Uyandım, yüreğim ağrıyor
Sanki, canım ömre tutmuyor
Nisan, beni avluna aldır
Bizi seyretmek istiyorum
Omzum cenazemi taşıyor
Nisan tutulması yaşamak
Ağacına buket buket açmak
Cennetin balını toplamak
Kovanı kendine yuva yapmak
Güneşi kucaklamış yağmurlar
Asıl fakir,
Cebi meteliksiz olan değil,
Yüreği niteliksiz olandır...
İnsanın çizgisini karekteri belirler...
Biz de bir araya geliriz elbet
O güzel yerde.
Ayrılık utanır,
Hasret utanır,
Gözyaşı utanır...
Gözlerin ona sıcacık gülümsediğinde baharlarıma kış geldi.
Nasıl üşüdüm düş kırıklığının ayazlarında anlatamam...
Dallarındaki çiçeklere kar yağan ağacın sancısıydı çektiğim;
Nasıl bir hal aldıysam akşamdan sabaha; şimdi saçlarımda o karlar.
Ellerini bir başka elde düşünmek bile ruhuma bıçağı değirdi.
Hasretini dindirmeye
Bir sandal
İki kürek
Bir insanı seli gerek.
Gözlerim göl
Kıyılarım kuş çırpınması.
Kim demiş ''ölenle ölünmüyor'' diye?
Ölünüyor be
Hem de binlerce kez
Milyonlarca kez.
Hele ki kaybettiğin evlatsa.
Öyle bi' ölüyorsun ki
Kalbim
Çok teşekkür ederim
Bana bu şiiri yazdırdığın için.
Kalbim!
Sen bana böyle ne ettin?
Hardan teknenin içinde
Gözlerimi kapattım
Ve ben umutsuzluğundan
Bir kez daha öldüm akşam üstüne.
Siyah bir kefene sarılıyorum
Uykusuzluğa defnedileceğim yine.
Sen uyuyorsun ya derin uykularda
Ben senin yüzünde kanat çırpardım
Gök yüzünde ölü bir kuş bıraktın
Senli umutlara yuva kurardım
Heveslerimde nefessiz bıraktın.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!