Ve karar verdik, aklım ile ben çıktık yola.
Daha onun haberi yok.
Aslında yokmuş gibi davranıyor
En can alıcı yerden vurmak için.
En can alıcı yerinden vurmak için
Serseri kurşunlar diziyorum aklıma, mantığıma.
Vardır her şeyin bir hasat vakti
Mutluluğun da hüznün de.
Kimse bilmez
Bir eli üzüm toplarken
Diğer elinin hüzün topladığını.
Bir yastıkta ölseydi ya yüreğimiz.
Neden durdun a canım.
Öldürdü yüreğim beni be!
Yarınım yanında yatıyor.
Bahar geçiyor evinin önünden.
Beni kuru bir dal bıraktın.
Nedir bu gitme arzusu?
Nedir bu veda tutkusu?
Yüreğinde yer yok mu buralara
Gönlün valizler dolusu ayrılık.
Dudağının kenarındaki kıvrıma
Gelme uykum
Zaten gelmiyorsun.
Kalbime şiir örter
Gözlerimi kaparım.
Üstü açık yere konuldu
Gelir yüreğimi üstüne örterim.
Hava o kadar çok çocukluğuma şiirliydi ki içimdeki çocukla evimize gittim sırılsıklam.
Babamın yaptığı gibi sobanın borularını tutup yüzümü yaklaştırdım ısınmak için.
Sobamız buz giydi.
Babamın en çok elleriyle yüzü üşürdü.
Babam çok üşüyordu cansızlıktan.
Anne! diye bağırdım. Sobayı neden yakmamıştı?
Kurudu evimizin kenarındaki ceviz ağaçları;
Artık bulutlara çıkamıyorum.
Kesildi canım dut ağacım,
Kesildi çiçeklerini yediğim akasya.
Çöktü oyun oynadığım damlar.
Işıkları yanan evler şimdi virane.
Gidelim
Dilimize ıslık alıp
Sırtımıza rüzgar sarıp
Hüzünlerimizi döke döke
Gidelim buralardan.
Ne göğün mavisi
Ne denizin kokusu
Haz vermiyor bana
Parkların kuş cıvıltısı
Güllerin güz gülüşü
Tebessüm ettirmiyor bana




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!