Biraz bahar
Biraz yaz
Çokça sonbahar
Ebruli bir hazan
Kirpiklerime tablolar asan
Sen eylül
Ömrümün dudaklarını çatlatıp
İçinde hicran ırmağı akıtan
Beline kırmızı kabuk bağlayıp
Allı duvaklı acıya gönderen
Tabutunu gelin arabası yapıp
Azrail'e nefesimi sürdüren
Bazen sen olup
Kendimi unutuyorum.
Kendimi hiç hatırlamayıp
Sen olup kalsam
Bu acı geçer mi ki?..
Sevgilimizin dediği ''Cennet annelerin ayağı altındadır''
Sözüne kıymet vermeyerek
Cehennemim olup, ayaklarının altına aldın beni.
Yakıp, yıkıp, oradan araya savurdun
Başımı taştan taşa vurup
Yersiz, yurtsuz bıraktın beni
Söz konusu sen olunca evlat;
Bu sabır,
Ne pahalı bir mülkmüş;
Yüreğimin gücü yetmiyor.
Dayanmak ne mümkün yoksunluğuna.
Sanki ben değilim
Senin o yüreğine cümleler eker,
Şiirler biçerim öpe öpe.
Feyz alsın zenginliğin züppeliği,
Fakirliği darağacına asan hallerinden.
Kafam esti bak yine!
Salıncak kapmaca oynamalıyım.
Kalbin dinleyicileri;
Vuruldu gökyüzü,
Sevgiliyle karışık kan kaybında!
Sağanak sağanak can yangını yağıyor,
Renkler kana bulandı.
Saatlerin başı dönmekte,
Sensiz yaşamak mı?
Ölüm denen kilit vurulduğunda gözlerine,
Kör oldum.
Ölüm denen kilit vurulduğunda diline,
Sağır oldum.
Toprak denen kilit vurulduğunda bedenine,
Gecenin gölgesi düşüyor
Kara yasa bürünmüş bulutlardan.
Hüzünlerim vurdukça dalga dalga
Gündüzlerim griye boyanıyor.
Arada kaynak yapsa da güneş,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!