Herkes geldi ve gelmekte;
Bi samimiyetlerine inanasım gelmiyor.
Ah anlamıyorlar!
Yüreğimin gözleri yollarda kaldı.
Ne yapsam ne etsem boş.
Kendilerine yüreğimde bir gram yer kalmadığını
Can senden çekip giderken
Sol yanımı da götürdü anne
Veda busesi kalırken gözlerinde.
Ben mavilerimden kırıldım anne
Kırmızı ağıtlarla düşerken peşine.
Sen kaybından yerle yeksan oldum
En zor anında,
Kırılınca kan/atlarından,
Meleğine seslenir insan,
Anne! diye.
Canın en çok yandığı anda,
Dizlerinin üstüne düştüğünde,
Şehrim!
Nazlı gelinim!
Yıkık dökük içindesin.
Kim söktü kalbini?
Duvağın kanıyor.
Dikemiyorum yaralarını, ellerim yaralı.
Bilmiyorum göğsümden kaç bin kelebek uçtuğunu.
Döner mi ki günlerim saat on iki'ye vurmadan.
Takvimin sayfalarını koparmayı bırakmam
Gidenlere engel olmuyor.
Candan bakınca dışarıya bir garip oluyorum.
Kimsesizlik ne zormuş.
Ben bir değil binlerim
Her sabah, güneşin kızılından doğan
Milyonlarca al bayrağa gebeyim.
Bileğimden kessen ay yıldız akar
Toprağa tohumlar serperim.
İnsanın yüreği dudaklarını çarpar mı?
Çarpıyormuş meğerse,
Sol yanından o dokununca.
İnsanın elleri yüzünde ney çalar mı?
Çalıyormuş meğerse,
Tek heceye düşünce.
Nupelda:
Yeni yaprak veren tomurcuk.
Nupelda Nupelda!
Sen şimdi toprağa düşen tomurcuk.
Ayaz! Kelebek ömürlü.
İçime çektiğimi,
Yağmurun buğusu zannetmiştim.
Meğerse,
Toprağın kokusuymuş içime sinen.
Toprağın kokusundaki sevdiklerimmiş beni içine çeken.
İçimin yanması




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!