Kıblesi sevmekten olunca sevenin
Herbir doğurganlığa tavlanmış topraklar misali
Geniş
İç açıcı
Ve güvenli
Cılız dere sularına dudaklarıyla değip dokunmaları bile
Calarsaatlerin ne günahi boynuna ne sevabi müstakilden mülayim
Duraksatmadan dünü yarina
Günü yirmidört saatse yirmidört…
Tutmadan nefesi cürümeye terkle
Biraz at
Biraz su
Inancini itibarini ilgisini ahlakini aklini vicdanini fikrini kita sahanligi birbiriyle bogusup bozusmaktan yilmis yorulmus ve birbirine üstün gelmeler ugruna gerek birbiri üstünde ve gerekse kusattiklari kiyim katliam kosullarina denemedik hicbir vahset manyakliligi birakmayan soygun sömürü yayilmaciliginin Avrupa`dan yüklenip karakterist her türlü geri dönüsümcülügü karsilikli paslasarak yerlesik düzen halini aldigi topyekün cellat cürüm merkezidir Amerika Birlesik Devleleri.
Kökten varolanlarina yerlesip yayildikca sinirsiz sorgusuz tehdit baski korku karanlik yozlasma sevgisizlik doyumsuzluk acimasizlik yalnizlik yabancilik kisiliksizlik yilginlik bencillik bunalim gerilim ayrisma ve catismalar ekleyip örgütleyerek, olabilecek en sapkin insanlik disiligini güttügü niyet ve cikarlari icabindan tasarimlayip özendiren bütün ileri ve geliskin düzeyliigin hem adi, hem de ilk akla gelen adresidir AVRUPA eskisi dogumlu Amerika Birlesik Devletleri.
Bunda ölcü herzaman ROMA kalintisi beyligim beylik kanun hükmündeki zorbaliga kralliga keyfilige sorgulanamazliliga hukuksuzluga basibozuk ve basinabuyruk her tanri yerine konulmakla kendini esdeger sayan yeryüzü cellat cinayet arenasidir. Bu arenada en büyük tasiyici kiris ve kolonlariysa durumdan yürüttügü dalkavukluk hisse ve payinca kendine vucut verilmis olan haysiyeti bes paralik kültür inanc ve iletisim kilifli yalaka soytarilaridir.
Ve böylece sifatini zamirini edatini fiilini ismini cismini bagini ilgisini baglacini insanlik özü ve sözünden yitiren ( kusatma esiri ve yayilmacilik kulkurbani ) kafasi kalbi bozuk sahsiyetsizlik; yalan konusur, yanlis davranir, haram yer, hirsizliga alisir, hirsa kapilir, kin güder, bencillesir, acimasizlasir, gerilime baglanir, bunalima bürünür, sapkin giyer, hukuksuzluk edinir, kuskudan gecinir, fitneden beslenir, ölümden krsaklanir zulüm ve kahir küfürlülügün halini dilini din iman diye kosullanip sartlanir.
Bu yönüyle Divan ve Tanzimat Edebiyati kendi ifadesini kullanmayan ifadesizligin derinlesip baskalasarak tanik ve yükleyici oldugu hayatini sahipsiz sürgünlere soyut sekilsel uzak yitik ve yoksul birakmayi getirdi. Bu bakimdan günboyu ille özendigine birebir benzemeler ugruna kaliplasip körelmeyi sanatin resmin sinemanin edebiyatin müzigin mecburi makam dairesi olarak varsayilip devamli toplumdan kopukluklar toplum yerine arsivlenip vitrinlendirildi. Üretmeden kazanamadigi dünyasini devamli azalan degerler yagmaciligina bedel olarak körlük siglik korku siddet sefalet zorbalik hiclik yorgunluk bikkinlik cilekeslik caresizlik cürüme yozlasma fitne-fesatlik cöküsleri yogunlugunda, en azgin soyut ve sapkinliklar bagimlilastirilip kendine hali yolu hayri dokunmayan insan sekil ve suretleri uydurulup üretildi.
Ünlü cukurunu doldurmanin akibetine ugrayip ve Divan-Tanzimat karisimi oralardan bugünün buralarina gele gele, yikim yiginlasmalarinin yidip güttügü SIDDET bagimlisi duygusuz duyarsizliga mezarlastirdigini ASK, sevgi ,sorumluluk fiyakasi sunumunda alim satim degerlisi olarak görüp bilen, sürekli tükenisin sanatci siyasetci edebiyatci müzikci resimci ACI GEViNiMLi acilimlarinin toplam topyekün karmakarisigina haciz gitmekte Türkiye.
Ekim bu aralar
Kur ve caka farkiyla düne
Henüz güne dogmamis isigin
Henüz karanlik sokaklardan gecmeden
Dolasmadan örülmeden
Henüz tezgahina gelmeden nizahli kahirli kuskunun derdin ve kederin
Akşam akşam böyle..
Büyüdükçe büyüyen hüzün alacası ikramlara sargın sarmaşık
Cigaralı kederin lisanslı buruklukları efkara çekip düşe yorduğu
Sandalyasına yığılmış bir eşik önü
Ya da pencere dibinde uzakların alıp götürdüğü kendinden bi habere derin suskunluk
Yan etkileri şeker şerbet acısında yutkunup denenmiş zincirden yahut kayıştan
Dünya fani
Dolasip dönen devran yalan
Uzak yorgun demeden agitlar icinde bir rüyaya dogup
Uyanarak gelen ömür kervaniysa göcüp gitmek de hakka esastir elbet..
Lakin cokca bir cerci ceyizidir ömür heybesindeki
Karli kislar sarisicak yazlar doludizgin güzler
Canla basla
Püsküllenir pürlenirken sögütler
Daglara kurdugu salincagini topugunda camur getiren mevsim kardelen
Cemrelerin havaya suya ve topraga düsme takvimli yapraklarina
Esiklere kadar gelen bahar yorgunlugundan yollanmis yazisiz bir mektuptur
Ki, perdede pervanede canla basla, mesken mahal bize simdi
Yazi yazinca kalan
Tarifiyse hayaldir...
ucar gider
Sen, yine bildigin Iskeleye gel, yorgunsa bile Harmanin
tahtalari hala bizi tasiyacaktir O, ahsap Dünya
Mumlarini yakipta belki hala sönmedigine
Üc asagi bes yukari
Ihtimaldir gittigin gülistan gül hanlari geldigin dikenli telörgüye gardiyan
Üc asagi bes yukari kisa bir zamana ömür diye söylendigin bahanerle calarsaatsiz
Topuklarinda iz
Gönlünde bag
Düslerinde düsüncende bir dem bir nefes bashtiyar olmaktaki heves
Iç karartıcı
Derinliklerde ilerlemekte zorlanan yolun
Kamyon tekerinden oyulmuş izler gibi gölgesini kaybettiği çamurlu bir şarampolde kendini bulduğu
Sis ve soğuk dolanıp yürüyordu kızıl kiremitli çatılarda
Onu bunu boş vere gide kalın duvarlarla kaplı soğuk bir örtüye bürünen bulanık bir şehir gibi
Evvelce aşkla donanmış bir odaya girdiğinde kirlileri kapıda bırakıp öyle basıyordu dünya hanesine insan , ya şimdi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!