Kurumuş bir ağaç gibisin
Kökü toprakta çakılmış
Gövdesi kof içi boş
Dalları meyvesiz kuru
Bu gece hep seni düşündüm
Senin ellerini senin gözlerini
İflah olmaz gayrı sol yanım
Peşinden koşmaktan
Bir zamanlar elele tutuştuğumuz
Çılgınca koşuştuğumuz yaylanın
Balta görmemiş ormanlarda
Bir akşam üstü yine yürüyoruz.
Adımız sevdalı dilimiz belalı
Akşamları kapanınca kapı
Kilitlenip sana yazıyorum
Sayfa sayfa velakin
Yazıp yazıp yırtıyorum
Ay doğunca vadilere
Kartal oldum konamadım dalına
Mecnun oldum varamadım yanına
Bülbül oldum tünemedim yuvana
Figanım göğe çıktı duydunmu
Aşk ateşi alevlendikçe gönlümde
Gelmezsem sana karalar bağlarım
Oturup bir köşede yanar ağlarım
Kıyama dursalar sel olur çağlarım
Duymayan kalmasın yogatlıyım
Kördüğüm olmuş gel gör
Çöz çözebilirsen ey
Sol yanımı mekan tutan
Tebesümü genzimi yakan
Boğulurum gelmezsen eğer
Sen bu destanı okurken belki anlamsız gelecek
Belki uzun uzun düşüneceksin anlamak için
Çünkü biz çok geride kalmış bireyleriz
Eskiler şöyle söylerdi dağların gölgesi uzun
Eski bir plak cızırtısıdır senin sesin,
İğnesi hep aynı acının üstünde takılı kalan.
Sirkeci Garı’nda bekleyen o sahipsiz bavullar gibi,
İçinde binlerce veda saklarsın da,
Kordon boyu yürürler,
Güneşi söndürürler.
Bir "gevrek" ısmarlasan,
Dünyayı güldürürler.




-
Nur Tuna
-
Gülay Aruç
-
Işık German Ersoy
Tüm YorumlarYüreğiniz sevdiklerinizin sevgisiyle coşsun...sevgili şiir dostu...kaleminiz gamdan eğilmesin...selam ve saygıyla
Sizin de ilhamınız bol olsun Sevgili Şiir Dostum.
Saygı ve Selamlarımla.
Gülay Aruç.
* Duygu doluydu *
Sonsuz kutluyorum