Akçakışla önü dümdüz bir ova,
Göz alabildiğine toprak ve yuva.
Yetmişli yıllarda kuruldu dava,
Zengin kâr peşinde, fakir ekmeğe.
Dur hele diyeceklerim var sana
Toprak yağmuru çiçekler baharı
Nasıl özlerse bende sen
İşte öyle sorarsan beni
Asırlardır harlanan
Cehennem ateşi gibi
Aha tam şuramda
Ağrısız sızısız çaresiz
Yakar iç arenaları mı
Kader ağına bir bizi düşürdü
Yükledi derdi derman deşirdi
Yüzdü derimizi koydu pişirdi
Bir lokma aş etti gurbet bizi
Senin adınla başlayan her sabah
Bu gün ilk kez sesizce karşıladım
Güneş pencereden içeri düşerken
Bir zaman omuzuma düşen o sıcaklığın
Anımsattı bana ve o an anladım ki
Vur kıyılarıma dalga dalga
Bir koyu da sabaha karşı
Öyle sarıl ki bana
Denize düşmüş yılan gibi
Varsın affetmesin tüm mevsimler
Ahlamalara vahlamalara inat yepyeni
Bir aşk yarat akdağı gibi ormanı gür
Dağlarında barışık türküler söyle
Sarmaşıklar gibi dolansın dilinde
Sonra ay doğsun doruklarına
Bu kaçıncı hayl kaçıncı sözün
Kendine sakladığın bunca hüzün
Hem gülen hem güldüren sevdalı
Hani al yanak gül pembe yüzün
Gönül gemisini saldım engine,
Bakmadım dünyanın solgun rengine.
Ruhumu düşürdüm gam çemberine,
Dalgalar karıştı gönül yasına.
Hele bir çıkıp da bakınca yola,
Dağ susar, gök durur, nefes kesilir.
Akçakışla rüzgârı verince mola,
Yaylalar bir ana, bağrın açılır.




-
Nur Tuna
-
Gülay Aruç
-
Işık German Ersoy
Tüm YorumlarYüreğiniz sevdiklerinizin sevgisiyle coşsun...sevgili şiir dostu...kaleminiz gamdan eğilmesin...selam ve saygıyla
Sizin de ilhamınız bol olsun Sevgili Şiir Dostum.
Saygı ve Selamlarımla.
Gülay Aruç.
* Duygu doluydu *
Sonsuz kutluyorum