Kim bilebilir ki
Hangi sancı sabahladı kucağımda
Kaç kez gebe bıraktı aşka beni
Kaç kez nefesim tutuldu yokluğunda
Ne kadar tutsak kaldım yusuf gibi
Saat yirmidört devrilmeden
Başımda bir tatlı telaşla
Gelmiştim kapına
Oturup geçmişten söz etmek
Bir evlat sızısında, bir ana duasında,
Toprağın bereketinde, suyun rızasında,
Sessizce dünyayı omuzunda taşıyan,
Bir ömür vefayı, sabırla yaşayan...
Yıllar yılı mutluluk aradık
Tanınmayan yürek kıyılarında
Toprağa düşen ilk cemre gibi
İşgal edilen sol yanımızı
Divan savaşlarına bulduk
Hele Bir Dur
Dur deli rüzgar bitsin bu hasret
Bitsin bu acı dolsun çilem
Dolsun ecel gelmeden
Solmadan çiçekler olmadan gazel
Bunca yıl aradık mevsim mevsim
Toprağa düşen cemre gibi aşkı
Çıplak ayakla gülü diken yürüdük
İşgal edilmeden önce sol yanımız
Bir ana, bir baba, bir sıla vardı,
Taş duvar, çamurdan bir yuva vardı.
Çocukluk günlerim mazide kaldı,
Şimdi gönlümü o toprak çekiyor.
Ela gözlüm ben bu aşka düşeli,
Her günüm ızdırap, her günüm çile.
Aşkın ateşiyle yandım tutuştum,
Dermansız bir derde düşürdün dile.
Kurumuş bir ağaç gibisin
Kökü toprakta çakılmış
Gövdesi kof içi boş
Dalları meyvesiz kuru
Bu gece hep seni düşündüm
Senin ellerini senin gözlerini
İflah olmaz gayrı sol yanım
Peşinden koşmaktan




-
Nur Tuna
-
Gülay Aruç
-
Işık German Ersoy
Tüm YorumlarYüreğiniz sevdiklerinizin sevgisiyle coşsun...sevgili şiir dostu...kaleminiz gamdan eğilmesin...selam ve saygıyla
Sizin de ilhamınız bol olsun Sevgili Şiir Dostum.
Saygı ve Selamlarımla.
Gülay Aruç.
* Duygu doluydu *
Sonsuz kutluyorum