Tamam da.
Ben, kuşu öldüğü için ağlayan bir insanım.
Kuşumu oğlum diye seviyordum.
Uyanır uyanmaz hemen
Suyuna, yemine bakıp
Kafesini temizliyordum.
Yüreğinin tepesinde yine o yerde
Kayalıklarına tutunuyor ellerim
Bir gidip bir geliyor titreyerek.
Ne yana dönsem, ne yana baksam
Sağım, solum uçurumun d/iplerinde.
Bir yanı başımda oğlum derin uykularda.
Hayaline gömülen adamı
Uzaktan seyrediyordu kadın.
Serseri kurşunlara hedef
Seçilmişti onun da yüreği.
Rüzgarına kapılmış düşüyor
Üşüyordu soğuk teninde.
Eminönü'nde Gezerken Tebessümümden Düşen Şiir
Bir kısmı sağ şeritte, bir kısmı sol şeritte trencilik oynuyorlar
Eminönü çarşındaki insanlar.
Arada bir oyunbozancılık yapanlar olmasa
Geçekten hoş bir tablo benim ayaklı tablolarım...
Benim annemin elleri toprak kokardı hep...
Yağmur yağıyor; ''toprak annem kokuyor.''
Bağımız, bahçemiz, annemin ellerinden selam getirdi.
Anılar ellerimden tuttu
Oradan oraya yağdırıyor.
Bana bakıyorlarsa baksınlar,
Daha yirmi ikisindeydi;
Yaşayamayacağı yıllarının her biri
Yirmi iki bin kurşun dizdi sırtıma.
Binlerce kez mezara girdim
Çırpına çırpına toprağın üstüne vurarak.
Ağlamak
Sözün bittiği yerde
Gözyaşının devreye girmesidir...
Uyurken
Yüzüm
Hüzün ırmakları akıtıyormuş
Susuz...
Diyor
Öpücüğümü yüzüne mendil edip
Ben bir kere defnetmiştim mayısı.
Allanıp pullansa da sevmem,
Sevmem artık ilkbaharı.
Haziranda beyaza sarıldım.
Haziran yine hazin
İlkbaharda tomurcuklanan yediveren hüznünden.
Ben, derdimi şiirlere belli ediyorum.
İnsana ise gülüp geçiyorum...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!