Hayatın üstüne titreyen sessizlikteydi
Baştan kolay atılmış ilmeklerle dolandığım yüküm kendimeli
Nasıl iifade etseydi ki, susuşuyla seslendi lal lehçe
Zor bir meseleydi aşk baştan...
Kendi kendisiyle kavrulup duran güneşe vardım gittim böylece
Bir avuç ateşe yandım,
Dizgin elde yolda kacak
Öksüz avutup arsiz susturan dokunuslarla kasirgayi farkedip
Yagmurun yandigi topragin tüttügü kora beden ilikleyerek
Bagri topugu bahar bezenmis fidan daliysa caresi yok kirilacaktir kabuk
Yesillenip pürlenip nazli budak zarif tül buram buram sarmasik
Agir bir yükün yolunu tutan sagnaklar gibi inip yagarak kösebucaga
Kuş...
Onlarsız bu dünyanın düzgün döneceğini kim söyledi elipsinde..?
Karsız kış gibi çöl maduru ve mahsun..
Susuz ırmakların hayat bulacağını kim söyledi deresinde bayırında dünyanın.?
Kim söyledi rüzgarsız uçacağını uçurtmanın
Ve çiçeksiz kocayıp ihtiyarlamayacağını hermevsimin güzlere
Nasipse hic ummadigin kadar sevgiyle acip solacak
Kara karga bildigi sarkilarla keyifli sohbetler edecek bembeyaz
Tutusursa dipten saracak cakmak tasindaki belali yangin
Yanacaksa kor tütecekse kül dolup bosalacaksa ates körükleyen onca ocak
Delisi derin demlerden bir hayal bir düs bir hayran
Nasipse insan topraginda dogdugu aska
Yarisi var duvar, yarisi yok pancur pencerenin
Sivasi soguk bodrumu, kaldirimi yagmur camurlar icinde zirzibil
Battaniyeye sarilarak kaba insati henüz vincin altinda sallanan
Insana aykiri dogaya dünyaya ters bir yerdir
Zayiflarla zaafiyetlerle karsi konulmaz kiskacin
Müptelasi mükemmel müsterisi muntazam olmaya iliskin yahut dahil
Bakiyorsun ki ister yansin ister sönsün hangi yildiz yahut gündüz
Akip giden zamana en cok askin konusuna giren
Henüz hicbir yere kaybolmamis cesaretiyle yolun neresi olursa olsun
Ve henüz bitmemis ömrünü topraga vermeden
Hic bir bedene sigmayan damlalara bahtini bagrini sererek
Büyük daglardan hircin kayaliklara
Bak dedim ömrü güze geckin buruk bulanik bulutlarla yagmur seyreden anama
Sen dedim…
Kucagindaydim kurdugun salincakta kundakladigin dünkü bbegin
Büyüdüm ve büyüttüklerimin gectim gittim baharinin kardelenli cemre yerini
Sonra ciek döker dal elmalik üzümlük olur yaz yerine sofrasini kuran topraklar
Derken bir nehir
Pinar olacak buluta
Harman olacak topraga
Derman olacak yaraya….
Hasretini sevda dolusu köprülere kurup bazan yesil yüklü bahardan
Ve bazan sarilara solgun güzlerden
Sizlanip cicek delisinden delisinden ömrüne bir zaman
Hadi ordan gectik diyelim
Su kadarini susmak gerekirse eger,
Ya da muhatapsiz meramsiz konusmak,
yüze gülüp giyabinda basindan atacak bahaneler aramalara
iyisin, iyicesin yalan yanlislarinin sürte köpürte düste hayal
Düsüncesi muglak merakin
Ikiyüzlülükle baslar her yikim
Sonu gelmeyen iflah olmaz ve iyilesmez seylerin tümüne
Ikiyüzlülükle harf heceletir, alfabe okutur, kitabini belletir, cilt dizer , raf doldurur
Ansiklopodik siralamasi kütüphaneler dolusu bozgun
Capraz dikey yanlamasina yahut digital…
Neresini neyini nasil söker diker zimparalarsan zimparala




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!