Seyfi Karaca Şiirleri - Şair Seyfi Karaca

Seyfi Karaca

Kutsallik O´dur ki…
Askla dogup
Askla duyup
Askla dinleyip
Dogup duyup dinleyip, eylenip dinlenerek askla
Kutsallik O`dur ki askla tohumlanir toprak

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Cinarlari gülleri yaprak gazel demeden
Güc bela ignelere ilaclara topraklayarak ölü bir yövmiyenin en güzeli diye
Terbiyesi verilmis sarmasikli cileden ilmek ilikleyen sancilara odalik
Kokusu hayati solumayan küs ve bulanik hüzünlere muhtac yerinde yitik
Boyalara bulasip kalmasin diyorsan cünkü azap bir duvardir
Aslindan cürümüs cökmüs ve cansiz

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Ilmek ilmek örüldükce cözülüyor yerden gökyüzü
Damar damar topragin sisli bugusu asvalt sehrin karanligina karisiyor
Dügüm dügüme bir ilik, acildikca hicbir yerin kapisi bucagi
Bakilmis gözlenmis sonbahar sonrasi ayaz
Ayak seslerini susmus bir ciranin derin iniltilerinden taniyan, yaprak tenha
Dallar ucurum ucuruma körebelik yansimasi

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Haydutlar haramlar vurgunlar talanlar tezgahh tezgah
Tefeciler aracilar zorbalar zalimler ve diger keder konrol lambali
Kapti kacti düzenekten kader yazip,
Hayat bozan harcayan küresel katliamci patrontanrilar
Yalnizlasmis ve yabancilartirilmis paramparcalikli insanlik dünyasini
Kul kölelige sorgusuz sualsiz terbiyelice talim etmeye

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Birinden birine hesapta hiç yoktu filan
Acısından uyuyamamış gelgitlerin bahanelediği
Zaten beklediği bir yerlerden belki uzun yollu bir tren
Belki güvertesiz bir vapur yolcusu
Yani küçük bir çakıl taşının
Oralarda bir yerde bekleyip durduğu

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Imparatorluk saraysaltanat vesselam darken
Bizansin biraktiklari akibetini jetmotor hiziyla lale devrine yükselti yükseltmez
Koptu gitti bogazici villalarinda mum yakip mehtap alemli allem kalleme
Sonra topkapiyi bile hüsranda hüzünde koyarak duyunu umumiyete
Osman beyi coktan kendi kadarine terketti gittiydi
Imparatorluk zevki safasina düsüp

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Bozuk düzen patronlarının
İhtiyatla, kafa yıkama sulandırmışı mürekkebiyle doldurulan titizinden
Tepeden tırnağa sımsıkı organize olmuş bir dokuyu öldü hesabına getirip
En kolay ve ucuz temin edilmiş kendi başına boş kalabalıkları okusun yazsına tutan
Tam okkalık sefil divit
Doğrudan doğruya

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Gözü…
Dönmüs haydutlugun kiblesine fakiri fukarayi garip gurabalara perisan
Kalbin insan tarafini yoklamayan yerinde biraktigina ortaklikta tam ortam
Hirsiza arsiza namussuza haktan hukuktan götürü fiyat
Fikrini vicdanini ve kalibini külüstüre cikarip
Herkesin ortak alanini tümüyle uzaklastirip ayristiran talana sefil

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Pazartesinden pazara gizli saklı
Eviren çeviren cız cız da bız...
Yazıp bozup kullanmadığı kelimeleri kökten kazıyarak
Dilinden
Sanki halından usanmış gibi insan
Hiç yapılmadık gemilerde kurulu hayyallerini

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Unutkanlıklar, zor ve çetrefilli kıvrım büklüm yolları izleri, belirtileri, zorlu yokuşlara aşırıp götüren yaşlanmanın üzüntülerin biçareliklerin ve ayrılıkların mezuniyet göstergesidir. Pişmanlıklar her neyseler ve keşkeler ahu vahlarla eyvahlar arasında sıkışmış kalmışlığın dünyayı kenara koyan ıskalanmış ve heba edilmiş ömre denk bedelde yaşamdan kopuk tükenmişliklerin işaret fişeği ve mezuniyet belgesidir. Sonsuz bucaksız yalnızlıklar artık bağlantısını yitirmiş kendine dahi ilgisi alakası olmayan en sona gelenmişliğin çölden çoraktan ibaret insanlık ücrası ve viraneler tapu senedididir..halbuki..

Halbuki her günü bahçesi goncası yeniliklere gebe rüyasına girilmedik bereketi derilmedik yaşamları günaydınlara doğurmaya hasat ve harmandan, arzusu doyumsuz sevilmelere ve sevişmelere kor yangınlığı sönmek dinmek bilmez aşk öyle mi..?

Hal bu ki kıymeti hükmün hatırın saygın - özgün ikrarı cesaretiyle kişiyi kendisine yükleyip götüren cevherlerde sevmesini ve sevişmesini bilene her karış toprak sevgiyi ekip biçen mutluluk mekasıdır, her ilerleyen sayfa suyu denişleştiren sarhoşluğun firari çalkantılarıdır, her zerrece yudum ve lokma doymuş bilmiş kanmışlığın sakinlik dinginlik ve güvenlik sınırıdır, her kıvılcımlanan ışıltıda bir sükuneti dinlendiren gölge vardır, her her civarda dağlar ovalar tepeler ormanlar yola yamaca kırlara kentlere ve ırmaklara akışıp giden zamanlarla köprü kurar dolaşır, her ısmarlanmış dua ve dilekte ayvadan nardan ekinden bostandan olmuş taneler toplayan iklimler İnsanlar kuşlar ve börtü böcekler kutlanmış devince çoğalır ve oymaklaşır, adı adresi bilinmez sevgiliyi yaşanmamışlığın tüm haklılığı tufandan şerden kasırgadan ve herkesten gizli saklı sırda sevdaya mektubu yazılıp da aşka yollanmayı bekleyen posta kuşudur...

Devamını Oku