Biz küçükken türküler söylerdik damlarda
Kurusıkı kavgalar yapardık beş dakikalığına
Bilyelerimiz kayısı çekirdeğiydi
Sonra biz kayısı çekirdeklerini biriktirip satardık
Gofret ve somun ekmek almak için.
Yaramazlık yapmışsak yüzümüz kızarır,
Kalbim
Senin de işçi bayramın kutlu olsun
Gece gündüz demeden
Aşka çalıştın
Kan terini gözlerimden akıttın
Sayfalara şiir aktardın
Ben aşktım
Dünyaya sığamazdım
Sınırları aşmalıydım
Aşkın yolunda
Deli taylar gibi koşturuldum
Işık sevgiliyim, ışık sevgiliyim
Aşktan selam geldim
Gönül pencerenden
Kalbine süzülmekteyim
Aç gözlerinin kepenklerini
Burası aşk alemi
Bırak essin rüzgar,
Fırtına çıksın,
Göç etsin sararan yapraklar,
Bahara hazırlık var.
Yükünü indir omuzlarından,
Bırak boş kalsın dalların,
İstanbul benim şiir arkadaşım
Mısra mısra dolaştığım
Dizelerinde soluklandığım
Vapuru beşiğim
Denizi anne kucağım
Bir bebek düşüne dönüşüveriyor
Komşunun çatı duvarına yuva yapan kuşlarım gözükmez oldu.
Hiç mi akıllarına gelmiyor onları özleyeceğim.
Yıllar sonra da olsa,
Bünyemizi meraklılığına alıştıran komşuma da aşk olsun;
Bizi niye merak etmez oldu ki?
Ya şu
İstanbul'da yağmur hafiften bir rüzgar eşliğinde
Çarptıkça yüzüm ıslanıyor kipriklerinde.
Toprak da buram buram hasret kokusu
Nefesi yağmura teslim teşekkür.
Komşunun çatı duvarına yuva yapan martılarım gözükmez oldu.
Hiç mi akıllarına gelmiyor onları özleyeceğim.
Yıllar sonra da olsa,
Bünyemizi meraklılığına alıştıran komşuma da aşk olsun;
Bizi niye merak etmez oldu ki?
Ya şu
Yağmur yağar
Sen İstanbul kokarsın
Deniz denen gözlerinde
Ve çocuk parklarında...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!