Sen öyle nefessiz gittin ya birden
Ben arkanda çığlık çığlığa kaldım.
Gözümde akan, özümdeki terden
Ben ardında nefes nefese kaldım.
Hayalin gölgen olsa da dinlensem
Hatice
Çocukluğumun dizlerindeki
Umudun dinmeyen sancısı.
Yan komşumuzun
Benden birkaç yaş küçük çocuğu.
Annesi kızarken bile gülerdi
Damarına basılmak böyle bir şeymiş.
Silmeye uğraşmaktansa kağıdı yırtıp atmak.
Kağıt ziyan olmuş; boşversene.
Silsen bu defa da izi kalacak.
Küçük bir kıvılcım değil mi ateşi çoğaltan.
Sabır güzel şey elbet panzehire dönecekse.
Gün batımının kınasını yakınmış saçlarına
Arsız karanlıklar gölgelerinde dans ediyor.
Tebessüm kirpiklerine salıncak kurmuş
İçindeki ağlayan çocuğu susturuyor.
Mahsun ayışığı saçlarında dalga dalga
Yeleleri Everest'in tepesinde estiriyor.
Çayı şiir karıştırıp içtim
Nasıl senli geldi nasıl.
Yüreğimde acı bir tat
Kalemimde hüzün
Gözlerimden hızlıca geçiyorlar
Artık
Hayata yaramaz bir öğrenciyim
Uçurumun kenarında
Tek ayak üstünde beklemekteyim
Ceplerimin birinde çakmak
Diğerinde uçarak kaçmak
Tavan arasındaki eşyalarla uğraşırken
Nasıl daldıysam eskiden kullandıklarımıza
Zaman bir plak gibi geriye doğru sarmış.
Sesin çalınmış kulağıma
Nefes almaya başlamışsın.
Az ötemde olduğunu düşünüp
Yaslanınca,
Penceren kapın olur.
Ve bir gözyaşı vurur cama;
Ellerinde büyür,
Gözlerinde yaşlanır hasret.
Bir kuş çırpınır camda
Küçükken olduğu gibi
Gidip kiraz ağacımızın en tepesine
Ya da ceviz ağacımızın en tepesine çıkıp
Bak anne kuş oldum diye bağırmak istiyorum.
Lakin ne annem kaldı
Ne kiraz ağacımız
Bize de vuslat
Gelir elbet.
Sen köklerim olursun
Ben dalın budağın.
Birlikte çiçekleniriz
İkimizin yüzünde.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!