Bir tren kalkarİçimin en tenha istasyonundan.
Raylarda paslanmış hatıralar.
Vagonlarda ağır bir sis.
Hangi kapıyı çalsam,
Ardında aynı hüzün.
Biraz deniz tuzu.
Biraz akşam yorgunluğu.
Biraz sen.
Şehrin ışıklarıBirer birer çekilirken,
Ben,
YüzünüKırık bir ayna gibiTaşıyorum avuçlarımda.
Her köşe başındaBir ayrılık bekliyor.
Bense,
Her adımdaSana çıkan yolu arıyorum.
Bu kadehte biriken,
Şarap değil.
Yalnızlık.
Yudum yudum içtiğim,
Kendi sessizliğim.
Ne saatlerin sesi,
Ne deSabahın ilk ışığı,
Eski biziGeri getiriyor.
Hangisi daha zor,
Beklemek mi,
Gitmek mi?
Gökyüzü kadar geniş,
Uçurum kadar derinBir boşluktayım.
Sana söyleyemediğimHer kelime,
Sonbahardan kopanBir yaprak.
Düştükçe sararıyor.
SavruldukçaSessizleşiyor hikâyemiz.
Yağmur başlıyor.
Islak kaldırımlardaAyak izlerin beliriyor.
Her damla,
Kurumuş anılarıma düşenSessiz bir sitem.
Uzak limanlardaYanıp sönen ışık,
Senin gözlerin miydi?
Yoksa,
Karanlığın bana anlattığıUzun bir masal mıydın?
Artık,
Ne mektuplar,
Ne eski şarkılarTeselli ediyor beni.
Zaman,
Sessiz bir cellat gibi,
Vuslatın ipiniUsulca kesiyor.
Belki ölüm,
Beklemekten yorulmaktır.
Belki de,
Kalabalıkların ortasında
Adını sessizceKaybetmektir.
Biliyorum.
Ne rüzgâr geri döner.
Ne deDaldan düşen yaprak.
Perdeler kapandığında,
Geriye yalnızcaDerin bir sessizlik kalır.
Varsın,
Bütün yollarSana kapansın.
Bütün şehirUykuya dalsın.
Ben,
Senin hiç bilmediğinO gizli yarada,
Sessizce yaşamaya razıyım.
Bahtiyar Cm
Kayıt Tarihi : 31.07.2026 23:23:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Gece bazen yalnızca karanlık değildir, gideni uğurlayan son tanıktır. Bu şiir, kavuşamayacağını bilse de sevgisini eksiltmeyen, adını söyleyemediği bir özlemi sessizce içinde taşıyan bir yüreğin hikâyesidir. Kalan yalnızlık değil, sevdanın gecede bıraktığı izdir. Bahtiyar




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!