Her mevsim ayrı bir umutla geçti,
Sanki bir gülüşle dert bitecekti.
Sen karlı dağların haylaz çocuğu,
Ben dağlara küstüm, dağlar da bana.
Ne bir iz bıraktı, ne hatıra var,
Coşkûnî’yim, usta dergâhtan el aldım,
Gurbet ellerinde bahardan kaldım.
Sılamın o dertli bağından gül aldım,
Yüreği bir nâra verdim de geldim.
Zeytin karasına boyandı özüm,
Yüce dağlar engin ovalarda
Geçit vermeyen tüm yollarda
Büklüm büklüm çökünce hüzün
Yanar bağrın daralırsa göğsün
Karasını yırta yırta geldim
Daha söyleyemediğim sözler
Dokunamadığım yerler var
Heybem dolu yüküm ağır
Taşınmazlarım var istanbul
Ben varken size yakışmaz ağlamak
Mavi gökyüzü sarı yıldız
Rüzgar fırtına ay güneş
Kara toprak arsız arsız bakma öyle
Benim anam öldü
Benim Aşklarım
Kıvrım kıvrım tüter sigara dumanı,
Güneş gibi dönek, anı tutmuyor.
Ay gibi karanlık sarar zamanı,
Yıldızlar dökülmüş, ışık yetmiyor.
Senin yanakların kırmızı
Dudakların gül pembe
Gözlerin kahve karası
Gerdanın beyaz
Uzun yoldan geldim
Alıp yüreğine taşınmazlarını
Geçip giderken düşünemezsin
Belkide gittiğin yerde
Düşünür toprağını özlersin
İç çatışmaların başladığında
Yine aldım kalemi elime
Yazam dedim yazamadım
Neredeyse unutmuşum
Kalem tutmayı tutmayı
Öyle ki siyah önlük
Madenin ocağı baraja daldı,
Deri fabrikası hüsrana kaldı.
İflasın haberi kapıyı çaldı,
Göç yolları bizden gençleri aldı;
Sokaklar sessizce maziye daldı.




-
Nur Tuna
-
Gülay Aruç
-
Işık German Ersoy
Tüm YorumlarYüreğiniz sevdiklerinizin sevgisiyle coşsun...sevgili şiir dostu...kaleminiz gamdan eğilmesin...selam ve saygıyla
Sizin de ilhamınız bol olsun Sevgili Şiir Dostum.
Saygı ve Selamlarımla.
Gülay Aruç.
* Duygu doluydu *
Sonsuz kutluyorum