Kumarda kaybi cok ückagitin
Hep kaybetmek kederine daha cok keder mirasyedileyen zardubara
Kendi hayatina fiseklendirilip kullanilan tetigin en keskin dikizaynasindan
Kapcikagiz korsan barut gibi alabora helensiz sektörsüz sahil adacik
Kaltak kisrak gidinin gidisi oyunlarin kulu kurbani oldugunun
Bre adam
Yarınla birlikte olacağına
Alacağına vereceğine şimdiden fit
Hayatı bitiren tetikcilerin haram sokağından
Belalara bulaşa bulaşa kara bahtı
Gece...
Bir gece daha oluyor
Olmaz isem
Baska halde dilde yoldaysam
Olmaz isem, ben degilimdir ölü hayat yatirimcisi sayar bilir yoklugumu
Yani …
Yani olmaz isem, yürüdüggü yasadigi konustugu yalandir takvimin
Nedenselleri irdeleyip
Gülüşünüz bile ibadettir diyorsa lafın güzeli
Aynen öyle yani...Ama yalandan değil
Hakkikaten bütün doluluklarıyla sağlanmış
Sağlıklı bir gülüşün yüzü yamacında
Aşk
Sapa sağlam gelip oturmuşsa bura benim deyip
Hedik bekleyen damlarda serce parmaklarinin ucu bucagi cul cuha
Saydigi yildizlari geceye birakip sabah olan ay dolanimi hayal burcunun
Bulgur….
Setenlere dönüp isli ocaklara sofrasini sersin diye efil esintili poyraz damlardan
Sanki kuru üzüm sermis baglara selam edip azad bir mektup
Gelecekten göcmüs yillar bütün kirlangic izlerini süpürüp silerek
Hiç kaçışı yok olacağız ondan
Hiç kurtuluşu çaresi yok...
Ağzımızda kuru ayaz belki can çekişen son nefes
Delisi tutmuş yelkenleriyle fırtına koparan dalgaları
Var birşey var bunda var..! Eğer bize mağlum olmuşsa o biçare iskele
Çaresi yok..! Çözeceğiz uğrunu kalbimizin
Kısım hısım havadarlığı fos pıs cazibik
İpin ucunda kacık bir balon
Kısmi verilmiş çürük gazla poytuk
Fıttırık kızak...
Tercihi belirsiz kapılarda oturmuş
Eğlencesine aşıklık oynuyor
Senin bende alacağın yoksa
Benimde sende hiç yok
Daha doğmadan ödeştik biliyorsun
Aşk bize baktı
Biz aşka…
Boşuna mı yoksa halımız, hatırımız,
Anna Karanina nasil olsa
Tirenin altina kendini atmasa da eni sonu azap kiyametiydi Antoloji..
Herkesin artik bu dünyadan tanidik gelmedigi yollar binalar caddeler
Donmus kalmis buz gibi bir istasyonun ural sibirya steplerine kömür yakip
Heryeri moskovaya baglayan demir celik yiginlari arasinda bir perisan
Bin pisman…
Korku nöbetleriyle baslar
Karanligina girildiginde zindanindan cikilamayan dehliz
Dehset icinde
Endiseler kabuslar kuskular kaygisinda
Kasip kavuran bir yogun bakim mesaisidir, bir kiyamet komasi
Kabuldür insan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!