Tüm dünyada eszamanli olarak patlatilip saldirganlastirilan
Yalan
Talan
Zulüm
Dikta
Diretme
Dogar dogmaz demir beton plastik sunta kaucuk buzlucam naylon sentetik hormonik zehir zarar zulüm kusatilmisligiyla besikten mezara kurgulanmis kaydedilmis tutsak bir hayati ruhuna ve bedenine kapsayip özümseyip sindiren insan, cümle alemi corak cöllesme cöplügüyle BOZGUN edat tümlec baglac zarf zamir fiillerinden kaplanarak kaydi tutulan isimsiz sifatsiz yükle yüklemli harabe nesnesi gibidir.
Dogar dogmaz daha…
Rengi kokusu hareketi durusu görünüsü vasfi niteligi tutumu tavri tatsiz tuzsuz olus bitislere kökten tutsak ve gebe, bütün katilimciligini ve duyarliligini hicbir yasamsal özgünlükte varlik gösterememeye temelden yitirip kaybetmisligin akil fikir ilim hukuk deneyim birikim yoksunluguyla, algisini sanki dünya kuruldu kurulali bagimli güdümlü etkisiz yapay soguk soyut uzak disardan karamsar kisitli muglak bulanik yenik ölgün kayitsiz edilgen yedek bikkin bezgin bitik batak kurak karisik dolasik gergin hantal yilgin caresiz tutarsiz kendiliginden teslimiyetci talimlere terbiye olmakla deger sahibi kisilige erisip güc kudrete kavusacaginin aldanisini ölerek yasar, yahut yasamadan ölür insan…
Her firsatta biraz marul biraz erik biraz maydanoz biraz tuz biraz domates biraz yag biraz acur biraz nar biraz mandalin biraz karpuz biraz patetes biraz tahil biraz incir biraz fasulye biraz seker biraz lokum vs. vs ana hayat malzemesinden hücrelenip dogarak insana büyüdügünü idda eden varlik sahibi, fizigi kimyasi paradan baska tanri tanimayan soygun-sömürü dükkani labaratuarciliktan sagligi sihhati hakki huzuru yerliyerinde olmamaya bozulup berbat edildiginden beri, ne insanin ne de insan etrafli dünya hayatinin zerre miktar dengesi düzeni vardir ve hali gidisi harap verandir.
Körfez savaslari boyunca Petrokimyasal Savas sarhoslugu üzerinden yillar yili savas salgin soygun sömürü kurucularinin ayakcisi olarak birbirini yiyip bitirme piyonlugu yapmanin diger uzanrtisi IRAN, Irak`in bütün yeryüzü katliamciari tarafindan ac ve kuduz köpek kuzgunlar gibi paramparca edilisini en yakin yerden bakip seyredip adeta durumdan istifade cikarircasina kenardan kivirdiginin aynisini Rusya….taaaa ki sira birgün kendilerine de gelecegi ihtimalini SURIYE´de kiyimamet labaratuarina cevirdigi bugünlerde; sayisiz aldanis ve karsiliksiz kullanimlarin (bir koyup bes alma Özal Bop tasaronculugu ihalesinden ve bizi temsil etmeyen iradesizliklerden) hesabi ölcülmez kayip ve zararlarindan geri dönmelere niyet dogrultan sevgili ülkemiz Türkiye, Yurtta Sulh Cihanda Sulh Atatürk`cülügünü bir kez daha tarih ve insanlik önünde hakli cikarmisken..
Bu bakimdan Rus Iran Yuroamerika Japon Cin Israil Avusturalya Kanada hepsi ve her biri, zaman zaman danisikli ögüslerle ve zaman aman palavra numarali küresel büyüklük formatinda tek basina kirli kanli piyasa pazari ic güclerle haydut haramilik dükkanciligi cekip cevirirken, kendi oyuunu kurup kurcalayip yazboz ediyor kimyasi fizigi insandan bozgun, hepsini hepsiyle katip karistirip savas soygun sömürü ortak payda hissesiyle mümkün olan en süper parlakligi kendinden ötelerde kudurtup azdirarak kazanca kundaklayan iblishane.
Sevda konağında üç beş gün derken
Seni haraba çalan tellerin diline öksüz düştüğüm
Sesin bir gamlı
Fısıltıların deli poyrazları bastıran tellale
Yar misin,
Sevgili mi,
Hayatın dağı deresi olduğu ıspatla
Gözünün uğrunda duruyordu üstünde yaşadığı
Ve küçük yalpalanmaları vardı hayatın
Sırtı kendini taşıyabilecek insanların ancak
Şiddetine ve sarsıntısına dayanabileceği
Dümdüz ve sövüşkün ölüşmek değildi
Öperken
Sorulmaz ki dokunduğu yerde iz bırakan sarılmalarla yaralı
Severken ha gitmişsin
Ha gelmişsin öperek çiçeği burnunda ne bahar bir sözü
Sevmekten deriiin bir sus
Okurken yürekten ne titrerse ahvali insan sıcaklığının hece hece
Türkiye Cumhuriyetiyle hesaplastik bop yikim ortakligini görmezden gelip
Duymaz görmez anlamaz bilmezden gelip pawelgül gibi
Kalp kalbe ve kafa kafaya ayni niyet ayak oyunlarinin iki sayfa dokuz maddesini
Atatürkü
Türklügü
Bir ve bütün Türkiye`yi yerinden yurdundan ormansiz köysüz kasabasiz
Altın gümüşlüler yumurtlattıracağım diye
İnadına inadına istanbullara karşı işkıvıran
İstanbulcu işpoştacı
Ne içmişse içmiş zom zum
Zemzem zam zurra
Herşeyi çatal çarpık görenden birbirine karıştırmış
Birgün
Ela gözlerine küskün kırcılar yağarsa
Semtinde pusulası şaşkın rüzgarların birgün
Senin ahına aman vermediği
Birgün bahçendeki bütün sevdiğin ağaçlar
Güneşin gölgeliklerine el çekip esastan
İyi ki de gelmişim kendime
İyi ki de baygın düşmüşüm aşkın yurdunda neler var diye
İyi ki de bakmışım kapısından içerlereine kalbimin
Sevmişim iyi ki de
Al ile moru
Kara ile kahverengini
Yan Fülüt
Çello
Ötekiler...Yaylılar...Vurmalı vurmasızlar
Daha ne istenebilir ki
Günü klasikten açmışsa kar
Daha ne dinlenebilir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!