Bıraktım, hüzünler uykuya dalsınlar
Onlar da benim gibi çok yoruldular
Gidip gidip yarayı söküp durmak
Üstündeki çiçekleri koparıp atmak
Yarayı kurcalayıp durmak
Sen benim can yanımdın;
Seni kaybettim ya
Oluk oluk can kaybındayım.
Beni yarım, beni yarınsız bıraktın.
Çıkmaz sokağının dört duvarı arasındayım
Hangi sonuna kadar açık kapı
Sadece
Gözlerden akan mıdır gözyaşı?
Dudaklarından dökülenler de ağlar
Sözün yer değiştirdiğinde gözlerinle.
Yağmur bulutu yüzünde hüzün yağar.
Nereye gitsem
Benden önce karşılanıyor hüznüm
Benden önce ağırlanıyor
Benden sonra uğurlanıyor
Yüzümde resmin
Yaşını başını almış hüzünlerim var benim... Oysaki ben onların yarı yaşındayım...
Yaşıyormuş gibi yapmak
Dalından düşen
Pembe düşlü gitarın
Şarkısız kalması.
Sonbahar,
Nağmesini toprağa karışa karışa söyler.
Canımın penceresine oturup
Ölümün yollarını gözledim aylarca
En az ona olan hasretim kadar hasretle.
Yem verdiğim, su verdiğim;
Güvercinler, kargalar, kumrular, geldi.
Umut edilmeksindir bir de...
Yaslılık işte!
Gözlerim dolu doluveriyor.
Kısık bir sessizlikle
Dilimin ucuna biriktiriyorum adını.
Dudaklarımda yaşlı bir titreme.
İnsan zamanla içine atıyor çığlığını;
Bayım!
Kaç yüzyıllık
Bu yüzündeki acı?
Gözyaşın kanıyor.
Kim senin yüreğini söktü
Gözlerinden?
Her uykuya gittiğimde
Şiir
Islak mührünü yarama batırıp
Gözlerime basıyor
Bu yüzden
Yastık kılıfımın hüzünlü şiir kokması.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!