Güneşi üstüme serseniz ne olur
Bedenim buz kesmekte.
Biliyorum biliyorum
Beyaz bulutlara sardınız beni,
Başınızın üstünde yerim,
Sallıyorsunuz beşiğimi,
Mevsimlerden bahardın.
Umutlar yuva kurmuştu dallarına.
Boyunu seviyorduk çiçeklerinin.
Hayaller kuruyorduk birlikte.
Evin barkın olacaktı sevdiğinle.
Ömrüne salıncak kuracaktın çocuğun için.
Ben nasıl uyuyayım şimdi,
Üstün, başın, kan,ter içinde.
AN KARA
Yüreğim daralıyor;
Bir kaleme kaç ceset sığar.
Denizde yaşayıp,
Ne gidiyorum diye ağlayan gözlerin,
Ne gözyaşlarını silen ellerin kaldı.
İçimde kırık bir kıyı kaldı.
O çok sevdiğin yol kenarı yerli yerinde.
Hayalin hep o taşın üstünde oturuyor.
İçime yokluğun oturuyor.
Kendini bu kadar özel sanma;
Toprağa bir bak,
Ne demek istediğimi anlarsın.
Kalbime söz geçiremedim, o başka.
Aynaya bakıp bakıp
Kendini Yusuf sanma.
Alır elime kalemi
Gider yine otururum ruhunun başköşesine.
İçecek olarak da hüzün isterim olur biter.
Herkes mutluluk istiyor
Bense sana kafa tutmak.
Kim o? dediğimde; mutluluk demişti.
Sensizliğin içindeki senden düşüyorum
Öyle sarhoş, öyle bomboş.
Şuursuz asfaltlar
Bir beni kollarımdan tutamadılar.
Düğmeleri sökülüyor ruhumun
Bedenim göçtü göçecek.
Gözlerimdeki resmini
Göğsümdeki güneşini
Ve yüzümdeki aşkın ifadesini
Valizinin içine elde edince
Hüznünü giydirip
Beni rüzgarlara gelin etti
Mutluluğu kirpiklerime taç yapan aşk,
Başıma gelen en güzel şeysin.
Göğsünde batmayan güneşi keşfettim.
Ne vakit hüzünlenip üşüsem,
Seninle ısınırım.
Huzuru bakışlarında yudumladığım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!