Yüzümdeki hüznün tozunu
Rüzgarlara silkeler
Sonbaharların üstüne atardım
Bir tebessüm karşılığında
Düşeş gelirdi muzurluğum,
Ta ki yüreğimden düşene dek.
Öyle tatlı tatlı esiyor ki rüzgar
Biraz öfkeli olsa da.
Elimde sıcacık çay; balkondayım.
Yağmuru bekliyorum
Gecenin bu saatinde.
Ayak seslerinden anladım
Bir düş müydün de
Düşlerimden düştün.
Daha dün oyuncaklarını topluyordum
Dağıtıp gittin içimi.
Gel topla parçalarımı.
Önce yüreğimi başla...
Yüreğimiz depremlerin yeri
Göğün dibi çığlıkların evi
Kimi mezarlar ağıtla dolu
Güneş mendil olmaya yeter mi?
Arayıp taradık yok merhemi
Binlerce bebeğe bakıyorum
Hepsi de durmadan ağlıyor
Oysaki
Avutmaya, susturmaya çalıştığım
Sadece yüreğim...
Elbiseni kokladığımda anladım
Ne kadar zaman geçerse geçsin
Bu acının hep taze kalacağını
Hatıralarınla bir olup.
.
Ve ben sen kaybıyla anladım evlat
Elbiseni kokladığımda anladım
Ne kadar zaman geçerse geçsin
Bu acının hep taze kalacağını
Hatıralarınla bir olup.
.
Ve ben sen kaybıyla anladım evlat
Susuz derenin kenarında nöbet tutup,
Kirpiklerinden buğday başakları umdum.
Katığım soğan, suyum gözyaşım.
Heybemdeki kuruyan ekmeği kalbime attım,
Kalbim yarıldı.
Giyinmem artık sevdanın ayakkabısını.
Yüreğim
Her gece
Kirpiklerimden inip
Yüzümde yürüyor
Uyku boyu...Sevgi Gül İlkaN




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!