Yara derin olunca yama dikiş tutmuyor!
Onca dil kesiğine,
Bir güzel söz kafi gelir mi?
Can yerimden döküldüm,
Bir yeşil yaprağa beste olamadan.
Sonradan sunulan yapay çiçekler,
Gözlerim deniz oldu birden
Yarası yarama değince
Ağlamaklı titrek sesinden
Yaralı bir kuş düştü yere
Üst üste yıkık umudundan
Tamam da.
Ben, kuşu öldüğü için ağlayan bir insanım.
Kuşumu oğlum diye seviyordum.
Uyanır uyanmaz hemen
Suyuna, yemine bakıp
Kafesini temizliyordum.
Duvar ördüm doğru.
Yalnız, ördüğüm duvarın tuğlaları sizin.
Şimdi
Ördüğüm duvarın yıkılması isteniyorsa
Herkes tuğlalarını söküp götürsün bi' zahmet.
Eskisi gibi değilim.
Sen gittin ya
İçimdeki ışık bir daha kapanmadı
Yüreğimdeki kordan.
Derin derin uyumak mı?
O iş en son...
Benim hiçbir hikayem bitmedi
Bütün mutlu sonlarım ahirete kaldığından...
Yüreğinin tepesinde yine o yerde
Kayalıklarına tutunuyor ellerim
Bir gidip bir geliyor titreyerek.
Ne yana dönsem, ne yana baksam
Sağım, solum uçurumun d/iplerinde.
Bir yanı başımda oğlum derin uykularda.
Hayaline gömülen adamı
Uzaktan seyrediyordu kadın.
Serseri kurşunlara hedef
Seçilmişti onun da yüreği.
Rüzgarına kapılmış düşüyor
Üşüyordu soğuk teninde.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!