Apansizin
Nuh demissem…
Bagli ve yan cümlesine hic kuskusuz ki peygamber de..
Veresiyesine ödünc kayik körük ve rüzgarlarla
Dagi assin asmasin yol
Gelsin gelmesin dolmus
Buza beyaza
Tebessüm eden
Duygu düşüncelerin yansıdığı yüzünle dünya kendi aynasında kuruluyor, sonsuzluğun ismi cismini özenip bezeniyor
Kumrular güvercini çırpındığın kanatlardan güneşle bakışıp gülümseyerek
Senin el kol hareketlerinden dökülüp düşüyor toprağına ve tabiatına çiçekleşen her güzellik
Buralar sana giden yolun kardelen kışı
Ne yolcuya yolun yorgunu yükü
Ne yol sonu menzile yolcusu gelip gelmeyceginin kaygisi sorulur
Halinden bellidir dogruysa
Haktansa
Dürüstse
Yürekliyse
Sarap olacakmis diye sonbahar baglari
Sorsalardi söylerdim ben icmeden kibritsiz kivilcimsiz yandigim sarhosu
Olmus olmamis,
Kendi sagnaginda yelken yüzdürüken güz hazan
Ötesi yoktu kilitsiz kapisiz bir gazeller bayirinda hal hatir soran demlerden
Kizlar diyari güller bahcesiymis ne diyim kurdum sofrayi yele poyraza…
Biliyorum ki sevgililer arasında yarde yareliktesin
Biliyorum ki hardasın kışın
Kardasın koynuna girdiğin buzun
Hesabı aşka kesik sır diye bir yaradasın
Çünkü yar dediğinde duvaklarını kendiliğinden çözer ayna
Gülaçan tomurcuklarla gipgizli bir müjdeyi yerine ulaştıran yangınlıkla
Güzelliği güneşe yansıyan göklerden
Sen kimsin diye sormuşlarsa sırrımsın
Dünya hozan-bozan bahçelerde baharsıza kalmış gibi susuşlara üşürken
Çağıltısı durgun ırmakların şekerpınarıydı adın
Zamanda hazan, bende hazin, sende göç...
Vakti souyan yaz kırlangıçlarının ağır knatlarıydı saklı koynun
Ölen yolcudur
Unutansa temelli ölür, dolu dolu gönlümde fikrimde aklimdasin…!
Bir tohumdan binlerce ekin dogar
Bir avuc sevgiden binlerce mutluluk
Uzak daglarin ardinda, gidilmez yollarin bilinmezinde, gün aydinlanir
Toprak isinir
Bu rüzgar dinlenedursun bu degirmende bir müddet
Sakli sandiktaki derde sevince poyraz dügümleriyle bagli yerinden
Parmak izlerini güzelliklerle mühürleyip süsleyen ciceklere bir müddet
Bahara
Yaza
Hayat denen hengameye ve dünya denen bahceye
Sirenler çığlıklarına nöbet kurmadan
Bağlı kalmadan etekleri zil çalan ürkek korkak tedirginliklere
Eğer aşk kendi adıyla çağırıyorsa gizli ve sessiz
Kurtuluşu yoktur mutlaka bir yolunu bularak dünyaya gelecek
İlgili kalbe sızacak
Hayata adım adım büyüyecektir
Bir garip hal yorandan insan derlerdi oysaki sevene
Hoşgelmişsin naçarında sağıldığında vakit sürgünü canevi
Uyku tutmayan düşlerarası sefilliklerde karanlığa bile dostum diyerek
İnsan derlerdi kalabalık, üryan ve yetim
İnsan derlerdi düşünce habersiz bir korun gizli yanan ocağına
Simsiyaha dönünceye kadar bilesine aldırış etmeden kara sevdalığının




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!