Ben bir güzellik çerçisiyim
Türlü hayaller örer işlerim üstüne elbise giydirilmemiş düşlerden
Dinmez bir gözyaşı sağanağıdır rızkım nafakam
Elvedalarla hoşgördüm arası yaşadığım yıllara armağan sımsıcacık
Özüm ömrüme dünüm yarına çalıp giden ıslıklarla
Çığrışan kuşlar sonsuz gökyüzü, uğrumsırasına göçebelikte uzayıp kısalan gölgeler
Eger en az senin kadar büyümüyorsa
Kücülüp kaybolmustur sana dar ve zor edilen hayat
Ve sana ulasip sinmiyorsa isigina bulandigin gölgeler
Kacaktir zaman nükte zül..
Yapmaciktir silinip süprülmüs yerde durup duran
Insandan eser
Mühendislik harikasi insan,
Ve insan iliskileri yapip yönetecegim diye orda burda ilerde ötede
Ihanet edilen bag belde kasaba köy sehir su ekmek ve topraga
Ihmal edilen sevgi saygi hak hukuk akil fikir onur itibar külliati yerine
Gerilim bunalip siddet nefret gecimsizlik mutsuzluk sapkinlikliklarini
Tohumlayip ekerek
Sen güzelcelerini
Baharlardan bohçalanmışsın gibi delali
Ben çıplağını hazır tutarak hayatı çekip kapıya
Üryan ve eyersiz bir at yelesinde ellerim
Çala söyleye yeleleli
Yeleleli..
Atinadan atinaya
Bir tutam tedavülden kalkmis sokrates domates havuc..
Onun bunun sokaginda dilenip kral tahtiyla övünen selef gecim hayalcisi sefil gibi
Üretim yok..
Fabrika yok….
Petrol yok….
Kirmizibeyaz halkali sekerler kavanozdaki cocuksu
Sevinmeden sevmeye yarin kendi dükkanci olacak misketperverlik
Atölye söminede anne kucagi usul usul sayarak
Günü yaslanmis basiyla avaresini egleyen
Göcecek kis manzarasi güneye
Yüregi yaren kuslarla
Avlusu devri dünyasi dayali dösengeli
Ezel ezeliden beri yazisi görgüsü serpildikce büyüyen bahar bahcedir
Insan dogumlu topraksa kimi ciy kimi cali kimi koza kimi cayircimen
Dertlendikce kendi hakkinda sessiz sagnaga susmaz dinmez sohbete
Daglar hasretlikledir yol yolcuyla avara hasbihal…
Sefil kapinin gam köskünü bakip gecen misafirince konar göcerek
Olsaydi ki hayal meyale gönül mihrinden mihmandar
Sararmis gazeller yesil baharlardan fedakarlandigi yelleri yaziya yabana sürer savardi
Olsaydi ki yolun uzak semtinde yolcusuna gönül baglayip
Hancer yaman duldalarda müskülüyle eglenen han
Kendi kapisindan eskiyip giden zamana nedir bilmemeye
Olsaydi cigligi sevgi cevherine talip avaz divane
Bunca hinin hainin züppenin ve zügürtün
Insan aklini ashlaksiz fikirsiz inancsiz itibarsizliklarla övünce talim terbiyeledigi
Zikkimin tayini olsa gerektir bezginlik bikkinlik bunaklik sus pus ören veran
Aclik yoksulluklarla hayat topragi ekilip bicilen yillar yilliginda
Kan
Zulüm
Köylü milletin efendisidir derken sevgili Atatürk
Haybiyeden haramdan yiyip vurgun talanlarla gecinip kokusan cürüyen
Bitis cöküs imar mimarligina özel ve mahsus
Hayli servet ganimet düskünü bezirganlikla kendi cikarini ülke cikarindan
Kat be kat vazgecilmesiz üstün tutan
Hainligin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!