Bagrini topraga serdigi agustos bir agustos
Yasadikca uzun yaz günlerini ayva sarisina ve nar tanesine solduran
Usulca ugrayip gecen esintiler gibi alip diyarina götüren mahleden cismim
Ve divane delisi ismim
Suyu serin eski bakraclar gibi basucumda felfeleleyen saki pinara tiryakar
Ki zaman kendi köprüsünden gecip giden adsiz bir yolcuyken
Kırık kopuklarını yapıştırmaya uğraşırken hayat
Dörtyüz..
Dörtyüziki..Dörtyüzüç...Dörtyüdört....beş....lerle
Adada da üçlü dörtlü çokerli
Ardarda kılıç çeriyorlar altıpastan
Sağ kalan Bodrum Hipodrum
Gidişi yitiklere belli
Kalışı hüzün
Peşin ödetili pozitif
Aranan bulguların keşfedilmiş mechulüyle
Baktın olmuyor
Yapamıyor bir türlü insan kendi kendisiyle
Bahçelerinde kestane kebap mangallayan çorakların aksi
Lacivert yanında geceler safalayan siyahta suretsiz insan izleri
Kırmızılık bulaşmış mezesinde günaşımı kadehleri çerezlik
Ay döner sokak sokak kömür karası yanıklarında siyahın
Dağda bayırda rüzgar fısıltıları
Nedense bir kadını hatırlatır en susuz ve aç kanatlarında
Sabahın seherinde serin yokuşlara yüzaşağı
Her biryanı saran kuş şenlikleri aşkın durgun fillerini
Oturduğu sayfiyelerden çıkarıp çekerken
Kahve kokusu tütüyordu deredeki akan çaya yakın açık kapılardan
Lifli ekmekler satan dükkana girdim
Içerde iki kadın
Emiliy Bronte yazdigi ` Ugultulu Tepeler` romaninin giris önsözünde kendi hayati hakkinda bilgi verirken yoksulun ötesinde sefillige tanik, annelerini en büyügü on yasindayken kaybetmis bes kiz kardes ve kilisenin bitisigindeki dökük yikik evde papaz olan babalariyla birlikte yasarken uzun yillar halalarinin eline bakan ve en büyügü on yasina degdikten sonra diger kalan kardeslere annelik etmeyi üstlenen yetimlikle yetisip büyürken, babalarinin rutin zamanlarda hayattan ne ögrendikleri yolunda hatir sual yoklamasi sirasinda Emiliy`nin dört yas büyügü sekiz yasindaki Charlotte “ dünyanin bütün kitaplari arasinda en önceliklilerinden biridir Doga “..diye cevap verirmis.
Her biri yakalandiklari `Ince Hastalik`tan kurtulamayarak kirkini bile bulmadan birbiri ardina hayata veda eden bes kiz kardeslerden olan Emiliy; Anne, Charlotte, Maria, Elisabeth sirali ailenin dördüncü cocugudur. Binbir güclükler icinde yogun insan kalabaliklarindan ve görünür bilinir tüm orta yerlerden irak yasadiklari hayatin icinde birbirlerine kurduklari hayallerden hikayeler aktararak insan sicakliginin kopmaz baglarla sarip sarmaladigi düs dünyalarini kücük kirpik kagitlara yaziyor, yazdiklari kagitlari sayfa sayfa dikerek kitap haline getiriyor ve önceleri kadin olduklari anlasilirsa yazdiklarinin gereken önemin görmeyecegi kaygisi tasiyarak takma isimlerle bastirip yayimlatmislar, kendilerini yeterince tanitip duyurduktan sonra da bes kardesten Carlotte, Emiliy ve Anne ….Bronte kardesler olarak yaslari kirki bile görmeyip yasamin tüm olumsuz acimasizliklarinin sürünce güdümünde Dünya Edebiyati`nin vazgecilmez yapitlarini hayatin kalbine armagan edip, insanlikla bulusturmuslar.
Evet okuyabilene DOGA, insan aklinin ve hayalinin erisebilecegi bütün uzakliklari her türlü gizeminden cikarip kendi yasamina ve varligina anlasilir yakinlikta bildigi tanidigi özümsedigi degerlerle dopdolu cevherler sonsuzlugudur. Bu sonsuz sinirsiz okuyup anladikca degeri anlami kaynagi verimliligi artan DOGA kavramli kitaplik ve kütüphanecilgin yanisirasina her insan kendi deneyimli gözlemli özgün ve katilimci cikarimlarindan yasadigi hayatin aklina fikrine duygusuna düsüncesine kendince önermeler ekleyip ulayabilmesi icin asla TALIMAT ÜZERE bütünlügü birbirinden koparilmis bölük pörcüklülük arama taramaciligiyla bogulup bunalan tikanikliklarda yasamin yolunu yordamini bulmayi umdugu kisilik ve karakter edinmeye kendini carsi parar etmemelidir. ..
Cünkü bir olgu olay veya etkilesim olumlu olumsuz tüm icerik ve etrafliligiyla konuslanip kaliba girdigi bünyede tesir edecegi etki alanini birbirine baglayan dokularlar birlikte yaratir, beslenir, gelisir, büyür ve yerlesik kaliciliga gövdelenir. Bu yüzden tüm yapay hormonsal müdahalelerle insan aklini mantigini kabiliyetini tutumunu davranisini fikrini zevkini hevesini algisini aliskanliklarini nerde ne zaman nasil neyle nicin kiminle veya kime neye göre sekillenip bicim alacagina kafadan karar veren hükümranlik, ilgisinde itibarinda tasidigi yükün hammalligindan haberi olmayan KURU KALABALIGIN dolayli, karisik, kurcalanmis, elden ele, igreti, soyut, sahte, samimiyetsiz ücrali ve icrali edilgenliginin kulu kurbani haline yorulmus yikilmis insan enkazini yiginaklasitirir. Bu enkaz altinda kalmisligin kendi belleginde hayatin hic bir hatirlatan anlam degerlilige dair irade algi özgürlük ve aidiyeti olmayan kurgulanmis kaliplara girmis yerlesmisligiyle, sekli yontulmus rolü kesilmis piyesi oynak bicimi verilmis insanin her buyrulan KUTUPLASMALAR kavga nizahliligini saniyesini bile sogutmaya birakmaksizin öngörülmüse vaziyet alip, kurgulayan ve buyuranlar keyfiyetine tam itaatle hizaya girmemesi asla mümkün degildir.
Bu nedenledir ki gerek siserek, gerek sinerek, gerek kubararak ,gerek susarak, gerek karamsar, gerek cekinser ,gerek hantal ,gerek lacka, gerek lümpen, gerek kayitsiz, gerek, ilgisiz, gerek icinde bulunup taniklik ettigi yasamin bütün olus bitislerine iradesi öznesi yüklemi etkisi varligi yahut katilimciligi hic mi hic olmayan kendi halin terkedilislerini yapiskanlasip sivanarak; her kurguya amadeligin tüketim köleliginden ilgisiz itibarsiz dengesizlikler ve tutarsizliklara teslimiyeti pesinen kabullenir insanlik.
Ardindan sökülüp gelen SIDDETiN HER TÜRLÜSÜ, ayrilmaz akil fikir niyet yeltenis kasit bünye ve baglam bütünlügü birbirinden sorumlu orman yakan, toprak talanlayan, toplum gasp eden, ahlak bozan, trafik canavarlayan, adalet kanunsuzlayan, cikar ve keyfiyet güdümlü bütün yoz yaban aykiri hastalikli ve saplantili hüküm zorbaligiyla devlet millet toplum tanimazligin önünde durup üstünde hükümranlik ve hak iddasina tutusarak ayni zamanda tüm sosyal siyasal ekonomik kültürel degerleri kendi haciziymis gibi bütün kazanilmis degerleri dur durak bilmez sahsilestirmeye cöküp cullanacak, onru da aayaklar altina alacak, üretimi de emeksiz topraksiz insansiz birakacak, palasimi da, egitimi de, ulasimi da,sagligi da, müzigi de, sanati da, ilimi de, edebiyati da iletisimi de icinden cikilmaz yagma yikim harcina harac mezat kiralik ve kapatmaligi edecek, kadina ve cocuga da tecavüz edeceg hic kuskusuz ve kesindir.
Eskiden
Bugünün dünü tamıtamına kopyalanıp kuklalandığı darması dumanlı
Eskiden...
Krallar vardı tek sesli
Tek yüklemli
Tek söylemli
Kendi iyi degilse ve kendi iyi olmadigi halde kör kötürüm olanlariyla baskasinin hic iyi olmayan beterin beteri eziklik bozukluk sefillik hastalik mutsuzluk salgin ariza ören veranlarini iyilestirip tamir etmeye kalkisan veya kendinin hicbir hususta yetkin etkin olmadigi; ve baskasinin da onurlu huzurlu ilgili bilgili gecimli saglikli düzenli dengeli güvenli özgür özgüvenli olmalara hic mi hic alaka yatkinlik ve yakinlik göstermedigi iyilik güzellik canim cicim gülüm sunum gösterisciligi, muhtesem donanimlarla aklini fikrini özünü vicdanini sagligini haysiyetini bilgisini becerisini cesaretini sorumlulugunu paylasimini ün nam güc süs marka mal mülk para pul hirs ihtiras düskünlügünün kulluk köleligine yitirmis bozmus kaybetmis; saplantilar batagi, bunalimlar yiginagi, sorunlar cöplügü ve salginlar söhretlisidir.
Birbirine hic danisip görüsmeyen sürüklenis silsilelerinde birbirinden artip cogalarak, kusatildikca derinliginden cikissizliga birikttikleri bütün kahri cekilmez dertler sorunlar sarmalini iler tutar hic bir hayati degerlilikte dinc diri dingin özgün dirlikli saglikli bilgili becerikli hosgörülü yetkin saygin adil sevecen paylasimci saglikli üretken ve saglam yeri kalmamazcasina yasayip yasadiklarini aliskanlik haline getiren böylesi söhretlilik, hayatnin vazgecilmezi konumuna kalici kildigi korkuyu nefreti tiksintiyi dayaniksizligi tahammülsüzlügü doyumsuzlugu mutsuzlugu kavgayi kargasayi kaypakligi gerilimi bunalimi kayitsizligi karamsarligi kuskuyu endiseyi güvensizligi sevgisizligi zorbaligi adaletsizligi dengesizligi tutarsizligi onursuzlugu bencilligi bagnazligi cöküsü cürümeyi yozlasmayi hurafeyi karanligi kindarligi hasetligi fesatligi harami kabusu acimasizligi karmakarisikligi akildan ziyan fikirden harap düsünceden yoksun ahlaktan felaket vicdandan kör onurdan düsük sevgiden kesat saygidan azat sorumluluktan yitik bilgiden kopuk iletisimden sakat inanctan yobaz hukuktan haram daanismadan hor paylasimdan mahrum mikroplasma canavarlasmasini birbirine aktarir devreder ve bulastirir.
Korkunc ve kiyamet büyüklügünde insanliktan özünü itibarini aklini fikrini özgürlügünü vicdanini hukukunu dengesini sevgisini saygisini aliskanligini ahlakini bozmus berbat etmis yalnizlik yabancilasmasi sofralarindan, kendini hinca hinc yedire bitire beslenip cogalan zehirlesme siciliyle basi dertlere sorunlara bunalimlara kabarik nufus artirimi mesaisini saniyede bir degiskenlik göstererek en capsiz seviyesiz kivrak kaypakliliga varkik zenginlik gösterecegine avlanmis yemlenmis tavlanmis insanlik disi karakter ve kisilik kaybi, ayip gösteris hile pusu yalan dolan oyun dümen ihanet dalavere haksizlik hukuksuzluk itibarsizlik iradesizlik saygisizlik rezillik kepazelik acimasizlik asagilik alcaklik ve düsüklüklerde had hudut sinir tanimamanin hayati kendi haline terketme getirisi sonucudur.
Insanlik ölümünün toplu acilis gösterimi gibi toptan, kabaca ve kabala…
Yalana yanlisa harama yolsuza azgina sapkina vurguna soyguna sömürüye talana yikima agmaya özü yogrulmus, hamuru mayalanmis, günü egrilmis, ögünü serilmis, aliskanligi adanmis, ahlaki ismarlanmis,dengesizligi dogrulmus, ilgisi azmis, itibari sarsilmis, hayati büyütülmüs, niyeti meyillenmis sakat nufusa köklü sicilli kisilik ve karakter bozuklugunun yasamdaki eder degeri, gammaz dolasimli karsiliksiz pazar piyasasi ceksenedi gibidir.
Bu piyasada kurup tezgahlayan patrontari ve kiralik katili gibi onlara zagarcilik etmeyi en bas vazife bilen yalaka yardakcilarinirin disinda hickimseye haktan güvenceden varliktan dirlikten hukuktan gecimden huzurdan kirinti miktarinda bile pay düsmedigi gibi, herkesin hissesine haddinden ve tasiyabileceginden cok yetecek korku kaygi süphe tasa gam ihtiyat cekinge sinmislik susmusluk hastalik sayrilik soyulmusluk sömürülmüslk ezilmislik yenilmislik tepkisizlik caresizlik nafakasi vardir…..
Kara
Kuru
Yaşamdışıymış kabüllü kalabalıklarla
Milyonlarca sessizliğin toplamından bir olmuş
Cam arkası yığılıp birbirini düşlediklerinden habersiz
Gelen giden olursa bekleyişlerin görüntüsüzleriyle
Bop bidik bopbidik bopbidik bop…
Atlar arabalar yulaflar bugdaylar degirmenler sarampollenip devrilidigi
Toprak…
Yeryüzü dedigin eli yüzü kan…
Muhalefeti gelse ayni seyi kacinilmasiz
Aynisini yapacagi Bop saltanati mahkumiyet muhtarligindan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!