Git ordan biraz tezek mezek
Bulamadiysan kuru kütüklerde, kavruk asmalarla yalimalazini beraber yanmaya
Kizak gibi aynadir,
Ayna gibiyse kizzzak…
Sabahini zor eden gecelerce köpek ulumalarinin dagi dereyi titretip sardigi
Simsicak düslerinden cocuklugun
Dostum..
Sis cökmüs daga düze kapiya
Olsun diyorsun
Dostum sokak cadde aynasina bakip da görünmez uzak
Olsun diyorsun
Seviyesiz dengesiz düzeysiz insanlardan ve olgulardan bahsetme bana
Kapi tokmaklari calinmis bir dügünse
Acildiginda avlunun kapisi devrilen kalabaligin gügüm suyu
Ve elleri tellerde gezen lir..
Davulun gürültüler koparan seni bana cagrisidir
Duman sardiginda karsi yamaclardan bosalan sessizlik neyse ki..
Henüz yayina verilmemis baharin
Seyri uzun bakislarla zira
Bense ki ay savkindan gündogumuna safaklar sökününü yidip gütmenin
Ikindiler ortasindayim galiba aksam okunmaya yakin
Bense ki zira,
Poyrazayaz gece yarilarini kuytu cigliklarda koyup tipilere düserek
Savrulmus zaman araliklarina fisiltilar siralayip sayfalayan
Görmeden..
Soluyarak bütün günleri saatleri senelere yillara
Cocuklarin düsleri ve hayalleri pesinden gelecege giderek
Dogrusu ne güzel..!
Güvenlik kodlarini zihinsel tel örgülerini ve sifre duvarlarini asabilmenin gücüyle
Hic de öyle gereksiz belirsiz uzaklara sürüklenip tasinmadan
Ne borsacilarin banka hazinecileri
Ne hazinesini saymakla bitiremeyen nemrutlamasina firavun
Aklinda sabitleyip tutamadigi zamana kim ne verdiydi
Kimin kimden alacagi ne
Ne duydu ne bildi ne anladi
Tanri misafirisin dedigi herkese mütahitlerinin kacak binalari
Gündogumu pancurlarina yüklenip zorlayan
Icerisi dolu cam yüzünde donup kalan günün aydinligi ve sabahin seheri
Ambarda bir avuc zahire,
Nohut odalarda bir tutam karanfil kokusuydu belki
Sazliklarin dere boyu sulariyla gölde gölette kendine sarhos pinar
Kuslarin gölgeleri daglarin karaltilari gögün yaz sicakligi karma karisik..
Tuzu ekmegi sogani zeytini marulu ve tursili unutma haaaaaa
Diyeceksin …
Madem duvarin gölge dibindesin
Madem gelene gecene naaber ,
Nedir nereyesin böyle dalga dümenleyeceksin
Hic degilse agir oturdugun avaranin…
Ormandan sonra
Sonlarina dogru yavaslayip yorulurken yaz
Ikindi vaktini aksama yakin bicilmis tarlalar cayir cimen kokuyorken
Esiyordu yorgun bir oturakta beni durduran firari semtim
Birden bire bir kedi sapsari
Boynunda eskimis künyesiyle kimdir nerelisi okunup anlasilmayan
Giden senelerden kalma
Kulpu kopuk bakraçlar kadar eski , çorak kuyular kadar dilsiz susuz ve derin
Gri kanatlarıyla kafeste çırpınan zamana
Göz kararı
Gönül rızasından
Gonca kurusundan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!