Bir çay sıcaklığında
Bir dua tadında
Ellerim bahara bir merhaba desin dedim.
Kalbimi çiçek çiçek gezdirdim.
Umutlar ektim saksılara.
Kim bilir
Ağaçların, kuşların,
Hayali karşılaşmaların
Yabancısı değilsin
Gözyaşı baskınlarının.
Oysa ki hiçbir şeyim değilsin.
Seni unutursam
Kalbim kuruyacak.
Sen yağmursun bana
Çölün ortasında...
Kalbim!
En çok da çocukluğumun elleriyle topladığın kekikleri özlemişim.
Hava vuslat kokuyor
Ellerin kır.
Papatyalardan taç da yapmışsın
Beni prensesi ilan ettiğin
Yumak yumak bulutlar
İçlerine şiir doldurmalıklar
Birini yastığım yapsam
Diğerlerini yorganım
Gökyüzünü yatağım
Aralarında uyusam
Kalbimin tahtındaki biriciğim
İçimin duvarlarındaki resim
Seyrine doyamadığım, sevdiğim
Sen bana hep en güzel manzarasın
Kırlarından papatya topladığım
Kalbin ninnisini
Hece hece
Yıldızlara asmışlar
Göğe ellerimden kayıp gideyim
Kendimi bir eylül yaprağı gibi buldum içimin kıyısında
Rüzgara yenik.
Uçtum uçtum uçtum içimde
Kanatsız.
Gök yüzüne kondum
Maviydi.
Sonra içimin sokaklarına düştüm evsiz barksız;
Kara bir lastik ayakkabı vardı ayağımda geceden.
Ellerimi ceplerime basmışım tıka basa yokluktan;
Umuttan bir kuruş buldum o da hiçbir şey etmedi.
Derdimi anlatacak bir kapı bulup çalamadım;
Aşk aynı zamanda kimin kimsen olmaması demekmiş...
Gelmeyen uykuma
Kalemim söz yastığı
Kalbimi içine bıraktım
Pamuklara sarılsın...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!