Buruk kirik hayaller üstüne esen güz rüzgarlarinin
Ucundan tutup yer yapan sarilar solgunlar ismicismini
Alda yanilmis mavide uzak yesilde kayip morda yürek yoran efkara
Ne aldin ne sattin sanki ey ciglik dolusu lal
Kanatlari bütün göcleri sarmis yüklenmis kuslarcasina
Ne tarttin neyinden ne artirdin ki önün etrafin hep
Cile cekimli keder gam
Huzuru bulur bulmaz bozgun bulanik firtina öncelerinin
Bir yudum hayat tadinda dem sürümü neseden
Yoruldukca incelip üzülen tespih seyrine hersey kendi masal
Sustugu zamanlarin calar saati misali uzaklari cagirmak kuslarla
Bu devran dertli mi dertli
Kavruk leblebiye
Kara üzüm, her aksam her aksam
Herseyin bir denklestiren saglamasi varsa eger bagirsak dügümlenmesi filan
Askinti musallatlarda kendi ölüsünü kendi hayaliyle yuyup yikamaktan
Oraya ugramayacaksa yol
Esans
Cokey..
Egerini yularini arabasini katir pazarindan buldugu gibi
Bulur bulmaz rest ceken kumara iskabilesmis mamül gibi
Rus ruletcisi Putin…
Agir korsan ivanov ve petrov gün mesaisinden cokey..
Kuluncunu kirmak icin kendiliginden yikilip devrilen judo takiminin
Donanmış olmak gerekir
Adım adım kendimize yetiştiğimiz insanlıkla
Çiğ ve çıplaklıklardan
Korunaklı ve barınaklı kişilikleri emekleye emekleye yol yordamını kazanıp
Ölürüz yoksa
Bizimle birlikte bize benzeyen hayat da ölür
Kagni yolagindan
Yikini yikinmez göz gözü görmedigine toz duman
Dagiliyordu bir dünya bir dünyaya bitiyordu hernefes kumru güvercin
Zar zor fisiltilar arasinda yolunan otlar cigergahim bende perisan
Ciksa dolunay sarpalari gizi kayip yollara savkisa cira
Dikenler keven keven karsi gelen sararmis solmus sonbahar
Seninle bir kent doğar hergün
Sonra alıştığın yer olur gittiğin geldiğin
Niye uyuduğuyun ipuçlarından
Yeni çığırlara
Varolanların ucu bucağında
Zil çalar ya da çalmaz farketmez
Kim derdi ki yolunu ve yönünü güze eyleyip
Dolanip dönmekte olan devran yoruldukca sonbaharlara miskin olacak
Ansizin ve hazirliksiz ulasan tez postalar sürgün savrulup yelde yamacta
Telgrafsiz kuslarin konup göctügü saylara meram sarandan
Solgun bir hevesin döküln yapraklariyla kim derdi ki,
Bu sarilip kucaklayan hasret rüzgarlari sana ve bu cümle cevapsiz dünya senden
Golü gördün mü golü…?
Macin tam ortadiregi yanindandan auta cikmis ahalisi bol trübün
Golü gördün mü golü ancak buldugu
Fakat kendine kaybolmus hayata havlu atan bütün bosluklari
Zimmetine gecirttirmis tarifsiz tanimsizligin, golünü gördün mü golünü
Ters faso düz calim harrri kirri hüner
Serce ve ürkek
Bir ucunda bir ucuna tedirginligi zapteden bakislara cirpinarak
Pasli bicaklar tuzagindan yaralanmis gibi sanki cicekce zakkum
Zamanla lades tutusup güzün
En derin ve darmadaginik yerinde nefes alip can soluyor
Sancisindan duramadigi gizlisi sakli hasrettir belki




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!