Bugün de düşmek üzere takvimlerden
Üst üste yığılan dünlerin üstüne.
Mecburiyet duraklamayı affetmiyor
Ne de gereğinden fazla koşmayı...
İstesek de istemesek de
Geceye öleceğiz yaşamak için.
Kim bilir, belki de kendimden
Belki de herkesten ve her şeyden
Firar edesim var.
Göz gözün görmediği
Bir orman kuytusuna bulaşıp
Rüzgara sataşasım var.
Karlı dağın eteğindeki tepede,
Doğum günlerimin günbatımını izlerken,
Yılları üflüyorum birer birer
Nişan Taşı denilen o yerde.
Karşı tepeye düşerken güneşim
Gün/eşimin gözlerinden öpüyorum
Bir müzik aleti olsaydım eğer,
Keman olur çalınırdım ellerinde.
Güneşin hükmünü dize getirir
Yıldızları hapsederdim gece gözlerine.
Birazcık da hüznümden sürme çeker,
Boncuk boncuk dizilirdim kirpiklerine.
Gözlerimin üstüne üstüne bastığı
Bir çift siyah denizin yıldızındayım.
Ne yana dönsem şimşek döşenmiş
Bir kıskacın içinde mahkum bakışlarım.
Dört yanım dikenlerle çevrilmiş
Bakışlarının aynasında bir damlayım.
Hani diyorum,
Bir fırtına kopsa da
Kopsam inceldiğim yerden
Şiirlere düşsem çığlık çığlığa
Islık olup çalınsam mısralarda
Yağmur olup yağsam dualarda
Hadi gözlerim kapan
Acı, tabanımdan, şakağıma vuruyor
Yazdığım son şiire düşerken.
Rüyalar yüzüne çizsin resimlerimi
Bakışlarının kıyısına vururken.
Sakın ha sakın yorulma gözlerim.
Bulutlar gökyüzünde duman
Bu gece yıldızlar silik şehrimde.
Rüzgarın saçları dallarında
Bu gece yağmurlar örülüyor şehrimde.
Gönül camlarında ıslak
Bu gece aşıklar kırılgan şehrimde.
Sen!
Sen vurdun ya göğsümden!
Sen vurdun da ben öldüm mü?
Kalp atışlarım mı durdu? Yasını mı tutuyor nefesim?
Matem huyluya gül konur mu? Yetiştirdiğin karanfiller içinden mi?
Umurumda mı ki sen? Yokluğun fethedebilir mi varlığımı?
Gözlerimin beşiğinde uyanan güneş
Geceye gömülmeden
Arkamdan bakmadan gözlerim
Söyleyin söyleyin onu ne çok sevdiğimi
Ben söyleyemedim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!