Mevsim elveda iken
Sormus olup derdi tasayi kardelene güle hozana
Duldada bahar poyrazda hazan
Desinlerki kar sularindan akip giden misali caglayan irmaktir
Eriyip de vakti zamanin vebalini üstüne alan mum gibi
Gelir catar birgün hüznün hüsran hali ziyaret
Çakmağını bulunca yanar mı buz ayaz
Niye yanmasın yanar
Evden çıkar çıkmaz gah yürür gah dura dura
Gün doğmadan neler nelerle dağlar kar düzler çamur yollar buz
Ayak basan her yer potinden kalan izde sırta sarılı göynek
Ve bağrı döşü tipiler kucağı firari gocuk
Dulugu avurdu siskin bit pazarcigin
Eli etegine katiyyen kivrakca dizgindüzümcük
Tulumbadan hortum körükleyerek hem yangin hem afet seylere
Bazi bazi dudaktaki dilber
Bazi bazi zehir satip zügürt sacan terazi pullu pulsuz büber
Kimi bazi her sahaneden kostak kenarli degirmi boncuk
Zihin altları sefilliklerle dolu
Sormadan etmeden şunca yaşına değmiş yalnızlık
Bilmeden etmeden halim salimlik avuntusu
Belki buralarda bulurum diye huzuru
İyilikle kötülük arası çekilip ateşin köşküne
Çatlak bir yanardağ yırtığından dumanı çıkan
Balkonsuz garajsız ev mi var bu devir de
Garajsız depo
Çekmecesiz cıngıl cıngıldak mı var bu devirde şıpşıp..
Ucu gelip insana batmaya az bir mesafeden gün be gün
Acısız turunç mu var bu devirde
Anlamını doldurmayan karşılıksızlığın turp gibisi
Toplalayabilse yıldızlarını aralanacaktı kapıları günyüzünün
Kuşların kanadında kumru söyleyerek tahtından inen rüzgarlarla
Esip tozan deli düşleri olmalıydı ki baharın ve sevinçleri çiçekçe kardelen
Bu yüzden kolyeleri de olmalıydı bu vakit takınmış süslenmiş dağların
Kim bilir yörüngesiz pusulasız çığlıklar arasından
Sağılmış fısıltıları avunmaz uslanmaza ulaştıran
Diyelim ki tümüyle gailsin acıya
Diyelim ki bütün gününü acıdan doğup
Acıdan batarak
Gözünü açıp uyandığın ilk andan itibaren acılarını
Dönerek günü
Ağarak akşamı...
Kalbimde mim
Gözlerimde gitme de bak diyenlerin güzelliği
Hayal mayal içinde
Her adımda kesiştiğim bütün yoldan yollara
Gizliyken beni aşikar eden kol kavşaklara seyri tayin
Niye arayım ki bağrımdan uzaklarda seni?
Sürekli hayatını kenara artırıp
Hasıraltılara süpüren halına haldaş olmamaların süpürge ucunda
Sarılı kolların kucakları arasında kalan cesaretler kadardır
Can bedeli değerlisi hayat..
Hayat bu kadar yakın
Bu kadar kolay,
Kumanya...
Kumpanya...
Kampana.....
Uzun..tekerleri geçmişi beraber dönen konvoyların kovuğundan
Her dolunay saatine yıllanmış yorgunlukları iletirken, mahsus...
Şarap gibiydi emsalimisal aramış da bulmuş olan sarhoşluk




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!