Tutkuna
Yağmurdan karşılık alamayınca
Güneşe ateş ettin
Ateşkesi ihlal ettin
Bu bir değil iki değildi
Akla yarar iş değildi
Dünyaya evim demezken
Seni, evimdir dedim
İki göz odamdın
Biri gönlün
Biri kalbin
Ben, kalbinde uyurken
Alevler içinde yar resmin
Ellerim ateşe bulandı
Yerime yağmurlar ağlasın
Beni şiirler tutuklasın
Kimse kimseyi suçlamasın
Mevzu derin
Aklımın ipiyle kuyuya ineceğim
Yüreğini bağlayıp
Şiire çekeceğim
Sayfa alnının akı olmalı
Ne yazılacaksa
Kalbim beni sana sormuş
Gelmedim
Aşkın firarisiyim
Bilinmedik bir adresteyim
Kalemime şiir doldurdum
İçmekteyim
Bir damla kadarım aşkın evrenine
Bırakıldım çoşkun ummana yetmeye
Ey ömrüm, bilmesem de ulaşır mıyım
Yoluna düşmüş yılmaz bir karıncayım
Ah, ne kadar da minnacık adımlarım
''Hiç tanışmadığımız zamana gitmek''
Üstüne yağan gözyaşlarım altında mı
Kalemin, vicdanına kazıdığı ismimle mi
Etrafını saran aşkın ordularıyla mı
Kalp oyuncak değil!..
Ruhunun gözleri
Ne çok hüzün doğurmuş
Ben yurdunun göğünü
İrili ufaklı bulatlar doldurdu
Yol(a)çık sende kalmışlığımın bağrından koparcasına
Saatlerin ileriye sarıyorken henüz, ayırmalıyız hasretleri
Ve utanmalı gurbet kendinden...
Ben sana deniz kokusu ile gelirken
Bir hayli kalabalık dalgalarla;
Sen, kırları yüklen omuzlarına
Ruhuna çıkan kalp kararım
Tanrı misafirliği
Tanrı misafirim ruhun
Merhametimin dizlerinde
Ağrılarını uyutmakta




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!