Oysa daha yapilacak ne cok sey vardir
Sisler dumanlar arasindan siyrilip acildikca günün penceresi
Perde perde duvaklar cözüp topragina düsen yollar irmaklar dereler daglar
Hircin bir deniz iken koy kiyi ve sahil
Uslanmaz dalgasina tutuldugu saroslugunu söyleyip dinleyen
Cig damlasi cisil yagmurcuk ve firtina kuslariyla süre savura
Belki bir tütün tabakasi
Yahut vasati kirk cöp kibrit
Yagligina sararak bu da benden hatira kalsin diye dünya aleme
Belki aristak arsinda, süt ödünclerine bel veren kertikte
Kapinin günyüzü araligindan bakarak yagmura rüzgara kara borana
Belki de kilitsiz kumbarasiz insan teninden can senliginin
Hep ayni telden cigirip calan
Yilgin topuklu kamcilara kurulu plaklar bugün bu zaman
Bugün buzaman hepy gut taym fullll volüm arabiyan darbuk….
Dumbur da dumbur dumbur da dum dum dum bak….
Son fiyat yüksek fatura giyimli elektirikli fabrikasindan ayar
Annelerinin cici bici dükkanindan okurtup
Dünya döndükçe yeni şeyler bulup bilecek insan
Sonsuz bir ilim denizinden damla olduğunun farkına vara vara daha
Daha bir büyüdükce küçülecek aklının almadığı uzaklıklara
Ama ne eski dün
Taze yarından daha kıymetli diye bir iddaya tutuşup güzeller içinde biricik dünya
Ancak devranında dönecek kadar aşka yetişip
Toz duman bir otobüs yolculugudur
Üstü acik agaclarin derelerin daglarin ve topragin
Kimsesiz tenekeden catilari olan ücrada bekleyen yol kenarina
Pasli ve külüstür cöl yanginlariyla kavrulmus leyleklerin kursaginda damla su
Güvercinlerin gagasinda kurak zeytin dallari
Her yikilip devrilen karartiyi kendine benzeterek cirpinan cigliklardan
Veresiyeler listesinin
Tomurcuk dalindan polenlenmis mayis cicegini
Haziran igdesini
Yaz gülünü ve güz hardalini
Baglar bahcelere cemre düsüren provasiz ahval ve akibetin irat günlügünden beri
Tutulmus ellerden kopunca yol yolcusundan irar, gün biter, dünya dagilir
Dünya kitabında kayda değer
Yıkılmaz silinmez kütüğü künyesi ve sicili yazılı olandan
Kızılkaya,alacadağ,kavakpınarı,çatak, dodurga,edremit,torbalı, kırkağaç, tire, söke, yoncalı, haymana, salihli, kumluca, bahçedere, susuzören,çal, esme, gediz,kula,göçek, çukurincir..
Poyrazdamları, nergiz,ören, akyaka, elmalı,kınık,beldibi, kasaba, dalyan, serik, kundu,seydişehir, viranşehir, beyşehir,karkın,ermenek,ereğli, mut, ayrancı,ulukışla,çamardı,çamlıyayla,başakpınar, yeşilhisar, yahyalı, sızır, çandır, çayıralan, turhal, yeşilyurt, akbelen, erbaa,kavak, vezirköprü, bafra,suluova, merzifon,kazankaya, iskilip ,osmancık,boyabat, taşköprü, sarıkum, ovacık,kuzkaya, pınarbaşı, bartın, ereğli,gerede,kaynaşlı, şile, sapanca, gölyaka,derince, alaçam, çakıl, erdek, gemlik,belek,aydıncık, gülnar,erdemli,değirmendere,tarsus,sikifke, yenice,pozantı,aladağ, afşin, tufanbeyli , altınyayla,yıldızeli,niksar, görele,aybastı,bulancak, şebinhisar, imranlı,araklı,ünye,mesudiye, kozan, şiran, erzin, yarpuz, kırıkhan,elbeyli, siverek , oğuzeli, elbistan, nizip,narlı ergani, halfeti, derik, tercan,ılıcalar, arpalı,ardeşen,hopa,ovacık, arapgir, akmeşe , divriğ, hekimhan, bozova, silvan,kozluk, dumlu, ispir, pasinler, tekman, şavşat ,çıldır, arpaçay, oltu, kağızman,bulanık,karlıova, horasan, gürpınar, çaldıran, doğansu, erzin, divriğ, kozaklı, hayrabolu, evreşe, kırıkhan, kozan, erciş, doğubeyazıt, gülveren….
Şiir gibisin be mübarek
Dilde yar aşkta diyar gözde gönülde ülkeler incisi nazlı belde sevgili yurdum
Gögüs kafesim kör kütük meyhane sanki
Los adimlar esliginde kafa bir yanda saz bir yanda vilayet bir yanda
Yokustan asagilara dogru
Yuvarlandikca büyüyen kar daglari gibiyi bilirsen eger
Bir kus var orada kumru mu deseeem
Desem ki güvercin..
Başında ılgınılıman gün ve ağustos mavisi
Pırıl pırıl çivit, güzelliğe terkolan
Etrafı oyalısı kanaviçilerin
Üstüne gün vuran suları seyrederken güneş
Barkına gün doğup hayali uçuklara kaçakken zaman firari
Ne anlamsız şeydir
Cerrah olan bir yara vardi taaa eskiden, ezelden eskiden, insanlik gibi mesela; ve yagmurun karin toza topraga dünya bir hayati yorup, doyup kanmak sehmini dalda tüneyen serce kuslarinki ve yerin taaa dibinde evlenip barklanan karincalarinki kadar, sardiysan gönlünü, nerden bakarsan bak en az ikiye bölüsebilecegin hem dünya azik katik dürümüydü yavandan sogandan, hem de catal yüregin evden yola cikip, hic sönmeyen fabrika bacalarinda yahut maden ocaklarinda deyim yerindeyse ögününü ücretini tastan kömürden ve demirden cikararak, doktorlara LOKMAN -DERMAN yalvar yakarmadan, dilenmeden carsi bazar meydan köprü saat yahut kuledeki sehri, üstüne kar yagincaya kadar ekin edip evirip isleyen , söyle be sevgili insan söyle, klarnet darbuka calmasa da olur bu seferligine hic degilse, bir ismin vardi , bir kiymetli hatirin, mektuksuz ve arabulucusuz konusup danisip bir kutlu sulh söyleyip hem dinlemeye, ya sen nasilsin üzümleri hozan olan gazel bagimizda, bu sonsuz sessizlikte hangi demde devrandasin, isligin ne mizikadan calar neyi dinler yarandaki yalnizlik sizisi, hele de bir, ortak yasama sevincimizin simsicacik kalbinde hangi pervanedir seni esen dilsiz rüzgar, yönün yolun günün , ne vakit nicesin..?
Subat / 22




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!