İçini kanatırcasına yağmak
Kangren olmuş sus puslarına
Lal kesilip
Tesbihe dizilmek zordur
Gözbebeklerinde bir damla kalmak
Zordur sabrın keşfi
İnfazımın hayat ağacına
Yosun tutan acılarımdan
Cesetlerim dökülse de her sonbahar
Şimdilerde öyle bile değilim anne
Belkiler yön değiştirmiş.
Umutlar yuva kurmuyor dallarıma
Sıra kapmacaya katılıp,
Her an salıncağa binebilirim.
Meyve ağacına çıkıp,
Çocukların yanaklarına uçabilirim.
Paranın yüzüne aşkla tükürüp
Özgürlüğün keyfini sürebilirim
Sen seversin
Toprak alır.
Sonra, gözlerini kapatıp
Her gün yanına gidersin
Toprağa girip.
Önce doya doya sarılır
Sana şiirden gökdelenler inşa ettim
Bulutları yüklenip sırtıma.
İçlerinden biri var ki,
İnciler dizdim balkonuna.
Çiçeklerini sulamayı unutma
Mısralarımda ki gözyaşlarımla.
Alın yazımdan kopan fırtına
Ve o akşamın kararıyla aniden
İnfazımı ilan ettiler gökyüzüne
Ve yıldızlarım çekilir geceden
Dökülür saçlarıma vaktinden önce
Gecenin külüne gömülmem için
Kime baksam;
Omuzlar yüklü,
İfadeler yorgun,
Benizler solgun,
Hep sonbahar.
Kime baksam;
Kirpiklerimden süzülüp
Bir çiçeğin ayak ucuna kondum.
İnsanlar değil
Rüzgarlar vursun sırtıma.
Beni yaralı bulan yağmurlar toprağa sardı
Annemden henüz doğmuşum gibi.
Baktınız kıskanılıyorsunuz,
İşi inada bindirip şahlanın.
Biliyorum; sizden daha çok nefret edecekler.
Hiç sevmediler ki zaten,
Sevgiyi katledip mezara koyduklarından.
Kıskanmakla kalmayıp, dallarınızı taşlayacak,
Dışım bütün
İçim paramparça.
Dikiş tutsaydım
Ben kendimi dikebilirdim.
Kışın ortasında
Yapraksız bir ağacım;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!