Efendi ağa hocaların da hocasıydı
Mulla ahmet mulla hüseyin dehasıydı
Eminin habibi yılların kahyasıydı
Tütmez bacalar ateşi küle dönmüş
Tersine akan nehir gibi
Ruh yorgun gönül yorgun
Özlemler güzel vedalar özel
Karanlıga ışık tutan şafakta
Dün gece harlı ateş gibiydin
Sanki kristalleri ermiş
Sol yanın kırgın çiçek
Amansız bir sızıdan
Telleri kopmuş bir sazın
Dalında yasak bir meyve gibisin
Dokunmak isteyip dokunamadığım
Koparmak isteyip koparamadığım
Söylemeye korktuğum sırlarım
Öyle asi öyle masum saklanmış ki
Çifte pınarda geziniyorum
Kuşluk vakti havasını
Suyunu acısını içiyorum
Ormanı sık vadisi derin
Döndüm durdum etrafında
Sevdası kara sevgisi ak
Aşkı kızıl ateşten köz
Bir bakış bir gülüş
Yıldırım misali içinde
Avucunda sütlü mavi üzüm buğusu
Gördüğün güzeler sanma ki senin
Kalp duvarları ören kim sorusu
Ateşi tutmaktı ellerinde senin
Kara bulutlar geçiyor üstümden
Telaşlı baykuş yavrusu gibi
Tam şuramda çırpınıyor aşk
Ölmüyor kalbimde ki yatalak
Duruşun dağlar kar yüce
Öyle vurgunum ki sana
Güneş gibi ay gibi
Tutuşuyorum
Şimdi olsaydık yan yana
Bahar gelmiş başın yaylaya
Varam dedim varamadım sılaya
Nefsim yük oluyor garı bana
Akşamı hüzünlü olur gurbetin




-
Nur Tuna
-
Gülay Aruç
-
Işık German Ersoy
Tüm YorumlarYüreğiniz sevdiklerinizin sevgisiyle coşsun...sevgili şiir dostu...kaleminiz gamdan eğilmesin...selam ve saygıyla
Sizin de ilhamınız bol olsun Sevgili Şiir Dostum.
Saygı ve Selamlarımla.
Gülay Aruç.
* Duygu doluydu *
Sonsuz kutluyorum