Kurudu evimizin kenarındaki ceviz ağaçları;
Artık bulutlara çıkamıyorum.
Kesildi canım dut ağacım,
Kesildi çiçeklerini yediğim akasya.
Çöktü oyun oynadığım damlar.
Işıkları yanan evler şimdi virane.
Gidelim
Dilimize ıslık alıp
Sırtımıza rüzgar sarıp
Hüzünlerimizi döke döke
Gidelim buralardan.
Ne göğün mavisi
Ne denizin kokusu
Haz vermiyor bana
Parkların kuş cıvıltısı
Güllerin güz gülüşü
Tebessüm ettirmiyor bana
Öyle zalimler ki...
Bu dünyayı yüreğim almıyor;
Almayacak da.
Bir buluta binsem de gitsem buralardan.
Gitsem ayrılık
Kalsam ayrılık.
İki yanımda beyaz çiçek
Biri kardan
Biri bahardan.
Gitsem
Yan yana yürüdüğün
Uçup gidince
Bitmek bilmezmiş
O iki adımlık yol.
Her apaladığında
Bi' göğe
İki ruhun birbirini bulması
Milyarlarca yıldızın içinde
İki yıldızın birbirine denk düşmesidir
Gökyüzü serbest
Defalarca ölmek
Üstüne kilitler atılmış zamandan geliyorum
Kalbini aç
Acıdan kaçtım.
Bana içinden bir oda hazırla
Dur sonra konuşuruz ölesiye yorgunum
Uzak yıllardan geliyorum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!