Ben bir değil binlerim
Her sabah, güneşin kızılından doğan
Milyonlarca al bayrağa gebeyim.
Bileğimden kessen ay yıldız akar
Toprağa tohumlar serperim.
İnsanın yüreği dudaklarını çarpar mı?
Çarpıyormuş meğerse,
Sol yanından o dokununca.
İnsanın elleri yüzünde ney çalar mı?
Çalıyormuş meğerse,
Tek heceye düşünce.
Nupelda:
Yeni yaprak veren tomurcuk.
Nupelda Nupelda!
Sen şimdi toprağa düşen tomurcuk.
Ayaz! Kelebek ömürlü.
İçime çektiğimi,
Yağmurun buğusu zannetmiştim.
Meğerse,
Toprağın kokusuymuş içime sinen.
Toprağın kokusundaki sevdiklerimmiş beni içine çeken.
İçimin yanması
İçimde çıkan yangından nasıl kurtulurdum
Sadece içeriden açılan kapıyı açmasam.
Mücadeleden kol kanat takınıp
Çınar ağacı gibi diktim kendimi hayata.
Kim yara almamıştı ki kan/atlarından.
Yaşama hevesimi ceplerime doldurup
Kalpti bu
Cam değildi ki yerine yenisini taktırabilelim.
Göğsümüzü taş yağmuruna tuttular.
Paramparçayız.
Ömrümüz hüzün çalıyor.
Candı bu
''Ben olsam yaşayamazdım'' dedi.
Ben zaten yaşamıyorum ki dedim. Ömrüm kül...
Kırılan cana doldurulan umut boşunaymış.
Ellerim boş dönüyorum ömrüme.
Olmuyor usta!
Olmuyor.
Sanırım ben bu defa yaşamayı öğrenemeyeceğim.
Ve bu acıya dayanmaya hep çırak kalacağım...
Bu nasıl bir davadır ki,
Kravatı kan.
Yüzümün pencerelerinde duman.
Yetişin! Gökyüzüm yanıyor.
Omzumda güvercin ölüleri.
Bu nasıl bir can pazarlığıdır,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!