Dünya fani
Dolasip dönen devran yalan
Uzak yorgun demeden agitlar icinde bir rüyaya dogup
Uyanarak gelen ömür kervaniysa göcüp gitmek de hakka esastir elbet..
Lakin cokca bir cerci ceyizidir ömür heybesindeki
Karli kislar sarisicak yazlar doludizgin güzler
Canla basla
Püsküllenir pürlenirken sögütler
Daglara kurdugu salincagini topugunda camur getiren mevsim kardelen
Cemrelerin havaya suya ve topraga düsme takvimli yapraklarina
Esiklere kadar gelen bahar yorgunlugundan yollanmis yazisiz bir mektuptur
Ki, perdede pervanede canla basla, mesken mahal bize simdi
Yazi yazinca kalan
Tarifiyse hayaldir...
ucar gider
Sen, yine bildigin Iskeleye gel, yorgunsa bile Harmanin
tahtalari hala bizi tasiyacaktir O, ahsap Dünya
Mumlarini yakipta belki hala sönmedigine
Üc asagi bes yukari
Ihtimaldir gittigin gülistan gül hanlari geldigin dikenli telörgüye gardiyan
Üc asagi bes yukari kisa bir zamana ömür diye söylendigin bahanerle calarsaatsiz
Topuklarinda iz
Gönlünde bag
Düslerinde düsüncende bir dem bir nefes bashtiyar olmaktaki heves
Iç karartıcı
Derinliklerde ilerlemekte zorlanan yolun
Kamyon tekerinden oyulmuş izler gibi gölgesini kaybettiği çamurlu bir şarampolde kendini bulduğu
Sis ve soğuk dolanıp yürüyordu kızıl kiremitli çatılarda
Onu bunu boş vere gide kalın duvarlarla kaplı soğuk bir örtüye bürünen bulanık bir şehir gibi
Evvelce aşkla donanmış bir odaya girdiğinde kirlileri kapıda bırakıp öyle basıyordu dünya hanesine insan , ya şimdi.
Bir yer biliyorsan kalbin kadar yakın
Biryer biliyorsan sevmek kadar emin ve güzel
Bir hal biliyorsan aşk yangını buza ve bulutlara karışık hasretle
Bir yol biliyorsan durmaksızın yürümelisin meylini
Hani dalıp da başkaya sapsan
Seninle birlikte yoşunup ve seninle birlikte aşınıp
Sevmek mi…?
Sevmek…
Cok daha ötesi tutkun desen az
Tiryaki desen eksik
Divane desen yetmez yetismez az eksik ve yetersiz
Kimin var böylesi yerde su
Kim ne derlere acep üzer miyim küstürür ödülden takdirnamesinden begeni armağanından mı olurum endişesi kaygısı tereddütü talim ve talimatı üzerine sabitler saplanırsan kendinle beraber aklı fikri sözü yazıy tutumu davranışı kalbi kafayı , anlamı değeri kişiliği karakterine özgürce ve özgün iradelerde müzik resim edebiyat sinema hiç bir sanat dalı ve kolundan iler tutar icra edemezsin. Çünkü denk geldiğinde kendini bile sorgulayan kimseye ve hiç bir şarta yancılığa dangalaklığa dalkavukluğa yakakalığa dayatmacı zorbalıpa yahut koşula eğilip yamulup bükülmeksizin kendi vicdanı ve tanıklığı yalnız başınalığın herşeyi kafaya takıp gönülde yoran aykırı yüreklilikte hakikatli gerçekliğiyle hakkından ve üstesinden gelebileceği incelik ve zerafetin emeği sorumluluğu tutarlılığı titizliği özverisi özgüveni bilgisi cesareti becerisi dahilinde hassasiyetidir , söz konusu tüm sanat edebiyat ve diğer değerler duyguya düşünceye tekabül dil ve dağarcık incileri .
Eğer edinip sağlayamadığı özgün kişilikli, özgür iradeli davranışlı yaklaşımlı ve ifadeli karakterde yazıya söze ilgiye ve ilişkiye alakadar değilse insan, kısıtlı kapalı köhne yozlaşmış çürümüş ve kokuşmuş birbiri tekrarı bağımlılığında hayata hiç bir tanıklığı ve yakınlığı olmayan mükemmeliyetçi kusursuzluğa imrentili aklı fikri herşeyi heba, kof kirli karışık kısır kurak ve kuru üretir ve biriktirir. Bu sayede de bütün insan delerliliğine dair üretken verimlilikkerden yıpranıp yozunduğu gibi, olanlarını da toptan hepten ve yeniden kazanması mümkünsğzlüğe harcar kaybeder ve tüketir. Çünkü..:
Bölük pörçük sinik sönük suskun hasarlı arızalı kıyaslanamaz ölçülerin koşulsuz itaatkarı ve uyumlusu toplum denetim güdümlülüğüyle; hiç hız kesmeyen ve sürekli kapasite artıran rekor üstüne rekor kırımlarının hepten devrilip tamamen cansız cesede yıkılıncaya kadar kafeslenmiş olan kapan kıskacı çevrim çarkın tüketim bağımlısı ve üretim kölesi daim dönümünde, hamster demokrasisidir, emir- buyruk sahiplerinin çıkarına sanatı siyaseti sözü yazıyı kullanım endüstrisi ve yatırım mülkü görüp bilerek herkesin en müsait özgürlük ve insan haklarını aslı esası yoktan talim terbiye ve temsil ettiği .
Bilinmezin pusulasında
Hırpalama
Yaralama
Yıpranma ve kırılma noktalarından ucu açık bir sınır
Öyküsüz kavşaklar gibi rehin düştüğü fenadan
Birbirine denk düşmeyen yabancı hayatların işlediği
Çünkü görünen eden mahsus muhabbet şundandır
Kim Hak ile ömrünü yeksan etmek dilemiş
O halde bütün kendine varan basamakları sevmenin adımlarıyla dizleyen
Kim gönül pusulası elinden ve yine aşkın kat makamına kalbinin
Dilde ince lisan, dudakta süzüllerden binbir dem
Kim adına sözaldığı bütün sahiplenmelerin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!