Keskin dil de
İnsanı nefesinden kesendir
Bir acı sözle öldüğümü bilirim
Gözyaşımla yıkanıp kabre düştüm
Kirpiklerimden inen ıslak toprağa
Sekiz adet papatya diktim
Kimi hatıralar selamdırlar...
Üzüm eriği ağacımız
Aldım selamını nevbahar nevbahar
Salkım salkım umut etmek var
Hem baharda hem hazanda
Kuşlar kondurdum pencereme
Kuşlar
Bir avuç yemle.
İşte o kuşlar
Hiç ihmal etmiyorlar pencereme konmayı.
O insanlara da
Biz ne yangınlar gördük
İçimizde küle döndük
Ölü kuşlarımızı öptük
Kabirlere gözyaşı döktük.
Acıya gül diyorsun
Çoktandır gitmek istediğim yıllar var
Her şeyi yerine bırakıp
Kalbimi alıp.
İzi olmasın gidişimin.
Takip edip durmasın beni
Ne yapsan
Karşındakine samimiyetini yetirememekmiş
En büyük kırgınlık...
Ve bu durumda
Samimiyetini yetiremediği kadar uzaklaşırmış insan...
Ben kırgınlıklarımın hepsini serbest bıraktım; onlar sahiplerini bulacaklardır...Sevgi Gül İlkaN
Ben kimsenin üstüne yük olmamaya çalışırım... Hatta insanlardan özellikle uzak dururum zor günümde. Köşe bucak kaçarım desem yeridir. Lakin öbür taraftan da samimiyete zaafım vardır... Lakin artık samimiyeti kırk süzgeçten geçiriyorum... İnsan inanıyor...
Günler vızır vızır gelip geçiyor
Biz yaya
Telaşlanma
İşte yara
İşte yama
Yedi renk gözyaşıdır savaşmak
Allanmış pullanmış zamanlarla
Yedi renk gökkuşağı yaşamak
Sicim sicim yağan yağmurlarla
Helmelenen toprak ana sütü




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!