Kim bilir, belki de kendimden
Belki de herkesten ve her şeyden
Firar edesim var.
Göz gözün görmediği
Bir orman kuytusuna bulaşıp
Rüzgara sataşasım var.
Gözlerimin üstüne üstüne bastığı
Bir çift siyah denizin yıldızındayım.
Ne yana dönsem şimşek döşenmiş
Bir kıskacın içinde mahkum bakışlarım.
Dört yanım dikenlerle çevrilmiş
Bakışlarının aynasında bir damlayım.
Sendeleyerek yürüyordu adam
Kadının hayaline doğru
İki büklümdü omuzunda
Kendini taşıyamıyordu adam
Sol yanına yıkılmıştı
Karlı dağın eteğindeki tepede,
Doğum günlerimin günbatımını izlerken,
Yılları üflüyorum birer birer
Nişan Taşı denilen o yerde.
Karşı tepeye düşerken güneşim
Gün/eşimin gözlerinden öpüyorum
Hani diyorum,
Bir fırtına kopsa da
Kopsam inceldiğim yerden
Şiirlere düşsem çığlık çığlığa
Islık olup çalınsam mısralarda
Yağmur olup yağsam dualarda
Yüreğimde bir yer var,
çok uzaklarda
Aslında o yer ta içimde
İçim benden çok uzakta
Ne gitmeyi becerebildim nede kalabilmeyi...
Yüreğimde bir yer var,
Ağlamayı severim
Ilık bir yağmursa sevincim.
Şemsiyelerden nefret ederim
Yağmurlarla arama girdiği için.
Çorak yürekleri sevmem
Boşa tohum serptiğim için.
Hadi gözlerim kapan
Acı, tabanımdan, şakağıma vuruyor
Yazdığım son şiire düşerken.
Rüyalar yüzüne çizsin resimlerimi
Bakışlarının kıyısına vururken.
Sakın ha sakın yorulma gözlerim.
Bulutlar gökyüzünde duman
Bu gece yıldızlar silik şehrimde.
Rüzgarın saçları dallarında
Bu gece yağmurlar örülüyor şehrimde.
Gönül camlarında ıslak
Bu gece aşıklar kırılgan şehrimde.
Bir müzik aleti olsaydım eğer,
Keman olur çalınırdım ellerinde.
Güneşin hükmünü dize getirir
Yıldızları hapsederdim gece gözlerine.
Birazcık da hüznümden sürme çeker,
Boncuk boncuk dizilirdim kirpiklerine.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!