışlayan oynaşık
Gergeften ilmek işleyen gönlüne çelinmişliği
Git bak bakalım gören gözüm
Duyan hayalim
Limonsu
Sararıp sararıp solmaların herhangi rengiyle ışıktan ayrılırcasına limonsu
Tat vermeyen yüzekşiliğin acılaşan boğuşumunca ne yaptığını bilmeden limonsu
Yolkıyısı tezgahlarında tükenmez çürükleriyle kendini pazarlayan ayazavaz çarşıların dibinden
Kaybolmuş bir dünyanın yerebatan külliyatıyla ancak simsiyah bir çığlığın ardına sığınarak
Tekdüze fiillerin milyonlarca ve milyarlarcasıyla
Elma sevmekle çiçeklenince fındık kıran dallarda
Bahar,
Yaz tüten yanıksılara sarı sıcak esince sayda seyranda sılada
Serçelenmiş kuşlar aha şimdi kar yorganları koynunda
El avuç sığmayan çalılardan evler yapınca sevmekle...
Arkarsular karlı dağlar destisinden buz mu buz çözüp
Şiddet unsuru
Hiddet mahsulü
Darbe tokat girişimciliğinin üçü beşi kurrasından tepeden inme altısız ganyan
Hakkında ihaleye fesat karıştırma ve nice dava dosya kabarıklısı mal-kaç mağduriyet
Gidip gelen türbülanslar sallantısında bir yerlerden
Depderin bir yerlerden
Emektarim….
Bakinca güzellik aynasinda zülfünü tarar su gibi
Topraga serpiliyor bizimle kendini huzurunda bulan serinlik
Bütün evler kendi sokagina varan bir yerden
Sadeligin zerdalisini türlü turunca boyuyor mahle tadinda zariflik
Bir avuc bugdaydan nice sofralar buglanip tüterken közden korlardan
Uçan kuşların kanatları kavuşunca geceye
Orda o an
Sana bulaşıyor şu bendeki kara sevda dediysem
Noksandır gene bir yanı
Koyup gitmişim de ötesini berisini
Hiç kuşkun olmasın cismini usuldan sezmişim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!