Selin Özalan Şiirleri - Şair Selin Özalan

Selin Özalan

Bazen düşünüyorum… Kaç defa haksız yere suçlandım, kaç defa anlatmaya çalışıp yine de anlaşılmadım. Ne zaman geçmişimi kapatmak istesem önüme serdiler. Ne zaman nefes almak istesem üzerime geldiler. Ve sonunda ben sustum. Çünkü susmak, anlaşılmamaktan daha az acıtıyordu. Ama bu suskunluk içimde büyüyen bir çığlığa dönüştü. Geceleri yastığa sessizce dökülen gözyaşlarım oldu. Kimse görmedi, kimse bilmedi.

İçimdeki masum çocuk o kadar yoruldu ki… Defalarca kez kendini savunmaya çalıştı, defalarca kez inanılmayı bekledi ama olmadı. Arkasından atılan iftiraları sineye çekti, yüreğine gömdü. Bir gün biri çıkıp da “Ben sana inanıyorum” desin diye bekledi. Ama o cümle hiç gelmedi. Ve ben, kendime anlatmaktan yorulduğum kadar, başkalarına anlatmaktan da vazgeçtim.

Artık hiçbir şeyin değişmeyeceğine inanıyordum. Kırgınlığım, boşluğa karışmış hayallerim, yorgun kalbimle kabullenmiştim hayatı. Ta ki o an gelene kadar… Ta ki ellerimi tutup “Yanındayım” diyen o sese rastlayana kadar.

Devamını Oku
Selin Özalan

İnsanın en büyük savaşı, dış dünyayla değil, kendi iç sesiyle olur. Bir yanın susmak ister, diğer yanın anlatmak... Ama bazen kelimeler bile yetmez, çünkü bazı duygular sadece hissedilir, anlatılmaz.

Zihin karmaşık bir labirenttir. Geçmişin yankıları, geleceğin korkuları ve bugünün sessizliği arasında sıkışır insan. Bir bakarsın aynı düşünceyi defalarca yaşamışsın, aynı hatayı tekrar etmiş, aynı duyguyu yeniden hissetmişsin. Ve o an anlarsın; insan aslında olaylara değil, kendi düşüncelerine yenilir.

İnsanın en büyük hatası, geçmişte takılıp kalmaktır. Oysa zihin, sürekli tekrarladığı acılardan beslenir. Ne kadar hatırlarsan, o kadar derine batarsın. Unutmak iyileşmek değildir belki ama hatırlamak da kendini cezalandırmaktır.

Devamını Oku
Selin Özalan

Bazen insan, kendi isteğiyle değil, şartların zorlamasıyla yalnız kalır. Bu yalnızlık, özgürlüğün değil mecburiyetin kokusunu taşır. Benim yalnızlığım da öyle… İstemeden seçilmiş, ama zamanla alışılmış bir sessizlik.

İnsanları tanıdıkça, kelimelerin ardında saklanan niyetleri gördükçe, yanımda kimlerin kalmaya değer olduğunu anladım. Çoğu gitmeyi seçti. Bazıları da kalmış gibi yapıp aslında çoktan gitmişti. İşte o an fark ettim; kalabalıklar içinde bile yalnız olabiliyor insan.

Benim yalnızlığım öyle bir yalnızlık ki… İçinde kırgınlıklar var ama tamamen yıkılmış değil. Çünkü biliyorum ki bu sessizlik, beni yok etmiyor, aksine güçlendiriyor. Sessizlikte kendi sesimi duyuyor, yaralarımı kendi ellerimle sarıyorum.

Devamını Oku